13 Ekim 2026, Salı
Gece Modu Gece Modu Gündüz Modu Gündüz Modu
Haber Giriş: 13.10.2026 17:47 | Son Güncelleme: 13.10.2026 19:21

AİHM hak ihlali kararı vermişti: Osman Kavala’nın yeniden yargılanma talebi reddedildi

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, AİHM Büyük Dairesi’nin hak ihlali kararının ardından Osman Kavala’nın yaptığı yeniden yargılanma talebini reddetti. Kavala’nın avukatları, kesinleşen mahkûmiyet hükmünün infazının durdurulmasını ve tahliye kararı verilmesini istemişti
AİHM hak ihlali kararı vermişti: Osman Kavala’nın yeniden yargılanma talebi reddedildi

Gezi Parkı davasında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm edilen Osman Kavala’nın, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Büyük Dairesi’nin hak ihlali kararı doğrultusunda yaptığı yeniden yargılanma başvurusu reddedildi.

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, Osman Kavala hakkında 13 Ekim 2026 tarihli ek kararını açıkladı. Kavala’nın avukatları, AİHM Büyük Dairesi'nin 25 Ağustos 2026 tarihli kararını gerekçe göstererek yeniden yargılama yapılması, hükmün infazının durdurulması ve Kavala’nın tahliyesi talebiyle mahkemeye başvurmuştu. Mahkeme, Cumhuriyet savcısının yazılı mütalaasını aldıktan sonra başvuruyu değerlendirdi.

Mahkeme kararında, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin kabul edilebilirlik koşullarına ilişkin hükümlerine atıf yaparak iç hukuk yollarının tüketilmesi şartının temel usul koşullarından biri olduğunu belirtti.

Kararın gerekesi: AİHM temyiz mahkemesi değil

AİHM’nin bir temyiz mahkemesi olmadığı yönünde değerlendirmede bulunan mahkeme, delillerin kabul edilebilirliği ya da değerlendirilmesinin ulusal hukuk ve ulusal mahkemelerin yetkisinde olduğunu savundu. Kararda, aksi bir yaklaşımın AİHM’nin "ilk derece mahkemesi veya temyiz mahkemesi gibi hareket etmesi" sonucunu doğuracağı ifade edildi.

Oy birliğiyle ret

Mahkeme, Kavala’nın avukatlarının infazın durdurulması, tahliye ve yeniden yargılama taleplerinin CMK’nin 318/3. maddesi kapsamında reddine karar verdi. İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi ayrıca 2021/178 esas, 2022/178 karar sayılı hükmün infazının devamına hükmetti.

Karar oy birliğiyle alındı. Ek karara karşı, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesine itiraz yolu açık bırakıldı.

AİHM, ihlaller tespit etmişti

AİHM Büyük Dairesi, 25 Ağustos’ta Kavala’nın ikinci başvurusunu karara bağladı. Mahkeme, Kavala’nın tutukluluğu ve Gezi davasında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm edilmesiyle bağlantılı olarak Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamındaki haklarının ihlal edildiğine hükmetti.

Büyük Daire, Türkiye’nin Kavala’nın mümkün olan en kısa sürede serbest bırakılmasını sağlayacak adımları atması gerektiğini belirtti. Kararda, mahkûmiyetin yol açtığı sonuçların da ortadan kaldırılması gerektiği vurgulandı.

AİHM’in kararı, Kavala’nın yalnızca cezaevinde tutulmasına değil, Gezi davasında mahkûmiyetle sonuçlanan yargılama sürecine de ilişkin ihlal tespitleri içeriyordu. Bu nedenle karar, Türkiye’nin Kavala’nın özgürlüğünü sağlamasının yanı sıra mahkûmiyetin sonuçlarını gidirmek için hangi adımları atacağı sorusunu da gündeme getirdi.

Başvuru hangi hukuki düzenlemeye dayanıyordu?

Kavala’nın avukatları, başvurularını Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 311. maddesi kapsamında yaptı. Hükümlü lehine yargılamanın yenilenmesini düzenleyen madde, kesinleşmiş bir ceza hükmünün Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi veya ek protokollerinin ihlali suretiyle verildiğinin AİHM’in kesinleşmiş kararıyla tespit edilmesini yeniden yargılama nedenleri arasında sayıyor.

CMK’nın 311. maddesindeki düzenleme, AİHM kararlarının ulusal yargılamalar bakımından doğurabileceği sonuçlar açısından önem taşıyor. Bu hüküm, AİHM’in ihlal kararının ardından yeniden yargılama talep edilmesine hukuki zemin sağlıyor.

Kavala’nın avukatları, bu hükümler doğrultusunda hem yeniden yargılama yapılmasını hem de mahkûmiyetin infazının durdurularak tahliye kararı verilmesini istemişti.

İlk AİHM kararı da uygulanmamıştı

Osman Kavala, Gezi Parkı eylemleriyle bağlantılı suçlamalar kapsamında 18 Ekim 2017’de gözaltına alındı ve 1 Kasım 2017’de tutuklandı. AİHM, 10 Aralık 2019’da Kavala’nın tutukluluğunun hak ihlali oluşturduğuna ve derhal serbest bırakılması gerektiğine karar verdi. Buna rağmen Kavala cezaevinde kalmaya devam etti.

18 Şubat 2020’de Gezi davasında beraat eden Kavala, cezaevinden çıkamadan bu kez 15 Temmuz darbe girişimiyle bağlantılı suçlamalar kapsamında yeniden gözaltına alındı ve tutuklandı. Hakkında daha sonra casusluk suçlamasıyla da tutuklama kararı verildi.

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, 25 Nisan 2022’de Kavala’yı hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüs suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırdı. Casusluk suçlamasından ise beraat kararı verdi. Bu mahkûmiyet, 28 Eylül 2023’te Yargıtay 3. Ceza Dairesi tarafından onandı ve kesinleşti.