02 Ağustos 2026, Pazar
Gece Modu Gece Modu Gündüz Modu Gündüz Modu
Haber Giriş: 02.08.2026 15:46 | Son Güncelleme: 02.08.2026 17:23

Tanı koymak zor: Kene kaynaklı et alerjisi dünya genelinde artıyor

Bilim insanları, kene ısırıklarıyla gelişen ve kırmızı et tüketiminin saatler sonra yaşamı tehdit eden alerjik reaksiyonlara yol açabildiği alfa-gal sendromunun giderek yaygınlaştığını belirtiyor.
Tanı koymak zor: Kene kaynaklı et alerjisi dünya genelinde artıyor
A+ Yazı Boyutunu Büyüt A- Yazı Boyutunu Küçült

Kene ısırıklarıyla ortaya çıkan ve kırmızı et tüketimine karşı ciddi alerjik reaksiyonlara neden olabilen alfa-gal sendromu, dünyanın birçok ülkesinde daha sık görülmeye başladı.

Nature'da yayınlanan habere göre araştırmacılar, iklim değişikliği nedeniyle kenelerin yaşam alanlarının genişlemesi ve geyik popülasyonlarının artmasının vakaların yükselmesinde etkili olabileceğini belirtiyor.

Bununla birlikte bilim insanları, hastalığın gelişim mekanizması, gerçek yaygınlığı ve etkili tedavi yöntemleri konusunda hâlâ önemli bilgi eksiklikleri bulunduğunu vurguluyor.

Kene ısırığıyla başlıyor

Alfa-gal sendromu, bazı kene türlerinin tükürüğünde bulunan alfa-gal (galaktoz-α-1,3-galaktoz) adlı şeker molekülünün insan vücuduna geçmesiyle gelişiyor.

Araştırmalara göre kişiler, alfa-gal taşıyan keneler tarafından en az iki kez ısırıldıktan sonra bu moleküle karşı bağışıklık sistemi antikor üretmeye başlıyor. Daha sonraki süreçte kırmızı et veya süt ürünleri gibi alfa-gal içeren gıdaların tüketilmesi alerjik reaksiyonları tetikleyebiliyor.

Bu reaksiyonlar mide ağrısı, kusma, kurdeşen ve nefes darlığı gibi belirtilerle ortaya çıkarken, bazı kişilerde yaşamı tehdit eden anafilaksi gelişebiliyor. Dünya genelinde hastalık nedeniyle en az iki kişinin yaşamını yitirdiği bildiriliyor.

Tanı koymak zor

Bilim insanlarına göre hastalığın teşhis edilmesi de önemli bir sorun oluşturuyor.

Belirtilerin çoğu zaman et tüketildikten saatler sonra ortaya çıkması ve kene ısırığından aylar sonra gelişebilmesi nedeniyle hastalar ile doktorlar arasında bağlantı kurmak güçleşiyor. Karın ağrısı, mide bulantısı ve kusma gibi belirtiler başka hastalıklarla karıştırılabildiği için alfa-gal sendromunun gerçek vaka sayısının resmi kayıtlardan daha yüksek olabileceği düşünülüyor.

Araştırmacılar, bugün için hastalığı tamamen ortadan kaldıran bir tedavi ya da kesin bir iyileştirme yönteminin bulunmadığını belirtiyor.

Vakalar birçok ülkede artıyor

Mevcut verilere göre alfa-gal sendromunun en yaygın görüldüğü ülkelerin başında Avustralya geliyor.

Kene yoğunluğunun yüksek olduğu bazı bölgelerde her 100 bin kişiden 700'den fazlasının hastalıktan etkilendiği belirtiliyor. Şüpheli vaka sayısının ise 2020'den bu yana her yıl yaklaşık yüzde 22 arttığı ifade ediliyor. Vakaların büyük bölümü Avustralya felç kenesi (Ixodes holocyclus) ile ilişkilendiriliyor.

ABD de hastalığın en yoğun görüldüğü ülkeler arasında yer alıyor. ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri'nin (CDC) tahminlerine göre ülkede 450 bine kadar kişi alfa-gal sendromuna sahip olabilir. 2017-2022 yılları arasında her yıl yaklaşık 15 bin yeni tanı konulduğu belirtilirken, vakaların büyük bölümü yalnız yıldız kenesinin (Amblyomma americanum) yaygın olduğu bölgelerde görülüyor.

Japonya'da nüfusun yüzde 2 ila 4'ünün alfa-gal molekülüne karşı antikor geliştirdiği, ancak bu kişilerin tamamında klinik alerji görülmediği belirtiliyor. Danimarka'da ise alfa-gal duyarlılığı bulunan kişilerin oranı 1990 ile 2016 yılları arasında yüzde 1,3'ten yüzde 3,2'ye yükseldi. Kene popülasyonunun yoğun olduğu bölgelerde yaşayan insanların yüzde 1 ila 8'inde hastalığın görülebileceği, toplumun yüzde 35'ine kadarının ise alfa-gale karşı duyarlılık geliştirmiş olabileceği ifade ediliyor.

İklim değişikliği etkili olabilir

Araştırmacılar, küresel sıcaklıkların yükselmesiyle birlikte kenelerin yaşayabildiği alanların genişlediğine dikkat çekiyor.

Avustralya'da daha önce Yeni Güney Galler eyaletinin sınırlı bölgelerinde görülen bazı kene türlerinin bugün ülkenin doğu kıyıları boyunca Queensland'e kadar yayıldığı belirtiliyor.

ABD'de ise beyaz kuyruklu geyik popülasyonundaki artışın yalnız yıldız kenesinin yayılmasını kolaylaştırdığı ifade ediliyor. Avrupa'da da karaca popülasyonlarının büyümesinin, alfa-gal sendromuyla ilişkilendirilen kene türlerinin yayılımına katkı sağladığı değerlendiriliyor.

Bilinmeyenler hâlâ fazla

Araştırmacılar, bazı insanların neden ağır alerjik reaksiyon geliştirdiğinin, bazılarının ise yalnızca antikor üretmesine rağmen hastalanmadığının henüz açıklanamadığını belirtiyor.

Bilim insanları ayrıca hangi kene türlerinin hastalığa yol açtığı, bağışıklık sisteminin neden bu şekilde tepki verdiği ve etkili bir tedavinin nasıl geliştirilebileceği gibi soruların da yanıt beklediğini söylüyor.

Missouri Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden immünoloji araştırmacısı Benjamin Casterline, tedavi geliştirme çalışmalarının sürdüğünü belirterek, "Hâlâ karanlıkta yolumuzu bulmaya çalışıyoruz ancak tedaviye ihtiyaç duyan insanlar için işe yarayacak bir çözüm bulmak bizim sorumluluğumuz" değerlendirmesinde bulundu.

Kaynak: Gazete Oksijen