Olcay Deniz Çilingir
Trabzon'da bu mevsimde yine şemsiyesiz sokağa çıkmanın mümkün olmadığı günlerden biri yaşandı. Sabahtan beri dinmeyen yağmur, aralıklarla çok şiddetli şekilde yağdı. Freiburg için bu yağmurlu gün, 2026'daki ikinci Türkiye ziyareti. Kulüp, 122 yıllık tarihindeki ilk Avrupa kupası finalini 20 Mayıs'ta İstanbul'da oynamış ve Aston Villa'ya 3-0 yenilmişti. Teknik direktör Julian Schuster yine kulübedeydi. O finalde ilk 11'de başlayan oyunculardan altısı bu akşam da sahadaydı.
Türkçe konuşan vitrinler
Kulübün resmî açıklamasına göre 420 Freiburg taraftarı Karadeniz kıyısına gelmiş. Bir kısmıyla maçtan önce şehir merkezindeki Mustafa Şamil Ekinci Müzesi'ni gezerken karşılaştık. Vitrinlerde tarihî ve son derece kıymetli parçaların olduğu müzedeki açıklamaların hepsi sadece Türkçe. Bir düzen yok, eserler maalesef dağınık ve özensiz. Alman taraftarlar da önlerindeki kupanın, formanın ya da fotoğrafın ne anlattığını telefonlarındaki yapay zekâ uygulamalarıyla çözmeye çalışıyorlardı. Trabzonspor gibi bir takımın müzesinin bir küratör eşliğinde yeniden tasarlanması şart.
Akşam stada geldiğimizde ise Papara Park'ın skorbordu konukları dört dilde karşılıyordu: Hoş Geldiniz, Willkommen, Bienvenue, Welcome. Başlama düdüğüne yarım saat kala tribünlerin büyük bölümü hâlâ boştu. Çoğu beyaz giymiş, kırmızı pankartlarını asmış Freiburg taraftarları kolları havada tezahürat yapıyor ve boş bordo-mavi koltukların arasında küçük bir beyaz ada gibi duruyorlardı.
Maçtan önce, 3 Kasım'da hayatını kaybeden Tenerife'nin 30 yaşındaki forveti Jesus de Miguel Alameda için saygı duruşunda bulunuldu. Ne yazık ki tribünler o bir dakika boyunca sessiz kalmayı başaramadı.
Trabzonspor'un Thomas Reis'ın gelişinden bu yana yedi maçlık bir galibiyet serisi vardı. Oysa Alman teknik adam maçtan önce temkinliydi: "Belki de bu maç en zor maç olacak bizim açımızdan" dedi ve ekledi: "Başarı aynı zamanda tehlikeli bir şeydir. Onu sürdürmek gerekir."
Eksik bir kadro
Trabzonspor maça uzun bir eksik listesiyle çıktı. Cabral cezalıydı. Dju, Aral Şimşir, Batagov, Folcarelli ve genç kaleci Onuralp Çevikkan sakattı. UEFA listesinde olmayan isimler de forma giyemeyince kadro altyapıdan beş oyuncuyla tamamlandı. Reis eksikler hakkında konuşmayı sevmediğini söylemiş, ama hücumdaki darlığı da saklamamıştı: "Elimizde çok fazla hücum oyuncusu kalmadı." Batagov ise diz ameliyatı sonrası rehabilitasyonunu tamamlayıp takıma döndüğü antrenmanda yeniden sakatlanmıştı ve bu, taraftarın sağlık ekibine tepkisini büyüttü.
Maçtan önce Stefan Savic duran topların altını çizmişti: "Birçok maçta akan oyundan gol gelmiyor ama duran toplar sizin için çözüm olabiliyor." Golü duran toptan bulan Freiburg oldu. 14. dakikada kornerden gelen topta Matanovic'in kafasını önce Onana çıkardı, dönen topu ise 2015'ten beri takımın formasını giyen Lukas Kübler ağlara gönderdi.
Sonrası, Trabzonspor'un topa sahip olup kaleye gidemediği bir maçtı. Bordo-mavililer yüzde 63 oranında topla oynadı, toplam 571 pas yaptı. 15 şutun yalnızca ikisi kaleyi buldu. 37 başarılı uzun top, Onuachu'nun da varlığıyla Freiburg'un bloğunun üzerinden oynanmaya çalışıldığını gösteriyordu. İlk yarıdaki 61 top kaybı ise manidardı.
Kulübedeki fark
İkinci yarıda maçın seyrini kulübeler belirledi. Trabzonspor'un kulübesinde tek bir forvet yoktu. Reis'in ilk hamlesi 58'de Mendy'nin yerine Ozan Tufan oldu ve maç boyunca yalnızca iki değişiklik yapabildi. İkincisinde 88'de Mustafa Eskihellaç'ın yerine Bouchouari girdi. Trabzonspor'un hocası maçtan önce Freiburg'u fiziksel olarak güçlü bir takım diye tarif etmişti; Freiburg 19 faulle oyunu sık sık kesti ve son bölümde yorulan taraf Trabzonspor oldu.
Salah bu akşam 40'ta ve 61'de iki net fırsatı değerlendiremedi, uzatmanın ikinci dakikasındaki şutunu da kaleci Bäckhaus çıkardı. Trabzonspor, 20 Ağustos'taki Ferencvaros maçından beri Papara Park'ta ilk kez kaybetti.
Reis maçtan sonra ilk 15-20 dakikadan mutlu olmadığını söyledi: "Basit bir hatadan yediğimiz gol kornerden geldi." Takımının akşamını da tek cümleyle özetledi: "Çok basit top kayıpları yaptık." Ortaların 90 dakika boyunca etki yaratamadığını, Onuachu gibi uzun bir santrfor varken onu bulmaları gerektiğini de ekledi; Trabzonspor'un ortalarının yalnızca yüzde 16'sı isabet buldu. Yine de ikinci yarıdaki reaksiyondan memnundu: "Şimdi yapmamız gereken şey devam etmek, önümüzde maçlarımız var."
Son düdükten sonra konuk tribün, Tom Odell'in "Another Love" melodisiyle söylenen ve kulübün "Wir gehen gemeinsam" (Birlikte yürürüz) diye andığı tezahüratı söyledi. Takım nerede oynarsa oynasın hiçbir yolun uzak olmadığını, kaybetse de yanında olacaklarını anlatan bir tezahürat. Freiburg, İstanbul'daki finalden beş buçuk ay sonra Türkiye'den bu kez galibiyetle dönüyor.
Papara Park'tan çıkış
Papara Park, yaklaşık 41 bin kişilik kapasitesiyle Türkiye'nin en modern statlarından biri. Zemin ise hemen hemen her stadımızdaki gibi iyi durumda değil. Stadı şehir merkezine bağlayan raylı bir sistem yok ve çevresinde maç dışında insanları oraya çekecek bir sosyal hayat bulunmuyor. Ekim ayındaki Trabzon Büyükşehir Belediye Meclisi toplantısında bir üye, Galatasaray maçından sonra normalde 45 dakika süren Araklı yolunu dört saatte gittiğini anlatmış. Bu akşam da otoparkta ve çıkışta trafik tam bir keşmekeşti.
İstanbul'da Fenerbahçe'nin stadını Kadıköy'den Maltepe'ye taşıma fikri tartışılırken, Papara Park gözden kaçmaması gereken bir örnek. Bir stadı şehrin dışına kurmak, maçtan önceki ve sonraki saatleri de değiştiriyor; Trabzonsporlu için o saatler çoğu zaman bir işkenceye dönüşüyor. Ve eski Avni Aker'in ruhu yeni statta var mı, o sorunun cevabını en iyi Trabzonsporlular biliyor.
