05 Temmuz 2022, Salı
Haber Giriş: 10.05.2022 13:46 | Son Güncelleme: 10.05.2022 14:01

Dünya opera tarihine geçen La Diva Turca: Leyla Gencer

Tüm dünyada opera sanatına katkıda bulunan ve gelmiş geçmiş en iyi beş kadın opera sanatçısı arasında gösterilen Leyla Gencer, vefatının 14. yılında anılıyor
Dünya opera tarihine geçen La Diva Turca: Leyla Gencer

Leyla Gencer, Safranbolu'nun Yörük köyünden Hasanzade İbrahim Çeyrekgil ile aslen Polonyalı Alexandra Angela Minakovska'nın çocuğu olarak, 10 Ekim 1928'de Polonezköy'de dünyaya geldi.  Fransız bakıcısından Fransızca öğrenerek, Fransız klasiklerini okumaya başlayan sanatçı, çocukluğunda edebiyat, tiyatro, müzik, sanat ve kültürün her alanında geniş bilgiler edindi.

18 yaşında evlendi

Babasını genç yaşta kaybeden Gencer, 18 yaşındayken İbrahim Gencer ile evlendi. Evlendikten sonra da eğitimine devam eden sanatçı, kariyeri boyunca eşi tarafından desteklendi. Notre Dame de Sion'un ardından gittiği İstanbul İtalyan Lisesi'nden mezun olan Gencer, bir süre Beyazıt Kütüphanesi'nde çalıştı. Leyla Gencer, İstanbul Konservatuvarı'nda şan eğitimi aldığı sırada Reine Gelenbevi, Cemal Reşit Rey ve Muhittin Sadak'ın öğrencisi oldu.

Lombardi'yle çalıştı

Konservatuvardaki ilk gününde La Scala'da sahneye çıkmayı kafasına koyan Gencer, 1946-1949'da İstanbul Şehir Korosu'nda solo sanatçısı olarak yer aldı. Ankara Devlet Konservatuvarı'na şan eğitimi vermek üzere davet edilen ünlü İtalyan sanatçı Arangi Lombardi'yi ziyaret ederek sesini dinleten Gencer, performansıyla sanatçıyı etkiledi. Lombardi, Gencer'in konservatuvarı bırakarak, kendisiyle Ankara'ya gelmesini isteyince, sanatçı İstanbul Konservatuvarı'ndaki eğitimini yarıda bıraktı. Sanatçı Ankara'da, İtalyan tenor Apollo Granforte, Adolfo Camozzo, Di Ferdinando, George Reinwald ve Domenico Trizzio'nun da öğrencisi oldu.

Usta sanatçı, 1949'da, operanın bağlı bulunduğu Devlet Tiyatrosu sınavlarına girdi. Sınavı kazanan Gencer, operanın solist kadrosunda yer olmadığından koro kadrosuna alındı.

Kariyerine Santuzza rolüyle başladı

Kariyerine 1950'de Ankara Devlet Tiyatrosu'nda Cavalleria Rusticana eserindeki Santuzza rolüyle adım atan sanatçı, İtalya'da da ilk kez bu rolle seyirci karşısına çıktı. Birçok resmi devlet resepsiyonunda sahne alan Gencer, 1953'te ABD Başkanı Dwight Eisenhower için Çankaya Köşkü'nde verilen konserde, Henry Purcell'a ait Didone aryasını söyledi. Gencer, Fransız Parlamento Başkanı ve Dışişleri Bakanı için ise Faust operasının Mücevherler aryasını seslendirdi.

Türkiye ile İtalya arasında 1953'te gerçekleştirilen kültür antlaşması kapsamında, Roma'da bir resital vermek üzere görevlendirilen Gencer'in yaşamı ve kariyeri, büyük başarı elde ettiği konserin ardından farklı bir yön kazandı. Konserdeki performansı dolayısıyla RAI Stüdyoları Genel Müdürü ve Müzik Yönetmeni Mairo Labroca, Gencer'i sesini dinletmesi için Napoli'deki San Carlo Operası'na gönderdi.

Madam Butterfly için 23 kez sahne aldı

Gencer, San Carlo Operası ile 1954'te Napoli'de gerçekleştirilen yaz festivalinde yeniden Santuzza rolünü oynadı. Yevgeni Onegin ve Madam Butterfly'da başrol alan Gencer, Madam Butterfly operası için yıl içinde 23 kez sahne aldı. Napolili Türk olarak anılmaya başlayan usta sanatçı, La Traviata'daki Violetta rolünü, Avrupa'nın çeşitli kentlerindeki operalarda canlandırdı, uluslararası festivallere katıldı ve piyano eşliğinde resitaller verdi.

La Scala'da 1957'de sahneye çıktı

Leyla Gencer, 1956'da, San Francisco'da rahatsızlanan Renata Tebaldi'nin yerine 1956'da San Francesca de Rimini operasında sahne aldı. San Francisco Operası ile 1957'de La Traviata eserinde Violeta'yı seslendiren sanatçı, Lucia di 74 Lammermoor adlı eserde ise Maria Callas'ın yerine Lucia rolünü üstlendi.

Konservatuvara girdiği ilk günden itibaren hayalini kurduğu, operanın merkezi sayılan Milano'daki La Scala'da 26 Ocak 1957'de sahneye çıkan sanatçı, Francis Poulenc'in Les Dialogues de Carmelites operasındaki başarısıyla primadonnalığa yükseldi. Gencer, Milano'da La Scala'da Verdi, Bellini, Donizetti, Mozart, Monteverdi, Tchaikovsky ve Puccini'nin de aralarında bulunduğu ünlü bestecilerin eserlerini başarıyla yorumladı.

Sayısız şehirde sahne aldı

Londra Royal Albert Hall ve New York Carnagie Hall'de orkestra eşliğinde çok sayıda konser veren sanatçı ayrıca Roma, Napoli, Venedik, Viyana, Paris, San Francisco, Köln, Buenos Aires, Rio de Janerio, Bilbao ve Chicago'da sahne aldı.

Leyla Gencer, son kez 1985'te Venedik Fenice Tiyatrosu'nda opera seslendirdi, 1994'te Sevda-Cenap And Müzik Vakfı Onur Ödülü Altın Madalyası'nı aldı.

İtalya'da Caruso Ödülü aldı

Kariyeri boyunca 23 bestecinin 72 eserini repertuvarına alan sanatçı, konserlerini 1992'ye kadar sürdürdü. Sonraki yıllarda genç sanatçılar yetiştiren Gencer, Ankara ve İstanbul'da opera seminerleri verdi. Gencer, Türkiye'de opera sanatının tanınması ve gelişmesi için birçok çalışmaya imza attı, araştırmacı yönüyle Türk ve dünya operasına önemli katkılarda bulundu. Dönemi itibariyle unutulmuş birçok opera eserini, tozlu arşivleri tarayarak gün yüzüne çıkaran sanatçı, yorumladığı eserleri yeniden opera dünyasına kazandırdı.

1988'de devlet sanatçısı unvanı aldı

Devlet Sanatçısı unvanını 1988'de alan sanatçı, 2007'de İtalya'da Caruso Ödülü'ne layık görüldü. Sanatçı adına ilki 1995'te düzenlenen "Leyla Gencer Uluslararası Şan Yarışması" ile opera dünyasına yeni yetenekler kazandırılması amaçlanıyor. Ayrıca 2004'te Türkiye'de Leyla Gencer adına gümüş hatıra parası basıldı.

"Ben, Anadolu çocuğuyum"

Birçok ülkeden ve kurumdan sayısız ödülle nişan alan Gencer'e, pek çok ülke vatandaşlık teklifinde bulundu. Tekliflerin tamamını geri çeviren sanatçı, 'Ben, Anadolu çocuğuyum' diyerek, yaşamı boyunca Türk vatandaşlığını onurla taşıdı.

Hakkında, Zeynep Oral'ın kaleme aldığı Tutkunun Romanı: Leyla Gencer kitabının yanı sıra birçok yazı ve araştırma kaleme alınan Gencer, kalp ve solunum yetmezliği nedeniyle 10 Mayıs 2008'de Milano'daki evinde hayata veda etti.