14 Nisan 2024, Pazar
Haber Giriş: 16.02.2024 04:30 | Son Güncelleme: 17.02.2024 23:15

Yemeklerle kimliğimizi ifade ediyoruz

Şef, lokanta sahibi ve yazar Marcus Samuelsson’a göre mutfaktan çıkan yemekleri başkalarıyla paylaşmak “Ben buyum” demek. Samuelsson, bize yemeğin kültürel mirasımızla ilgili anlattıklarını aktarıyor
Fariyal Abdullahi ve Marcus Samuelsson, New York’ta Hav&Mar restoranda. Fotoğraf: Lanna Apisukh / The New York Times
Fariyal Abdullahi ve Marcus Samuelsson, New York’ta Hav&Mar restoranda. Fotoğraf: Lanna Apisukh / The New York Times

Marcus Samuelsson / The New York Times

Mutfağımda çalışmaya başlayan şeflere hep aynı soruyu sorarım: “Evde ne yemek pişiriyorsun?” Genellikle bir sürü cevap gelir. Manhattan’daki yeni restoranım Hav & Mar’daki aşçıbaşı Fariyal Abdullahi en gözde yemeğinin “tibs” olduğunu söyledi. Bu sebzeli et sote geleneksel bir Etiyopya yemeği ve ülkenin birçok bölgesinde çok seviliyor. 250 bin kişilik bir kabileden gelen Fariyal bu yemeği kendi kabilesinin benzersiz tarzında hazırlıyor. Evde ne pişirdiğimiz sorulunca sohbet başlıyor ve konu hemen kişisel bir boyut kazanıyor. Kendimiz ve yakınlarımız için pişirdiğimiz yemekler nereden geldiğimizi ve rahatlamak için nereye döndüğümüz yansıtıyor. Aslında öğrenilen bir dil.