26 Mart 2026, Perşembe
Gece Modu Gece Modu Gündüz Modu Gündüz Modu
Haber Giriş: 26.03.2026 09:43 | Son Güncelleme: 26.03.2026 10:57

The Athletic'in futbol yazarları Dünya Kupası play-off eşleşmelerini yorumladı: Son 6 biletten biri Türkiye'nin olur mu?

2026 Dünya Kupası play-off'larında C Yolu'nda yer alan Türkiye, yarı finalde Romanya ile karşılaşacak. Arda Güler ve Kenan Yıldız gibi genç yetenekleriyle eşleşmenin mutlak favorisi gösterilen Ay-Yıldızlılar, bu engeli aşması halinde Slovakya-Kosova maçının galibiyle bilet için finalde kapışacak
The Athletic'in futbol yazarları Dünya Kupası play-off eşleşmelerini yorumladı: Son 6 biletten biri Türkiye'nin olur mu?
A+ Yazı Boyutunu Büyüt A- Yazı Boyutunu Küçült

The Athletic

Dünya Kupası’na katılma şansını sürdüren 16 Avrupa ülkesi, UEFA’nın kalan dört kontenjanı için önümüzdeki hafta kozlarını paylaşacak.

Takımlar dört ayrı yola ayrılmış durumda. Her yol, iki yarı final ve bir finalden oluşuyor ve kazanan ekip Dünya Kupası bileti alıyor. Finallerin oynanacağı sahalar ise mart ayında yapılan kura çekimiyle önceden belirlendi.

Turnuvadaki en dikkat çekici ekip, dört kez Dünya Kupası kazanan İtalya. Yarı finalde Kuzey İrlanda ile karşılaşacak olan İtalyanlar, bu tek maçlı iç saha mücadelesini geçmeleri halinde birkaç gün sonra Galler veya Bosna Hersek ile finalde karşı karşıya gelecek.

Tüm yarı finaller perşembe günü oynanacak, finaller ise 31 Mart Salı günü yapılacak.

Bu 16 takım, Dünya Kupası elemelerindeki performanslarının yanı sıra 2024-25 UEFA Uluslar Ligi sonuçlarıyla bu aşamaya gelmiş durumda.

Play-off eşleşmeleri

Dört farklı yol, tek hedef: Dünya Kupası

Yol A

Yarı final 1: İtalya – Kuzey İrlanda
Yarı final 2: Galler – Bosna Hersek
Final: Galler/Bosna Hersek – İtalya/Kuzey İrlanda

Yol B

Yarı final 3: Ukrayna – İsveç
Yarı final 4: Polonya – Arnavutluk
Final: Ukrayna/İsveç – Polonya/Arnavutluk

Yol C

Yarı final 5: Türkiye – Romanya
Yarı final 6: Slovakya – Kosova
Final: Slovakya/Kosova – Türkiye/Romanya

Yol D

Yarı final 7: Danimarka – Kuzey Makedonya
Yarı final 8: Çekya – İrlanda Cumhuriyeti
Final: Çekya/İrlanda Cumhuriyeti – Danimarka/Kuzey Makedonya

İtalya psikolojik engeli aşabilecek mi?

Seribaşı olan İtalya yarı finali kendi sahasında oynayacak, bu avantaj çok da rahatlatıcı değil. İtalyanlar, 2018 Dünya Kupası elemelerinde İsveç’e deplasmanda 1-0 kaybettikleri play-off ilk maçının rövanşını Milano’daki San Siro’da çevirememişti. Ayrıca Katar 2022 yolunda da yarı finalde Kuzey Makedonya’ya sahasında 1-0 kaybederek finali bile görememişlerdi.

Geçmişteki bu hayal kırıklıklarının yarattığı psikolojik yükle hareket eden İtalya’da, üst üste üçüncü Dünya Kupası’nı kaçırma korkusu hakim. Takımın en büyük sınavı, rakipten çok kendi başarısızlık korkusunu yenmek olacak.

Bu durum, eşleşmeyi büyük ölçüde zihinsel bir mücadeleye dönüştürüyor. İtalya, önceki play-off başarısızlıklarında da kağıt üzerinde rakiplerinden daha güçlüydü. Hatta katılamadıkları iki Dünya Kupası arasındaki süreçte Avrupa Şampiyonası’nı kazandılar. 2022’de İngiltere ve Almanya’nın yer aldığı Uluslar Ligi grubunu lider tamamladılar. Daha yakın tarihte, Eylül 2024’te Paris’te Fransa’yı 3-1 mağlup ettiler.

Korku ve baskı devreye girdiğinde bunların hiçbirinin önemi kalmıyor. Kura sonucu karşılaşabilecekleri İsveç, Kuzey Makedonya ve Kuzey İrlanda gibi rakipler, geçmiş başarısızlıkların adeta “hayaletleri” gibi. İsveç’in formu düşük olsa da Viktor Gyökeres ve Alexander Isak gibi isimlerin çıkış yakalama ihtimali, kura sonrası Kuzey İrlanda’nın gelmesini İtalyanlar için bir nebze rahatlatıcı kıldı.

İtalya Futbol Federasyonu (FIGC), Kuzey İrlanda maçının oynanacağı stat olarak Bergamo’yu seçti. Yaklaşık 23 bin kapasiteli New Balance Arena, Roma’daki Olimpiyat Stadı ve Milano’daki San Siro’ya kıyasla oldukça küçük. Bu tercihin nedeni, daha kompakt ve baskılı bir atmosfer yaratmak.

Dört yıl önce Palermo’da Kuzey Makedonya’ya karşı oynanan maçta görüldüğü gibi, sadece taraftar desteği tek başına yeterli olmayabiliyor.

James Horncastle

Galler-Bosna Hersek

Kura sonrası Galler cephesinde akıllar hemen, Dünya Kupası bileti için Cardiff’te İtalya ile oynanabilecek tek maçlık final ihtimaline kaydı.

Önce aşılması gereken Bosna Hersek engeli var ve kötü haber şu ki Galler, bu rakibini bugüne kadar hiç yenemedi.

İki takım sadece dört kez karşılaştı (Bosna Hersek’in 1992’de Yugoslavya’nın dağılması sonrası bağımsız olması nedeniyle bu sayı sınırlı), bu maçların ikisi 2016 Avrupa Şampiyonası elemelerinde oynandı ve o turnuvada yarı finale kadar çıkan Galler, grubunda sadece Bosna Hersek’i yenemedi.

Hatta Galler futbol tarihinin en unutulmaz yenilgilerinden biri de bu süreçte geldi. Galler, sahasında 2-0 kaybetmesine rağmen gruptaki diğer sonuçlar sayesinde 57 yıl sonra ilk kez büyük bir turnuvaya katılmayı başarmıştı.

Bosna Hersek ise bu eleme sürecinde tarihindeki ikinci Dünya Kupası’na katılmaya çok yaklaşmıştı. Avusturya deplasmanında öne geçerek grup lideri olarak turnuvaya gitmeye hazırlanırken, son dakikalarda yedikleri golle maç 1-1 bitti ve play-off’a kaldılar.

Yine de bu yarı finalde hafif favori Galler. Bunun en büyük nedeni iç saha avantajı. Cardiff City Stadyumu’nda oynanan büyük eleme maçlarında “Kırmızı Duvar” olarak bilinen taraftar grubunun yarattığı atmosfer oldukça etkili.

Galler, son iki büyük turnuvanın play-off süreçlerinde Cardiff’te Avusturya, Ukrayna ve Finlandiya’yı mağlup etti. Tek istisna ise Euro 2024 bileti için Polonya’ya penaltılarla kaybettikleri maç oldu.

Galler Teknik Direktörü Craig Bellamy, kasım ayındaki kura sonrası “Kendi sahamızda oynamak bizim için çok önemli” ifadelerini kullandı.

Bu nedenle Galler’in, hem Bosna Hersek’e hem de olası bir finalde İtalya’ya karşı favori gösterilmesi şaşırtıcı değil.

Tim Spiers

Potter, İsveç’i ayağa kaldırabilecek mi?

Form durumuna bakıldığında İsveç, Dünya Kupası’na katılma şansı bulunan takımlar arasında belki de en zayıf ekip. Üstelik bu durum sadece Avrupa ile sınırlı değil.

Play-off’taki 16 takım arasında eleme grubunda tek bir galibiyet alamayan tek ekip İsveç. Bu, kadrolarında Viktor Gyökeres ve Alexander Isak gibi Avrupa’nın en formda forvetlerinden ikisinin yanı sıra Anthony Elanga, Lucas Bergvall ve Gabriel Gudmundsson gibi Premier Lig oyuncuları bulunmasına rağmen böyle.

İsveç’in bu aşamada yer almasının nedeni, bir süre önce Uluslar Ligi’nde gösterdiği performans. Ve buna rağmen Dünya Kupası finallerine sadece iki galibiyet uzaklıktalar.

Peki Ukrayna deplasmanında (maç Ukrayna’da değil, İspanya’nın Valencia kentinde oynanacak) kazanıp ardından Polonya veya Arnavutluk’a karşı ev sahibi avantajıyla final oynayabilirler mi? Kadro kalitesi bunu mümkün kılıyor. Asıl soru, teknik direktör Graham Potter’ın zor durumdaki bir futbol ülkesinden maksimum verimi alıp alamayacağı.

Ukrayna ise beklentilere paralel bir grup performansı sergiledi. Fransa’nın gerisinde kalarak liderliği kaçırdılar, ancak İzlanda’yı geride bıraktılar.

Maçın İspanya’da oynanacak olması Ukrayna’nın “iç saha” avantajını bir miktar azaltıyor. (Rusya’nın 2021’deki işgali sonrası Ukrayna maçlarını genellikle Polonya’da oynuyordu; aynı yoldaki diğer yarı finalde Polonya’nın ev sahibi olması planları değiştirdi.) Buna rağmen Ukrayna bu eşleşmenin favorisi konumunda.

Tim Spiers

Zor maç, kilidi Lewandowski açabilir

Polonya, Varşova’da son derece tehlikeli bir rakip. Eleme sürecinde sahasında yenilgi yüzü görmeyen Polonyalılar; Finlandiya, Litvanya ve Malta’yı mağlup ederken Hollanda ile 1-1 berabere kaldı.

Grup son haftaya kadar taşındı. Yenilgisiz Hollanda’nın Amsterdam’da Litvanya’yı yenmesi gerekiyordu ve bunu başardılar. Böylece Polonya, beklendiği üzere play-off’a kalmak zorunda kaldı.

Polonya’dan ne alacağınızı büyük ölçüde bilirsiniz; organize, dirençli ve zor yenilen bir takım. Ve büyük ihtimalle Robert Lewandowski golünü atar. Grup aşamasındaki sekiz maçta dört gol kaydeden 37 yaşındaki Barcelona forveti, Polonya’nın üst üste üçüncü Dünya Kupası’na gitme yolundaki en belirleyici isim olabilir.

Arnavutluk ise tarihinde hiç Dünya Kupası’nda oynamadı, son iki Avrupa Şampiyonası’na katıldı. Yarı finalin ve olası finalin kendi sahalarında oynanmayacak olması, güçlü savunma performansları düşünüldüğünde onlar adına önemli bir dezavantaj. Nitekim Kasım ayında İngiltere’ye 2-0 kaybettikleri maça kadar, evlerinde oynadıkları sekiz eleme maçında gol bile yememişlerdi.

Teknik direktör Sylvinho, Arsenal ve Barcelona formaları giymiş eski Brezilya milli oyuncusu, milli takımla önemli bir çıkış yakaladı. 2024 Avrupa Şampiyonası’nda İspanya, İtalya ve Hırvatistan gibi güçlü rakiplerin yer aldığı grupta etkileyici bir performans sergilediler. Ayrıca Sırbistan’ı geride bırakarak bu play-off’a kalmaları dikkat çekiciydi.

Arnavutluk’un yaratıcı hücum oyuncuları var ve kesinlikle hafife alınmamalı. Polonya bir adım önde görünse de bu eşleşme Avrupa’daki en dengesi zor karşılaşmalardan biri olabilir.

Tim Spiers

Türkiye favori, genç yıldızlar sahnede

Bazı takımlar bu play-off’larda yer almaktan dolayı hayal kırıklığı yaşayabilir, Türkiye bunlardan biri olmamalı. Teknik direktör Vincenzo Montella, en iddialı anlarında Avrupa şampiyonu İspanya’nın önünde grubu bitirmeyi hayal etmiş olabilir, gerçekçi hedef güçlü bir ikincilikti.

Eylül ayında İspanya karşısında sahada alınan 6-0’lık ağır yenilgi dışında Türkiye, diğer maçlarda beklentilere paralel bir performans sergiledi. Bu nedenle Ay-Yıldızlılar, UEFA play-off’larında C Yolu’nun favorisi olarak öne çıkıyor.

Bu kadar yetenekli bir oyuncu grubunun Dünya Kupası’nda yer almaması büyük kayıp olur. Arda Güler, Kenan Yıldız ve Can Uzun gibi genç yıldızların yanı sıra Hakan Çalhanoğlu, Barış Alper Yılmaz ve Kerem Aktürkoğlu gibi tecrübeli isimler, Montella’nın doğru sistemi bulması halinde oldukça tehlikeli bir takım oluşturabilir.

Romanya ise bu aşamaya Uluslar Ligi sayesinde geldi. Dünya Kupası elemelerindeki performansları, yarı finalin ötesine geçebileceklerini pek göstermiyor.

Grup lideri Avusturya’nın altı puan gerisinde kaldılar. Ekim ayında Avusturya’yı sürpriz şekilde mağlup etmelerine rağmen, bir ay önce Kıbrıs ile 2-2 berabere kalmaları takımın istikrarsızlığını ortaya koydu.

Kağıt üzerinde Türkiye’nin bu eşleşmeyi nispeten rahat geçmesi bekleniyor.

Nick Miller

Romantik hikaye mi, gerçekçi güç mü?

Kosova’nın Dünya Kupası’na katılma ihtimali oldukça “romantik” bir hikaye. Çünkü bundan sadece 10 yıl önce uluslararası futbol sahnesinde resmi olarak bile yer almıyorlardı.

Yugoslavya’nın dağılmasının ardından uzun ve zorlu bir süreçten geçen Kosova, siyasi engeller ve hayal kırıklıklarıyla dolu bir yolun ardından 2016’da FIFA’ya kabul edildi. O günden bu yana ise beklentilerin üzerinde bir performans sergiliyorlar.

Euro 2024 play-off’larına kaldılar, geçen yıl Uluslar Ligi’nde B Ligi’ne yükseldiler ve Dünya Kupası elemelerinde İsveç’in çöküşünden faydalanarak İsviçre’nin arkasında dikkat çekici bir ikincilik elde ettiler. Üstelik İsveç’i iki maçta da mağlup etmeleri büyük başarıydı.

Tüm bu hikayeye rağmen bu yoldan Dünya Kupası’na gitmeleri oldukça zor görünüyor.

Slovakya ise bağımsız bir ülke olarak ikinci kez Dünya Kupası’na katılmayı hedefliyor. Grup performansları, bu eşleşmeyi geçebileceklerini gösteriyor. Almanya’nın önünde grup lideri olmaları beklenmiyordu ve nitekim ikinci sırada tamamladılar. Ancak Eylül ayında dört kez Dünya Kupası kazanan Almanya’yı 2-0 mağlup etmeleri tarihî bir sonuç olarak kayıtlara geçti.

Bir ay sonra Kuzey İrlanda’ya 2-0 kaybetmeleri bir tökezleme olsa da, bu yarı finalin ardından romantik beklentilerin yerini gerçekçilik alabilir.

Nick Miller

Danimarka favori, sürpriz olur mu?

Danimarka’nın doğrudan katılımı kaçırmasının psikolojik etkisi ne olacak? Kağıt üzerinde grubu rahat lider bitirmeleri bekleniyordu. FIFA sıralamasındaki yerleri (21.), Dünya Kupası tecrübeleri (son yedi turnuvanın beşine katıldılar) ve Andreas Christensen, Christian Norgaard, Christian Eriksen ve Rasmus Hojlund gibi kaliteli oyuncular bunu destekliyordu. Ancak son anda İskoçya’ya takıldılar.

Glasgow’daki o dramatik maçta uzun süre daha iyi oynadıklarını ve skor 1-1’ken Rasmus Kristensen’in gördüğü ağır kırmızı kartın işleri bozduğunu düşünebilirler.

Öte yandan, daha önce İskoçya ve Belarus (FIFA sıralamasında 97.) ile sahalarında berabere kalmaları, aslında bu noktaya gelmelerine neden oldu.

Yine de bu eşleşmenin favorisi Danimarka. Kuzey Makedonya, grubunun son maçına doğrudan katılım şansıyla girdi (her ne kadar umutları Belçika’nın Liechtenstein’a yenilmesine bağlı olsa da), ancak Cardiff’te Galler’e 7-1 kaybettikleri ağır yenilgi büyük hayal kırıklığı yarattı.

Bu sonuç, Uluslar Ligi sayesinde zaten play-off bileti almalarının yarattığı rahatlıktan mı kaynaklandı bilinmez, ancak özgüven açısından iyi bir tablo sunmuyor.

Kuzey Makedonya daha önce 2022 Dünya Kupası elemelerinde İtalya’yı eleyerek dikkat çekmişti. Ancak bu kez Danimarka’nın tur atlamaması büyük bir sürpriz olur.

Nick Miller

Çekya-İrlanda

İrlanda’nın Macaristan’a karşı son dakikada aldığı galibiyetle bu aşamaya ulaşmasının yarattığı patlayıcı coşkunun ardından, Prag’da alınacak dar bir yenilgiyle yarış dışı kalmaları biraz sönük bir son olurdu.

Soğuk gerçek şu ki, İrlanda o “büyülü birkaç gün” öncesinde eleme sürecinde oldukça çaresiz bir görüntü sergiliyordu. Troy Parrott’un kısa bir süreliğine, Portekiz’e karşı kendi sahalarında ve Budapeşte’de adeta Robert Lewandowski’ye dönüşmesi dışında takım pek varlık gösteremedi.

Eylül ayında Ermenistan deplasmanında alınan 2-1’lik yenilginin ardından, takımın kaçınılmaza teslim olduğu hissi oluşmuştu. Bu yüzden bu temelde ve genel eleme performansı dikkate alındığında, mantıken favori Çekya olarak görülüyor.

Bununla birlikte, bu muhtemelen İrlanda’nın gerçekçi olarak çekebileceği en uygun yarı final eşleşmesiydi.

Çekler, gruplarında hem sonuçlar hem de genel kalite açısından Hırvatistan’ın oldukça gerisinde kaldı. 2018 Dünya Kupası finalisti ve 2022 üçüncüsü bir takımın arkasında ikinci olmak elbette ayıp değil. Nitekim Luka Modric’in takımına karşı sahalarında beraberlik almayı da başardılar.

Grup L’deki diğer üç rakip Karadağ, Faroe Adaları ve Cebelitarık’tı; yani normal şartlarda onları çok zorlamaması gereken takımlar.

Ekim ayında Faroe Adaları deplasmanında alınan 2-1’lik yenilgi, doğrudan katılım şansını tehlikeye attı. Sonrasında toparlansalar da genel olarak ikna edici olmaktan uzaktılar.

Ah, kahretsin… Kasım ayında Macaristan’da yaşanan o sahnelerden sonra İrlanda’yı tutmamak için gerçekten taş kalpli olmak gerekir.

Nick Miller

Kaynak: Gazete Oksijen