Immunity dergisinde yayımlanan araştırmaya göre alkol, yalnızca sinir hücrelerinin (nöronların) işleyişini etkilemiyor. Beyindeki bağışıklık hücreleri olan mikrogliaları da harekete geçirerek sinir hücrelerini destekleyen hücre dışı matriksin parçalanmasına yol açabiliyor.
Mikroglialar, beyinde tehditleri tespit eden, ölü hücreleri ve hasarlı dokuları temizleyen, sinir hücreleri arasındaki bağlantıların düzenlenmesine katkıda bulunan bağışıklık hücreleri. Hücre dışı matriks (ECM) ise beyin hücrelerini yapısal olarak destekleyen ve nöronlar arasındaki iletişimin sürdürülmesine yardımcı olan moleküllerden oluşan bir ağ.
Araştırmacılar, yoğun alkol tüketiminin etkilerini incelemek için fareler üzerinde deneyler yaptı. Canlı hayvanlarda iki fotonlu mikroskopi ve diğer görüntüleme tekniklerini kullanarak alkolün mikroglialar ve nöronlar üzerindeki etkilerini izledi.
Etkiler bir saat içinde gözlendi
Deneylerde, alkol verildikten yaklaşık bir saat sonra mikrogliaların biçiminde ve faaliyetlerinde belirgin değişiklikler görüldü. Hücrelerin çevreyi izlemek için uzattığı dalların sayısı ve uzunluğu azalırken gözetim alanları da daraldı. Alkolün tekrarlanan dozlarda verilmesiyle bu değişiklikler daha belirgin hale geldi.
Araştırmacılar, mikrogliaların hücre dışı matriksin bileşenlerini de içine alıp sindirdiğini gözlemledi. Bu süreç, nöronları destekleyen yapısal ağın zayıflamasına neden oldu. Bulgulara göre matriksteki bozulma, sinir hücreleri arasındaki sinaptik bağlantıların kaybına ve nöronların işlevlerinin aksamasına katkıda bulunabilir.
Genetik müdahale hasarı azalttı
Araştırmanın bir başka aşamasında bilim insanları, bağışıklık yanıtının etkinleştirilmesinde rol oynayan MyD88 adlı proteini mikroglialarda devre dışı bıraktı. Genetik olarak değiştirilmiş farelerde alkol maruziyeti sonrasında nöron hasarı, mikroglialardaki biçim ve faaliyet değişiklikleri ile sedasyon daha sınırlı görüldü.
Ancak araştırmacılar, bu farelerde hücre dışı matriksi bir enzimle parçalayınca sinaptik bağlantı kaybı, hareket bozukluğu ve sedasyon yeniden ortaya çıktı. Bu sonuç, matriksin bozulmasının alkolün beyin üzerindeki bazı olumsuz etkilerinde doğrudan rol oynadığına işaret ediyor.
Araştırmacılar ayrıca alkol kullanım bozukluğu bulunan altı kişinin ölümünden sonra alınan beyin dokularını kontrol örnekleriyle karşılaştırdı. Alkol kullanım bozukluğu bulunan kişilerin dokularında hücre dışı matriksin bozulduğuna ilişkin bulgular saptandı.
Bu sonuçlar, farelerde gözlenen mekanizmanın insanlarda da işleyebileceğini düşündürüyor. Ancak deneylerin temel bölümü fareler üzerinde yürütüldüğü, insan örneklemi de yalnızca altı kişiden oluştuğu için bulguların insanlarda aynı mekanizmayı kesin olarak kanıtladığı söylenemez.
Araştırmanın kıdemli yazarı, Cleveland Clinic'ten sinirbilimci Dimitrios Davalos, ekibin mikrogliaların yalnızca hasara tepki vermediğini, alkolün beyinde oluşturduğu zararlı değişiklikleri de tetikleyebildiğini gözlemlediğini belirtti.
Kaynak: Gazete Oksijen

