15 Nisan 2024, Pazartesi
Haber Giriş: 15.02.2024 10:06 | Son Güncelleme: 15.02.2024 10:10

Kalem ve markörler de çevre dostu olabilir mi?

Kırtasiye sektörünün çevreci markası edding, bu lakabı hak etmeye devam etmek için çevresel ve sosyal sürdürülebilirliği stratejisinin merkezine alıyor
Kalem ve markörler de çevre dostu olabilir mi?

Sürdürülebilirlik artık neredeyse tüm sektörlerin merkezinde. Kırtasiye sektörünün önemli aktörlerinden, renkli kalemleriyle tanınan edding, yüzde 70 oranında yeniden doldurabilir ürünleri, kapağı ve gövdesi yüzde 90 oranında yenilenebilir kaynaklardan üretilen Ecoliner serisiyle Avrupa’da çeşitli ödüllere layık görüldü. Geçen haftalarda ödüllü ürünleriyle Avrupa'nın en büyük tüketim ürünleri fuarlarından Ambiente Frankfurt’ a katılan alman kökenli markanın Türkiye Genel Müdürü Yüce Tümer şirketinin sürdürülebilirlik stratejisini ilk kez orada duyurdu.

Şirketin çevresel ve sosyal sürdürülebilirliği merkeze aldığını ifade eden Tümer, üç yıl içinde üretim değişiklikleri ve yeni ambalaj çözümleri yoluyla CO2 emisyonlarını en az 3 bin ton azaltma hedefi gibi birçok farklı hedefle, “kâr amaçlı bir şirketten evrilerek amaç için kâr elde eden bir şirket” olma yolunda ilerleyeceklerini belirtti.

"Türkiye tüm ülkeler arasında ilk 5’te yer alıyor"

Markanın yüzden fazla ülkede faaliyet gösterdiğini hatırlatan Yüce Tümer, edding’in en başarılı olduğu pazarlar arasında 2001 yılından beri faaliyet gösterdiği Türkiye’nin beşinci sırada yer aldığını paylaştı. Türkiye pazarında büyüyerek ilerleyeceklerini söyleyen Tümer "Türkiye’de önemli bir konumda bulunuyoruz. Türkiye operasyonumuzda 40 kişilik bir ekibimiz var, dış kaynak kullanımı ile birlikte 120 kişilik bir organizasyonuz. Sekiz dağıtıcı toptancı bayiimiz, dört tane de kurumsal satış bayiimiz bulunuyor. Doğrudan kendi ekibimizin dokunduğu 2500 nokta var” dedi.  2024 yılında Türkiye’de insan kaynağının yanı sıra pazarlamaya da yatırım yapmaya devam edeceklerini paylaşan edding Türkiye genel müdürü, Türkiye’de 2024 yılı için büyüme hedefinnin euro bazında yüzde 22 olarak belirlendiğini ama bu oranın iyimser bir senaryoda yüzde 30’a kadar çıkmasını da öngördüklerini ekledi.