23 Haziran 2026, Salı
Gece Modu Gece Modu Gündüz Modu Gündüz Modu
Haber Giriş: 22.06.2026 22:06 | Son Güncelleme: 22.06.2026 22:24

Messi’yi bir de Xavi’den okuyun: “Futbolun Michael Jordan’ıdır, eşi benzeri yoktur, adeta insanüstüdür”

Barcelona’nın eski kaptanı ve beyni, hatta 2024’e kadar teknik direktörü Xavi, Messi’den daha iyi bir oyuncu izleyebileceğine inanmıyor. Ama neden? The Athletic’e yazdığı yazıda eski takım arkadaşını anlattı
Messi’yi bir de Xavi’den okuyun: “Futbolun Michael Jordan’ıdır, eşi benzeri yoktur, adeta insanüstüdür”
A+ Yazı Boyutunu Büyüt A- Yazı Boyutunu Küçült

Xavi / The Athletic

Lionel Messi’nin adını duyduğumda 20 yaşındaydım.

Barcelona’nın gençlik takımlarından birinin antrenörü, Arjantin’den gelip akademiye katılan bir çocuktan bahsetti. Onun gibi birini daha önce hiç görmediğini anlattı. Dürüst olmak gerekirse, şüpheyle yaklaştım. Barcelona’nın sisteminden pek çok gelecek vaat eden çocuk gelip geçiyordu. Bir oyuncu ancak A takıma yükseldiğinde değerlendirilebilir diye düşünüyordum.

Bana “Xavi, bu çocuk farklı” dedi.

Sonraki yıllarda Barcelona’nın kurum içi televizyon kanalında Messi’nin videolarını izlediğimi hatırlıyorum. Yaptığı numaraları, attığı golleri… Dört ya da beş savunma oyuncusunu geçip kaleciyi de çalımlayarak attığı gollerdi bunlar. Doğaüstü bir yetenek gibi duruyordu ama zaten pek çok genç de öyle görünür. Kanalda sadece en iyi anlarını yayınlarlardı.

2004’te o aynı hoca bana bir mesaj gönderdi: “Sana bahsettiğim o Arjantinli yarın seninle antrenmana çıkacak.” Ben de “İşte bu çocuğun gerçekten ne kadar iyi olduğunu görme zamanı gelmiş” diye düşündüm.

İlk antrenmanda gördük

O ilk antrenmanı hâlâ hatırlarım. Top kontrolü, dribling, pasları, takım arkadaşlarıyla uyumunu… Her şeyi yapabiliyordu. Resmen bir fenomendi.

Gördüklerime inanamadım. Carles Puyol, Victor Valdes, Deco ve Ronaldinho gibi diğer tecrübeli oyuncular da benimle aynı durumdaydı. Sanki “Bu çocuk normal değil” der gibi birbirimize baktık. Leo daha 16 yaşındaydı ama hemen kulübün en iyi oyuncusu haline gelmişti.

Çok çalışkandı ve hırslı bir rakipti. Toplu oyunda da topsuz oyunda da inanılmaz derecede agresifti, başarıya açtı. Hücuma çıktığında gösterişli oynamazdı, süslü ayak hareketleri sergilemezdi; doğrudan ve tek bir amaca odaklanmıştı. Tanrım, o çocuğun kaleye hücum etme şekli… Nadir görülen bir manzaraydı. Barcelona’da bile o tür bir yetenek bulunmazdı.

Leo, futbol dışında utangaç ve içine kapanık biriydi. A takıma katılmasından kısa süre sonra Asya turunda onunla aynı odayı paylaştım. Televizyonu açmak için bile benden izin isterdi. “Sorun değil, bana hesap vermek zorunda değilsin” diyerek onu rahatlatmaya çalışırdım.

Sahada ise sürekli konuşurduk. “Maki, bu adam bana çok yapışıyor, arkasına at” der, derin bir koşuyla markajından kurtulurdu. Bazen topa dokunamadığı için huzursuz göründüğünü fark ederdim. Ona, “Geri gel, geri gel” derdim. Bana, Andres Iniesta’ya, Busi’ye (Sergio Busquets) ve oyunun olduğu yere doğru yaklaşırdı. Leo topa ne kadar çok dokunursa, takım için o kadar faydalı olurdu. Onun mutlu olmasını, sürekli oyuna dahil olmasını istiyorduk.

Onunla oynayamayan
futbol bilmiyordur

Onunla oynamak kolaydı. Hem de çok. Messi ile paslaşamıyorsanız, futbol oynayamıyorsunuz demektir, bu kadar basit. Leo’ya pas atarsanız o da tam doğru anda size mükemmel bir şekilde geri verirdi. Üstelik hep doğru ayağınıza. Pas atmayı her zaman seven biri olduğumdan onunla oynamak benim için bir ayrıcalıktı. Leo beni daha iyi bir futbolcu yaptı. Ben de onun için elimden geleni yapmaya çalıştım.

Aynı zamanda muhteşem bir takım arkadaşıydı. Başlarda sessiz bir liderdi. Sahada hep top istiyordu, her zaman o kişiliğini yansıtıyordu ama yavaş yavaş daha fazla sorumluluk üstlenmeye başladı. 2015’te Barça’dan ayrıldığımda, harika bir iletişimci olmuştu bile; maçlardan önce takım arkadaşlarını cesaretlendiren oydu. Bugünse Arjantin milli takımında, hem sözleriyle hem de yaptıklarıyla tartışmasız lider olduğunu görebilirsiniz. Bu onun içinden geliyor. Kazanma arzusu sönecek gibi değil. Messi’nin hiçbir maça hazırlıksız çıktığını göremezsiniz. Futbola kattığı tutku çok Arjantinli bir his, çok rekabetçi. Bundan kaçamazsınız.

Bütün Real’i geçti

Aklımda kalan pek çok Messi performansı var, ama bir tanesini seçmem gerekirse, o da 2011’deki Real Madrid’e karşı oynadığımız Şampiyonlar Ligi yarı finali olurdu. Bernabeu’da oynanan ilk maçtı. Jose Mourinho yüzünden çimler uzun bırakılmıştı; golsüz berabere kalmayı hedeflediklerini görebiliyorduk. Leo ilk golü attı, ardından Maradona tarzı bir çıkışla rakiplerini tek tek geçip gitti. Lassana Diarra’yı, Xabi Alonso’yu, Raul Albiol’u ve Sergio Ramos’u tek tek bire birde geçti. O gün hiç futbol oynamamıştık. Hiçbir şey olmuyordu. Sonra Messi ortaya çıktı. Bunu yapabilecek oyuncu oydu. Takım oyunumuz aksasa da elimizde tarihin en iyi oyuncusu gibi bir koz vardı. Messi, tek başına bizim için maçlar aldı.

Top sürüşüne bakın

Onu izlerken şimdi bile duygulanıyorum. Ben 39 yaşına kadar devam ettim, ama o zamana kadar Katar ligindeydim ve İspanya milli takımında oynamayı yıllar önce bırakmıştım. Leo şimdi o yaşta fakat baktığınız zaman hâlâ aynı görünüyor. Hiç değişmemiş. Ayaklarının hâlâ nasıl çalıştığına bakın, şu küçük dokunuşlarla çabuk çabuk top sürüşüne: Tık, tık, tık… Onun yerinde başkası olsa 2022 Dünya Kupası’nı kazandıktan sonra emekli olurdu, o ise tam bir rekabet canavarı. Tekrar kazanabileceğine inanıyor.

Arjantin’in son aşamalara ulaşacağından hiç şüphem yok. Hem de Messi’nin en iyi halini göreceğiz. Sahne onun. Birçok kişi onun fiziksel olarak iyi durumda olmadığını, eskisi gibi oynayamayacağını söylese de o kendini zihinsel olarak buna hazırladı. Sonra sahaya çıktı ve hat-trick yaptı.

Hepimizin yerinde oynar

Cezayir’e attığı ilk gol tam bir Leo golüydü. Rodrigo De Paul başını kaldırdığında, Leo tam da doğru yerde, topu almak için mükemmel bir noktadaydı. Sonra üç kez arkasına baktı. Onun sırlarından biri de bu. Sürekli etrafa bakıyor, durmadan çevresinde neler olup bittiğini değerlendiriyor. Her şeyi kafasında tutuyor. Çoğu zaman sadece yürüyor gibi görünse de her an etrafını izliyor. Takım arkadaşları kendi aralarında pas yaparken o rakip takımın defansif orta saha oyuncusunun, stoperin ne yaptığını ve boş alanların nerede olduğunu analiz ediyor. Oyuna dair kavrayışı birinci sınıf.

Barcelona’da eskiden çok fazla zihinsel egzersiz yapardık. Boş alanları, serbest kalan oyuncuyu bulmanızı gerektiren bu araştırmaların ustası Leo idi. Iniesta’nın pozisyonunda, Busquets’in pozisyonunda, Puyol’un pozisyonunda, benim pozisyonumda bile oynayabilirdi desem abartmış sayılmam… Her şeyi her pozisyondaki en iyi oyuncu kadar yapabilirdi. Bu durum bugün de geçerli.

Cezayir maçından sonra Leo’ya mesaj attım. Ona, yaptıklarını görünce gülmekten başka bir şey yapamadığımı, bunun şaka gibi bir şey olduğunu söyledim. Çılgınca, gerçekten akıl dışı bir şeydi. Ama Leo böyle bir oyuncudur işte. Her zaman tam doğru anda ortaya çıkar. Benim için o eşsizdir. Benzersiz. Neredeyse insanüstü.

Neden Jordan?

Onun futbolun Michael Jordan’ı olduğunu söylerim hep. Bu oyunda onunla kıyaslanacak kimse yok. Uzun soluklu kariyeri sayesinde geçmişin efsanelerini geride bıraktı: Son 20 yıldır en iyisi o. Bunca zaman geçtikten sonra bile sahaya çıkıp bize bunu gösteriyor.

Zihniyeti olağanüstü. Bana göre onu diğerlerinden ayıran şey bu. Kaybetmeye tahammül edemez. Futbol için mükemmel bir mizaca ve mükemmel bir fiziğe sahip. Sanki vücudu bu oyun için adeta özel olarak yaratılmış. Cezayir maçında attığı golleri bir kenara bırakın; oyunundaki çok yönlülüğe, fiziksel kondisyonuna, oyuna kattığı o muazzam azim ve hırsa bakın. Onda eşsiz bir şampiyon zihniyeti var.
16 yaşındayken onun olağanüstü bir yetenek olduğunu görebiliyordum ama bu kadar uzun süre zirvede kalması gerçekten olağanüstü. Leo ile birlikte oynamış olmaktan, tarihte onunla aynı dönemi paylaşmış olmaktan dolayı minnettarım.

Onun gibi bir futbolcuyu bir daha asla göremeyeceğimize inanıyorum.

©2026 The Athletic Media Company. Her hakkı saklıdır. The New York Times Licensing Group tarafından dağıtılmıştır. Bu makalenini orijinali The Athletic’te yayımlanmıştır.