11 Ağustos 2026, Salı
Gece Modu Gece Modu Gündüz Modu Gündüz Modu
Haber Giriş: 11.08.2026 12:26 | Son Güncelleme: 11.08.2026 13:16

Yerli olmayan tür sayısı bini geçti: Küresel ısınma Akdeniz'de istilacı türleri artırıyor

Akdeniz’in ısınması ve Süveyş Kanalı üzerinden tropikal türlerin geçişinin hızlanması, bölgedeki deniz yaşamını dönüştürüyor. Bilim insanlarına göre Akdeniz’e her iki haftada bir yeni bir tür giriyor; bölgede 1.000’den fazla yerli olmayan tür bulunuyor
Yerli olmayan tür sayısı bini geçti: Küresel ısınma Akdeniz'de istilacı türleri artırıyor
A+ Yazı Boyutunu Büyüt A- Yazı Boyutunu Küçült

Akdeniz’in giderek ısınan suları, yalnızca sıcaklık rekorlarını değil, denizlerin altındaki ekolojik dönüşümü de beraberinde getiriyor. Tropikal türler Akdeniz’e daha fazla yayılırken, yerli balıkların yaşam alanları daralıyor, besin zincirleri değişiyor ve balıkçılık sektörü yeni bir tehditle karşı karşıya kalıyor.

Reuters'a konuşan bilim insanlarına göre dönüşümün arkasında iki temel etken bulunuyor: Deniz suyu sıcaklıklarının yükselmesi ve Süveyş Kanalı’nın Kızıldeniz ve daha tropikal sulardan gelen türlerin Akdeniz’e ulaşmasını kolaylaştırması.

Akdeniz’e her iki haftada bir yeni tür giriyor

Kıbrıs Bilimler, Edebiyat ve Sanat Akademisi tarafından 11 ülkedeki bilim insanlarının araştırmalarından derlenen yakın tarihli bir çalışmaya göre, Akdeniz’e ortalama iki haftada bir yeni bir tür giriyor.

Akdeniz’deki yerli olmayan türlerin sayısı 1.000’in üzerine çıkmış durumda. Bu sayı, Avrupa Çevre Ajansı’nın 2012-2017 dönemindeki araştırmalarında kaydedilen 800’den az türle karşılaştırıldığında önemli bir artışa işaret ediyor.

Kızıldeniz ve daha uzak tropikal bölgelerden gelen bu türler, yerli canlıların yerini alıyor, besin zincirlerini değiştiriyor ve balıkçılık faaliyetleri üzerinde baskı oluşturuyor.

Kıbrıs merkezli Marine and Environmental Research laboratuvarında çalışan deniz bilimci Periklis Kleitou, değişimin özellikle 2000 yılından bu yana belirginleştiğini söylüyor.

Kleitou’ya göre Akdeniz’de yerli olmayan türler giderek daha fazla çoğalıyor ve deniz ekosistemine hakim olurken, yerli türlerin sayısı azalıyor.

Aslan balığı hızla yayılıyor

Akdeniz’de hızla yayılan türlerin başında aslan balığı geliyor. Dikenli sırt yüzgeçleri ve saldırgan görünümüyle dikkat çeken balığın Akdeniz’de bilinen doğal bir avcısı bulunmuyor.

Aslan balığı, yerli balıkları ve kabukluları yoğun biçimde tüketiyor.

Kıbrıs çevresinde bilim insanları, özellikle aslan balığı ve mavi yengeçleri yakalamak üzere seçici tuzaklar üzerinde çalışıyor. Tuzakların amacı, istilacı türleri yakalarken diğer canlıların kaçmasına izin vermek.

Yunanistan’da da yabancı türlerin yayılması deniz ekosistemlerini değiştirmeye başladı. Yunanistan Deniz Araştırmaları Merkezi’nden araştırma direktörü Paraskevi Karachle, son yıllarda 230’dan fazla yabancı türün Yunanistan sularına girdiğini belirtiyor.

Bu türlerin ekosistem üzerindeki etkileri ise birbirinden farklı.

Örneğin tavşan balıkları, deniz yosunlarını yoğun biçimde tüketerek su altında çıplak alanların oluşmasına yol açıyor. Aynı zamanda Akdeniz’in yerli otçul balıklarıyla rekabet ediyor.

Bir başka istilacı tür olan gümüş yanaklı balon balığı ise etçil bir tür. İçerdiği toksinler insanlar için ölümcül olabiliyor. Diğer balıklara saldıran türün yayılması, ahtapot avlarının azalmasıyla da ilişkilendiriliyor.

Bölgedeki yetkililer, balıkçıları balon balığı avlamaya teşvik etmek için yakalanan balıklar karşılığında ödeme yapıyor.

Kıbrıs'taki Marine and Environmental Research'ten deniz biyoloğu Christina Kakoulli, istilacı türlerin denizleri ele geçirmesinin hem biyolojik çeşitliliği hem de ekonomiyi etkilediğini belirtiyor.

İstilacı balıklar sofraya mı gelecek?

Bilim insanları istilacı türlerle mücadele için yalnızca onları ortadan kaldırmaya değil, bu türlerden yararlanmanın yollarını bulmaya da çalışıyor.

Bunlardan biri, tüketicilerin yeni balık türlerini tüketmeye alışmasını sağlamak. Aslan balığı, zehirli dikenleri çıkarıldıktan sonra tüketilebiliyor. Güney Kıbrıslı balıkçı Pepis, balığın una bulanarak kızartılmasını öneriyor.

Marine and Environmental Research ile Avrupa Birliği tarafından finanse edilen Life Prometheus projesinde çalışan şef Petros Yiangou, insanların başlangıçta aslan balığından çekindiğini ancak zamanla bunun kaliteli ve lezzetli bir balık olduğunu kabul ettiğini söylüyor.

Lübnan ve Türkiye'de istilacı tür pazarı büyüyor

Bu istilacı türler için yeni pazarlar da oluşmaya başladı. Lübnan ve Türkiye’de aslan balığı gibi türler için pazarlar oluşurken, Atlantik mavi yengeçleri Tunus’ta alıcı buluyor.

Yunan deniz araştırmacıları ise balon balığındaki toksinlerin giderilerek çiftliklerde yetiştirilen levrekler için balık ununa dönüştürülmesi üzerine çalışmalar yürüttü.

Başka araştırmalarda istilacı türlerin kozmetik ürünlerde, gıda takviyelerinde, deri ürünlerinde ve ağrı kesici ürünlerde kullanılma ihtimali incelendi.

Tek bir neden yok

Bilim insanlarına göre Akdeniz’deki dönüşümü yalnızca tek bir faktörle açıklamak mümkün değil.

Deniz sıcaklıklarının yükselmesi istilacı türlerin yaşamasını kolaylaştırırken, Süveyş Kanalı da tropikal türlerin Akdeniz’e ulaşmasını sağlıyor. Bunun yanı sıra deniz ekosistemindeki çok sayıda değişken birbirini etkiliyor.

Marine and Environmental Research'ten Kleitou, denizin çok karmaşık bir sistem olduğunu ve aynı anda etkileşime giren çok sayıda değişken bulunduğunu belirtiyor.

Bu nedenle bilim insanları, istilacı türlerin yayılımının ve ekosistem üzerindeki etkilerinin kontrol altında tutulabilmesi için uzun vadeli ve sürekli izleme çalışmalarının gerekli olduğunu vurguluyor.

Kaynak: Gazete Oksijen