10 Nisan 2026, Cuma
Gece Modu Gece Modu Gündüz Modu Gündüz Modu
Haber Giriş: 10.04.2026 04:30 | Son Güncelleme: 10.04.2026 04:33

Devrim Erbil ile konuştuk: Sanatı çocukların hayatının doğal bir parçası haline getirmek

DenizBank 8. Uluslararası İstanbul Çocuk ve Gençlik Sanat Bienali, sergi alanları ve farklı disiplinlerdeki atölye çalışmalarıyla başladı. Bienal 30 Nisan’a dek çocukların ve gençlerin hayal gücünü ve yaratıcılığını İstanbul’un dört bir yanına taşıyacak
Bienale, 5 bin 350 çocuk ve gencin 480 projesi kabul edildi.
Bienale, 5 bin 350 çocuk ve gencin 480 projesi kabul edildi.
A+ Yazı Boyutunu Büyüt A- Yazı Boyutunu Küçült

Meral Tabakoğlu

Sergi alanları ve farklı disiplinlerdeki atölye çalışmalarıyla zenginleşen DenizBank 8. Uluslararası İstanbul Çocuk ve Gençlik Sanat Bienali’nin küratörlüğünü, devlet sanatçısı ve ressam Prof. Dr. Devrim Erbil; direktörlüğünü, aynı zamanda kurucusu da olan Gazi Selçuk; sanat kurulu başkanlığını ise akademisyen ve ressam Kader Akçay üstleniyor. Müze Gazhane’nin ana sahne alanı olarak belirlendiği bienal kapsamında; sergiler, performanslar, video gösterimleri, atölye çalışmaları, söyleşiler ve konserler sanatseverlerle buluşmaya başladı. Kadıköy’den Üsküdar’a, meydanlardan Şehir Hatları vapurlarına uzanan etkinliklerle İstanbul, çocuk ve gençlerin üretimleriyle yaşayan bir açık hava sanat alanına dönüşüyor.

Devrim Erbil

Türkiye’nin 47 ilinden ve 16 ülkeden 69 bin çocuk ve gencin başvuru yaptığı bienalde, 29 kişilik değerlendirme kurulunun incelemesi sonucu 5 bin 350 çocuk ve gencin 480 projesi kabul edildi. Bu projelerin 430 adedi görsel sanatlara, 87 adedi sahne sanatlarına, müzik ve dans performanslarına ait.

Devlet sanatçısı ve ressam Prof. Dr. Devrim Erbil çocuk bienalini anlatıyor

Çocuk bienali fikri nasıl ortaya çıktı?

Bienal fikri, 2010 yılında İstanbul’un Avrupa Kültür Başkenti ilan edilmesiyle birlikte şekillenmeye başladı. O dönemde yürütülen yoğun kültür ve sanat çalışmaları, çocuklar ve gençler için kalıcı ve sürdürülebilir bir sanat platformu oluşturma fikrini doğurdu. Sevgili Gazi Selçuk ile yıllar öncesine dayanan saha çalışmalarımızda, Anadolu’nun farklı illerinde çocukların sanatla kurduğu bağı güçlendirmeye yönelik önemli projeler gerçekleştirdik. Bu süreç, aslında bienalin düşünsel temelini oluşturdu. 2010 yılında Avrupa Kültür Başkenti için kurulan İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı bünyesinde eğitim direktörü olarak görev yapan Gazi Selçuk, bu birikimi bir adım ileri taşıyarak bienal fikrini ortaya koydu. Böylece ilk bienalin hem kurucusu hem de yaratıcısı oldu. Ben ise ikinci ve üçüncü bienalden sonra sürece dahil oldum ve bienalin danışma kurulunda yer aldım. Başlangıçtan itibaren hedef, dünyada fark yaratmak, çocuk ve gençlere kendilerini özgürce ifade edebilecekleri yeni alanlar açmak ve sanatı onların hayatının doğal bir parçası haline getirmekti. Bu güçlü vizyonun temelini Gazi Selçuk attı, bizler de zamanla bu yapının bir parçası olarak gelişimine katkı sunduk. Çocukların ve gençlerin dünyaya bakışının yeterince görünür olmadığını düşündüm. Oysa sanat, onların kendilerini en özgür ifade edebildikleri alan. Bu bienal, onları izleyici olmaktan çıkarıp üretici kılan bir alan açma ihtiyacından doğdu. Sanatı paylaşılabilir ve birlikte deneyimlenen bir karşılaşmaya dönüştürmek istedik.

Kürasyon sürecinde hangi kriterler ön plandaydı?

Bienalin kürasyon ve değerlendirme süreci aslında birbirinden ayrı değil, aksine başından sonuna kadar iç içe ilerleyen bütüncül bir yapı oluşturuyor. Çünkü bienale yaklaşık 69 bin çocuğun katılımıyla 2 bin 500 proje ulaştı ve bu projelerin değerlendirilmesi oldukça kapsamlı bir organizasyonu gerektirdi. Bu süreçte 29 kişilik geniş bir değerlendirme kurulu ile çalışıldı. Sanatçılar, eğitimciler, akademisyenler ve öğretmenlerin yanı sıra müzisyenler, dansçılar ve oyuncular da bu kurulda yer aldı. Yapılan değerlendirmeler sonucunda 5 bin 500 çocuğun çalışması sergilenmeye değer bulundu ve bu projeler için üretim süreci başlatıldı. Üretim aşamasıyla birlikte projeler henüz fiziksel olarak mekana ulaşmadan önce, görseller üzerinden sergileme tasarımları planlandı. Kürasyon tarafında ise üç yardımcı küratörle birlikte çalışıldı. Sanat kurulu başkanı Kader Akçay liderliğinde Ahval Ateş, Silver Gözütok ve Ecemnaz Çakır ile birlikte hangi eserlerin nerede ve nasıl sergileneceğine karar verildi.