10 Eylül 2026, Perşembe
Gece Modu Gece Modu Gündüz Modu Gündüz Modu
Haber Giriş: 10.09.2026 09:30 | Son Güncelleme: 10.09.2026 11:12

Portekiz medyası Galatasaray-Sporting maçını yazdı: Türklerin Türk olduğunu hatırlamasını beklemek zorunda kaldık

Portekiz basını, Sporting’in Galatasaray karşısında elde ettiği 3-1’lik galibiyeti yazdı. A Bola'da yer alan değerlendirmede, "İkinci yarıda yapması gereken tek şey, Türklerin 'Türk gibi' davranmasını zorlamaktı" ifadelerine yer verildi ve sarı-kırmızılıların taktik disiplinden koptuğu vurgulandı
Portekiz medyası Galatasaray-Sporting maçını yazdı: Türklerin Türk olduğunu hatırlamasını beklemek zorunda kaldık
A+ Yazı Boyutunu Büyüt A- Yazı Boyutunu Küçült

UEFA Şampiyonlar Ligi 2026/27 sezonunun açılış haftasında Galatasaray, Portekiz temsilcisi Sporting CP’ye konuk oldu.

Bola'nın haberine göre Alvalade Stadı’nda oynanan karşılaşmaya beklenenin aksine oldukça tutuk başlayan ev sahibi ekip karşısında temsilcimiz Galatasaray, ilk dakikalardan itibaren oyunda üstünlüğü eline aldı. Lucas Torreira’nın orta sahadaki yönlendirici oyunu ve yüksek pas yüzdesiyle kontrolü sağlayan sarı-kırmızılılar, rakip kalede erken baskı kurdu.

Erken gelen gol

Mücadelenin 6. dakikasında Galatasaray aradığı golü buldu. Ismail Jakobs’un sol kanattan ceza sahasına doğru kullandığı uzun taç atışında yaşanan karambolde, Sporting savunmacısı Gonçalo Inacio’nun ters dokunuşuyla top ağlara gitti ve temsilcimiz 1-0 öne geçti.

Yediği golün şokunu üzerinden atamayan Sporting, geriden oyun kurmakta zorlandı. Galatasaray, önde uyguladığı pres oyunuyla rakibinin organize olmasına izin vermedi.

Ev sahibi ekibin 19. dakikada Luis Suarez ile bulduğu gol, pozisyon öncesinde Maxi Araujo’nun ofsaytta olması gerekçesiyle iptal edildi. Bu pozisyonun ardından toparlanma sinyalleri veren Sporting, oyunda dengeyi kurmaya başladı.

Karşılaşmanın 27. dakikasında ceza sahası içindeki karmaşayı iyi değerlendiren Genny Catamo, attığı golle skora 1-1’lik eşitliği getirdi. İlk yarı bu skorla tamamlanırken, Galatasaray topa sahip olma oranında yüzde 62'ye 38'lik üstünlük sağladı.

Bambaşka bir ikinci yarı

İkinci devreye her iki taraf da farklı kimliklerle başladı. İlk yarıdaki taktik disiplininden uzaklaşan Galatasaray, temposunu düşürerek zaman kazanmaya yönelik bir oyuna yöneldi. Rakibinin bu bocalama evresini fırsata çeviren Sporting, 54. dakikada skoru lehine çevirdi.

Sporting kalecisi Rui Silva’nın savunma arkasına attığı uzun pasta topla buluşan Doumbia, pasını Suarez’e aktardı. Suarez’in ceza sahası içinde Jakobs tarafından düşürülmesi üzerine hakem penaltı noktasını gösterdi. 57. dakikada beyaz noktanın başına geçen Kolombiyalı forvet Suarez, topu filelere göndererek takımını 2-1 öne geçirdi.

Bola'ya yazan eski futbolcu Jose Manuel Delgado maçla ilgili görüşlerinde şunlara yer verdi:

"Sporting devrenin sonunda beraberliği yakalamıştı. İkinci yarıda yapması gereken tek şey, Türklerin 'Türk gibi' davranmasını zorlamaktı. Yapıları gereği taktiksel olarak disiplinsiz olan ve maçı kendi kendini yok edercesine parçalamaya meyilli Türk takımlarının o meşhur anarşisi elbet ortaya çıkacaktı."

Frikikten gelen 3. gol

Yenilen golün ardından teknik direktör Okan Buruk, oyunu hareketlendirmek adına Rafael Leao hamlesini yapsa da sarı-kırmızılı ekip sahadaki hatlar arasındaki mesafeyi koruyamayarak oyundan koptu. Takım bütünlüğü bozulan Galatasaray karşısında alan bulmaya başlayan Sporting, 63. dakikada farkı ikiye çıkardı.

Kazanılan serbest vuruşta topun başına geçen Rodrigo Zalazar, kaleyi çaprazdan gören pozisyonda barajın üzerinden aşırttığı sert vuruşla topu ağlarla buluşturdu: 3-1.

Mücadelenin kalan dakikalarında oyunun kontrolünü tamamen elinde tutan Sporting, Galatasaray’ın bireysel çabalarla farkı azaltma girişimlerine izin vermedi. Karşılaşmada başka gol olmayınca Portekiz ekibi, sahadan 3-1 galip ayrılarak devler ligine 3 puanla başlayan taraf oldu.

Temsilcimiz Galatasaray ise üstün götürdüğü maçın ikinci yarısındaki performansıyla Alvalade'den eli boş döndü.

Okan Buruk'un maç sonu görüşleri

3-1'lik yenilgi sonrası Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk açıklamalarda bulundu. Buruk'un sözleri şu şekilde:

  • "Erken gol bulduk, top bizdeydi, oyun bizdeydi. Kalemize hiç gelemeyen bir rakip. Girdiğimiz pozisyonlar, rakibi sahasına yasladık. Kolay bir gol yedik her şey iyi giderken .Kalemize gelen tek top gol oldu. 1-1, okey.
  • İkinci yarı başlangıcı kötü değildi. Verilen penaltı, bu seviyede böyle bir penaltı verildi. Türkiye'de şikayet ediyoruz ya bu Norveçli hakemi görünce... Kendisiyle daha önce İstanbul tecrübemiz vardı. Vermediği kırmızı kart, olmayan penaltıyı vermesi takımımızı düşürdü.
  • Duran toptan 3. golü yedik. 80'de değişiklikleri yaptık. Rakip yarı sahaya daha çok yerleştik ama çok üretken bir oyun olmadı. O bölümlerde de biraz daha sakin kalıp yine maçı çevirebileceğimizi düşündük. Yediğimiz penaltı golü bizi mental olarak çok düşürdü.
  • Buradan çıkarmamız gereken, o kırılganlığı, geçen sene de Frankfurt maçında her gelen top gol olmuştu. Bugün de penaltıdan sonra o kırılganlığı yaşadık. Sahneye çıkmamız gerekiyor. İlk maçımızdı. Belli bölümü çok iyi baskın oynadık. Rakip 1 tane korner atmış. Maç genelinde üstünlüğü kurduk ama dediğim gibi 2-1'den sonra özgüvenimizi yükseltip kazanmaya çalışmamız gerekirdi.
  • Üzgünüz bir sonraki maçı düşüneceğiz. Oyun içerisinde de, oyuncularımızın sinirleri çok bozuldu. Hakem kararları, göstermediği sarı kartlar, bize gösterdiği sarı kartlar... Her şeyiyle aleyhimize çalıştı.
  • Çok rahat 3 puan alabilirdik. Üzüntüm şu, güle oynaya kazanıp çıkabilirdik. 3-0'ı bulabilirdik. Bu fırsatlar Şampiyonlar Ligi'nde kolay gelmiyor. 2-1'den sonra kırıldık..."

Portekiz ekibinde teknik direktör Borges, karşılaşmanın ardından düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulundu. Galatasaray'ın şansla gol attığını belirten Borges, şunları kaydetti:

  • "Dünyanın en iyi turnuvasında hakem hakkında konuşmak istemiyorum. Bu, bizim hak ettiğimiz bir maçtı. İlk yarıda Galatasaray'ın baskılı oynayacağını biliyordum. Biraz da şansın yardımıyla gol attılar. İkinci yarı oyuna ağırlığımızı koyduk.
  • Galibiyetle başlamak önemli. Bu genç bir takım; ilk kez Şampiyonlar Ligi'nde oynayan oyuncular var. Tüm taraftarların desteğini hissetmek, tüm stadyumun maça dahil olması önemli. İlk yarıda oldukça yüksek bir yoğunluk sergileyen Galatasaray'ı yenebilmemiz açısından önemliydi. Rakibin maçı domine etmeye çalışacağını biliyorduk.
  • Taktiksel bir oyun kurucuyla, biraz da şansın da yardımıyla bir gol attılar. Oyuna ayak uydurmakta biraz zorlandık, ancak daha sonra dengelemeyi başardık. İkinci yarıda daha iyi oynadık. Daha yoğun, daha rekabetçi ve birebir mücadelelerde daha güçlüydük. Oyuna ağırlığımızı koyduk, golleri attık ve Galatasaray'ın kale önümüzde tehlikeli bir pozisyon yaratmasına izin vermedik. Takımın kolektif performansından memnunum.
  • Taraftarlarımızın desteği böyle devam etsin! Her şeyden önce, Şampiyonlar Ligi'nde tüm stadyumun desteği çok önemli. Ligde de öyle. İşte bu yüzden baştan sona bu enerjiyi ve desteği istiyorum. Her şey her zaman yolunda gitmeyecek ve işler yolunda gitmediğinde bu desteğe daha çok ihtiyacımız olacak. Şampiyonlar Ligi'nde olağanüstü bir şey başarabilmemiz için buna ihtiyacımız var.
  • Hücumda bazı şeyler üzerinde düşünmüştük. Bugün Luis Guilherme oynadı. Sonuçta pozisyon değişiklikleri için bir serbestlik oluyor. Her an pozisyon değiştirebilme imkânları var. Galatasaray'ın baskısını başka bir şekilde kırdılar. Sahip olduğumuz hareketlilik, oyun anlayışımız buydu."
Kaynak: Gazete Oksijen