15 Nisan 2024, Pazartesi
Haber Giriş: 17.12.2021 04:40 | Son Güncelleme: 23.02.2022 21:32

Ben başardım, hiç kolay değil ama siz de yapabilirsiniz; işte önerilerim

“Eskiden bizi işsiz ya da çılgın insanlar olarak görürlerdi. ‘Ne iş yapıyorsunuz?’ diye soranlara, kendi işimizi yaptığımızı söylerdik. Bu durum değişiyor. ‘Girişimcilik’ artık çok uluslu şirketlerde beyaz yakalı olarak çalışmaktan daha havalı…”
Ben başardım, hiç kolay değil ama siz de yapabilirsiniz; işte önerilerim

En büyük tutkum olan yirmi yıllık girişimim Yemeksepeti’nin CEO koltuğunu artık emin ellere teslim ettiğim ve girişimcilik yolculuğumu farklı şekillerde sürdürmeye devam ettiğim şu dönemde benden bir girişimcilik yazısı istendi, düşünmeden kabul ettim. Girişimciliği anlatmak, teşvik etmek, benim kendime biçtiğim en büyük sorumluluk oldu hep. Ve ne mutlu ki; her geçen yıl girişimcilik ekosisteminin hızla ivme kazandığını ve geliştiğini görüyorum. Sürdürülebilir kalkınma ve refah hedeflerini gerçekleştirebilmeleri açısından oldukça önemli olan ‘girişimcilik’ olgusunun kamuoyu tarafından gün geçtikçe daha iyi anlaşılması, dünya genelinde olduğu gibi Türkiye’de de girişimciliğe yönelik ilgiyi önemli ölçüde artırıyor. Bu durumun devam edeceğini de söyleyebiliriz. 

İstediğimiz seviyede değiliz

Rakamlarla Türkiye’nin girişimcilik yolculuğunu açacak olursak, 2010’ların ilk yarısında, yeni girişim sermayesi fonlarının büyümesi ve ilk yatırımlarını yapan melek yatırımcılar sayesinde, Türkiye girişimcilik ekosistemi yıllık 100 milyon dolarlık Start-up yatırımına ulaşmıştı. 2010’ların ikinci yarısında ise yeni girişim sermayesi fonlarının çoğu çıkış yaptı ve ikinci fonlarını kurmak için çalışmaya başladı. Türkiye’de yeni girişimler her geçen gün artsa da henüz dünyayla aynı seviyeye gelemediğimizi de belirtmeliyim. Girişimciliği geliştirmek için genel bir yaklaşım olarak birçok ülkede devletten vergi indirimleri ve teşvikler istenir. Devletimiz de özellikle son yıllarda bu anlamda hemen hemen tüm sektör ve bölgeleri teşvik yağmuruna tutuyor. Diğer yandan KOSGEB, TÜBİTAK ve benzeri kurumlarca verilen Ar-Ge desteklerinin artması, üniversitelerin yürüttüğü faaliyetlerin, melek yatırımcıların, risk sermayesi fonlarının, kuluçka merkezleri ve teknoparkların çoğalması, girişimciliğin okul müfredatına eklenmesi gibi birçok olumlu etken de ekosistemi besliyor. Diğer güzel bir gelişme de  ‘Bir projenin veya girişim şirketinin ihtiyaç duyduğu fonu sağlamak amacıyla Sermaye Piyasası Kanunu’nun yatırımcı tazminine ilişkin hükümlerine tabi olmaksızın kitle fonlama platformları aracılığıyla halktan para toplanması’ olarak tanımlanan Kitle Fonlaması. Farklı imkanlar ekosistem için güzel gelişmeler. Girişimcilik ekosisteminin büyümesi, hayatta kalması için olmazsa olmaz olan bir şey var ki o da yatırımcı ve finansman kaynağı havuzu. Bu her ülke için geçerli.Türkiye’de de daha girişimci dostu bir ortam yaratmayı hedefliyorsak bunu ülkeye giren yatırımı artırarak ve daha fazla exit hikayesi yaratarak başarabileceğimizi düşünüyorum. Doğru çıkış stratejisi ile yeterince fon ve sermaye çekilebilirse, Türkiye’de de girişimcilik ekosistemi çok daha hızlı büyür. Özellikle gelişmiş ülkelerde çok güzel örneklerini görüyoruz; başarılı girişimciler exit yaptıktan sonra yatırımcı olarak ekosisteme geri vermeye önem verirler. Her başarılı girişimci yatırımcı olmak zorunda değil, elbet ancak ekosisteme geri vermek önemli. Yatırımcı olmasanız da mutlaka mentorluk yapın, deneyimlerinizi paylaşın, bilgi birikiminizi aktarın. Bu ekosistem ancak bu şekilde yol kateder.