Futbol siyasetten azade değil. Hele ki konu, onlarca ülkenin sahne aldığı Dünya Kupası olunca siyasi tartışmalara bir hayli alışığız. Mesela 2014’te Brezilya’nın düzenlediği Dünya Kupası’na giderken temel tartışmalardan biri Güney Amerika ülkesini saran grevler ve polisin ateş açarak bastırmaya çalıştığı FIFA karşıtı gösterilerdi. Rusya’da düzenlenen bir sonraki turnuvanın finalinde, bugün yan yana gelemeyen Rusya lideri Putin ve Fransa Cumhurbaşkanı Macron kupa seremonisinin yıldızlarıydı. Yağmur altında ıslanan Macron’un, kupada pay sahibiymişçesine, saha içinde Mbappe’ye sarıldığı görüntüler hafızalarda. Gökkuşağı renkli kaptanlık bandının sarı kartla cezalandırıldığı Katar 2022, Arjantin’in ikonik şampiyonluk posterine Messi’nin omuzlarına atılan geleneksel kıyafeti eklemişti. Turnuvaya katılamayan bizim payımıza da açılış maçında Cumhurbaşkanı Erdoğan’la Mısır Devlet Başkanı Sisi’nin yıllar sonra bir araya gelmesine atıfla atılan ‘Dünya Kupası diplomasisi’ manşetleri düşmüştü.
Haber Giriş: 03.04.2026 04:35 | Son
Güncelleme: 03.04.2026 04:35
Kupa siyasetinden siyasetin kupasına
Dünya kupaları hep siyasiydi ama 2026’nın diğerlerinden en büyük farkı, Trump. Turnuvaya doğru yol alırken savaşa, göçmenlerin endişelerine, şiddet olasılığına kulak tıkamak kolay değil. Ama belki de ilk düdük çaldığında tüm bunlar unutulacak
A+
Yazı Boyutunu Büyüt
A-
Yazı Boyutunu Küçült