19 Haziran 2024, Çarşamba Gazete Oksijen
Haber Giriş: 10.06.2024 14:30 | Son Güncelleme: 12.06.2024 15:42

Mükemmel CV yazmanın sırları

The Economist’in iş hayatı köşesi Bartleby’nin yazarına göre işveren tarafı bir iş başvurusuna ortalama 7.4 saniye zaman harcıyor. Bunun için her satır önemli. İşte her yaştan profesyonellere öğütler…
Mükemmel CV yazmanın sırları

Bir partide yeni biriyle tanıştığınızı düşünün. Başarılı bir ilk karşılaşmanın sırrı nedir? Birinci ders, 1980’lerden kalma bir şampuan reklamı sloganından: İlk izlenimi yaratmak için asla ikinci bir fırsatınız olmaz. İkincisi, dikkat çekmek için fazladan bir şeyler yapmanıza, mesela bere takmanıza ya da kürk giymenize gerek yok. Üçüncü ders, söyledikleriniz kadar söylemediklerinizin de önemli olduğunu unutmamak.

Aynı ilkeler özgeçmiş yazmak konusunda da geçerli. Özgeçmiş, şimdiye kadar yaptığınız tüm işlerin listesi değildir. Otobiyografiniz de değildir. Tıpkı saç bakım reklamı gibi bir pazarlama aracıdır. Hedef kitleniz işe alım uzmanları ve müdürlerinden oluşur. Tıpkı bir kokteylde karşılaştığınız diğer konuklar gibi, konuşmaya devam etmek isteyip istemediklerine karar vermeleri uzun sürmez. Bir araştırmaya göre, bu profesyoneller bir iş başvurusuna ortalama 7.4 saniye zaman harcıyor. Bartleby köşenizin konuk yazarı olarak bu kısıtlı saniyeleri en iyi şekilde değerlendirebilmeniz için birkaç ipucu vereceğim.

Süslemekten vazgeçin

Özgeçmişin bir numaralı görevi, okuyacak kişiyi oyalamamaktır. Yani eğer arka plana adınızın baş harflerinizden bir filigran eklemeyi düşünüyorsanız bir kez daha düşünün derim. Çok zorlamış olursunuz. Temiz, basit bir format kullanın ve süslü yazı tiplerinden kaçının (Arial veya Helvetica iyidir, Century Gothic kötüdür).

“CV’mi aldınız mı?” diye sormayın

Renk eklemek, deniz mavisi bir arka plan kullanmak demek değildir. Yazıları mor yapmak da değildir. Klişeler, elenmenize neden olabilir. Yazım hataları da öyle. Bu yüzden otomatik yazım denetimi kullanın ve CV’nizi tekrar tekrar okuyun. Kendi adını ve iletişim bilgilerini eklemeyi unutan insanların sayısını bilseniz şaşarsınız. “Kültürlü ve tutkulu bir profesyonel” ya da “detaylara önem veren biriyim” gibi basmakalıp laflardan sakının. Bırakın, sizi gerçek olgular anlatsın. Ama tüm gerçekler değil. Ne kadar eli çabuk biri olduğunuzu anlatmak için “Overwatch” adlı bilgisayar oyunundaki puanlarınızı yazmak size iyi bir fikir gibi gelebilir. Ancak işe alım uzmanları buna bakıp elinizde oyun konsolu, bir koltukta saatler geçiren biri olduğunuz kanaatine de varabilir.

Özgeçmişinizi hazırlamaya bir saat gibi kısa bir süre ayırmayın. İyice parlatmak için kendinize zaman ayırın. CV’niz sizin özünüzü anlatacak hale gelene kadar metni yoğunlaştırın, filtreleyin ve damıtın. Dünyanın en iyi sekiz hastanesinde ihtisas yapsanız veya Christine Lagarde olsanız bile, herkesin özgeçmişi bir sayfaya sığar. Kimsenin sizin motivasyon mektubunuzu okuyacak zamanı yok. Daha 17 yaşındayken yaz tatilinde üç haftalığına dayınızın nalbur dükkanında defter tutmuş olabilirsiniz ama artık 25 yaşını geçtiniz ve kimsenin bunu bilmesine gerek yok. Yaşınız ilerledikçe, iş deneyimine eğitimden daha fazla öncelik vermelisiniz.

İki iş arasında ne yaptığınızı anlatmayın

Özgeçmişinizi her başvuruya özel değişiklikleri yaparak ve farklı alanları vurgulayarak hazırlayın. Aksi takdirde, tanıştığı her kişiye aynı hikayeyi anlatan sıkıcı biri gibi olursunuz. Her işe alım uzmanı aynı şeylerle ilgilenmez. Ölçülebilir bir başarınız varsa bunu ifade edin. Mesela yaz stajını tamamlayıp altı birleşme ve satın alma anlaşmasında çalışmış ikinci sınıf bir hukuk öğrencisi misiniz? O zaman bunu yazın.

Özgeçmişinizdeki makul zaman boşluklarından endişe duymayın. Hayat devam eder ve insanlar bazen izin alır. Kafanızı boşaltmak ve şarj olmak için iki iş arasında üç ay boyunca Machu Picchu’da yürüyüş yaptığınızı açıklamak zorunda değilsiniz. Tabii kariyerinizde on yıllık bir boşluk varsa iş değişir. Sürekli iş değiştirmek de işveren tarafında, partideki bir yabancıya hiç uzun süreli bir ilişki yaşamadığınızı itiraf etmek türünden bir uyarı işareti olabilir. Ancak iş geçmişinizin doğası buysa ne kadar ustaca gizlemeye çalışırsanız çalışın, sorunu iyi bir özgeçmişle çözemezsiniz.

Başvurunuzu gönderdikten sonra, muhtemel işverenlere ulaşıp ulaşmadığını öğrenmek için e-posta göndermekten kaçının. Önceki mesajlarının ulaşıp ulaşmadığını görmek için mesaj atan sinir bozucu insanlar gibi görünme riskiniz vardır.

Benmerkezci görünmeyin

Amerikalı romancı David Foster Wallace, 2005 yılında Kenyon College’da yaptığı konuşmada, “benmerkezci” olmanın tehlikelerine işaret etmek için etrafından habersiz bir balık metaforunu kullanmıştı. Aynı konuşmada hayatınızın dış dünyaya dair keskin bir farkındalığı yansıtması gerektiğini anlatmıştı. Özgeçmişiniz de öyle olmalı. Becerileriniz ve başarılarınızla ilgili bir sunum hazırlamak kaçınılmaz olarak Wallace’ın deyimiyle “kendi kafatasınız büyüklüğündeki krallığınızın” baskınlığını ve bencilliğini yansıtacaktır. Bu nedenle, iş piyasasına girerken Wallace’ın genç mezunlara verdiği öğüde kulak verin ve her zaman daha büyük bir düzen içindeki yerinizin farkında olmaya çalışın: “Suyun içindeyim... Suyun içindeyim” diye sürekli kendine durumu hatıratan bir balık gibi… 

The Economist’ten alınmış, Oksijen tarafından çevrilerek lisanslı olarak yayınlanmıştır. Orijinal metne www.economist.com adresinden ulaşabilirsiniz.