22 Mayıs 2026, Cuma
Gece Modu Gece Modu Gündüz Modu Gündüz Modu
Haber Giriş: 22.05.2026 14:53 | Son Güncelleme: 22.05.2026 15:34

Bilgi Üniversitesi'nin kapısına kilit vuruldu: Öğrenciler ve mezunlar kararı protesto etti

Cumhurbaşkanlığı kararıyla kapatılan Bilgi Üniversitesi'nde öğrenciler ve mezunlar kararı protesto etmek için toplandı
Fotoğraf: Damla Uğantaş
Fotoğraf: Damla Uğantaş
A+ Yazı Boyutunu Büyüt A- Yazı Boyutunu Küçült

Cumhurbaşkanı kararıyla faaliyet izni kaldırılan İstanbul Bilgi Üniversitesi'nin Santral İstanbul Kampüsü'nde öğrenciler, akademisyenler ve mezunlar protesto gösterisi düzenledi.

Kampüse çevik kuvvet ekipleri ve TOMA’lar getirilirken, özel güvenlik Bilgi Üniversitesi ile dayanışmaya gelen sendika üyeleri ve üniversitenin mezunlarını kampüse almamak için giriş kapısını kilitledi. Öğrenciler ve özel güvenlik arasında yürütülen müzakerelerin ardından Haliç'te bulunan Santral İstanbul Kampüsü'nün dışında bekleyen grubun da okula girişine izin verildi.

Dışarıdaki grubun da içeri alınmasının ardından öğrenciler basın açıklaması okudu. Öğrenciler yaptıkları basın açıklamasında, sürecin “usulsüz kayyum atamalarıyla başladığını” ve eğitim haklarının gasp edildiğini vurguladı. Protestolar sırasında sıklıkla "Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz", "üniversiteler bizimdir", "Bilgi'de TOMA'nın ne işi var" sloganları atıldı.

İstanbul Bilgi Üniversitesi öğrencileri, akademisyenleri ve üniversite emekçileri, üniversitenin kapatıldığı yönündeki karara karşı basın açıklaması yaptı. Açıklamada, kararın “hukuksuz”, “anti-demokratik” ve “keyfi” olduğu savunularak geri çekilmesi çağrısı yapıldı.

Üniversite bileşenleri, açıklamaya destek veren öğrenci dayanışmalarına, sendikalara, demokratik kitle örgütlerine ve emek örgütlerine teşekkür ederek başladı. Açıklamada, üniversitelerin yalnızca kampüslerden ibaret olmadığı belirtilerek “Akademiler birlikte kurduğumuz yaşam alanlarıdır, dayanışmadır, emektir, mücadeledir” denildi.

Kapatma kararını gece yarısı basın yoluyla öğrendiklerini belirten üniversite bileşenleri, “Bir avuç kişinin hukuksuz ve keyfi kararıyla bir gecede üniversite kapatılamaz” ifadelerini kullandı. Üniversitelerin “saraylardan, patronlardan ve siyasi iktidarın kararlarından büyük olduğu” ifadelerinin kullanıldığı açıklamada, üniversitelerin öğrencilerin, akademisyenlerin, işçilerin ve halkın ortak kamusal alanları olduğu kaydedildi.

“Yaklaşık 20 bin öğrencinin eğitim hakkı tehdit altında”

Açıklamada, üniversitede yaklaşık 20 bin öğrencinin eğitim gördüğü ve binlerce çalışanın görev yaptığı belirtilerek, alınan kararın yalnızca bir kurumun değil “on binlerce insanın yaşamının, emeğinin ve geleceğinin hedef alınması” anlamına geldiği ifade edildi.

Kararla birlikte binlerce emekçinin işsiz kalma tehdidiyle karşı karşıya olduğu belirtilen açıklamada, öğrencilerin eğitim hakkının da belirsizlik ve hak kaybı riskiyle karşı karşıya bırakıldığı savunuldu. Kampüslerde yaşayan hayvanların yaşam alanlarının da tehdit altında olduğu ifade edildi.
Üniversite bileşenleri, “Öğrenciler müşterileştiriliyor, akademisyenler ve emekçiler güvencesizliğe mahkum edilmek isteniyor. Şimdi ise tamamen yok edilmek isteniyor” dedi.

“Bu karar derhal geri çekilmeli”

Basın açıklamasında üç temel talep öne çıktı. Üniversite bileşenleri, kapatma kararının geri çekilmesini, sürecin kamuoyuna şeffaf biçimde yürütülmesini ve hiçbir öğrencinin eğitim hakkının zarar görmeyeceğine, hiçbir çalışanın işsiz bırakılmayacağına dair somut güvenceler açıklanmasını istedi. Açıklamada şu ifadeler kullanıldı:

“Bir tek arkadaşımızın işsiz bırakılmasını kabul etmeyeceğiz. Bir tek öğrencimizin eğitim hakkının gasp edilmesini kabul etmeyeceğiz. Üniversitemizin sermaye ve siyasi müdahalelerle tasfiye edilmesini kabul etmeyeceğiz.”

Üniversite bileşenleri açıklamayı “Üniversiteler bizimdir, bizim kalacak”, “Eğitim haktır, gasp edilemez” ve “Yaşasın öğrenci-emek dayanışması” sloganlarıyla sonlandırdı.

Ne olmuştu?

TMSF'nin el koyduğu Can Holding bünyesinde yer alan İstanbul Bilgi Üniversitesi, 2025 Eylül ayından beri kayyım tarafından yönetiliyordu.

YÖK’ten yapılan yazılı açıklamada, kararın 2547 sayılı Kanun’un ek 11. maddesi gereğince alındığı belirtilirken, öğrencilerin eğitim süreçlerinde herhangi bir aksama yaşanmaması için gerekli tedbirlerin hızla devreye alınacağı ifade edildi.

Açıklamada ayrıca üniversitede görev yapan akademik ve idari personelin de mağdur edilmeyeceği belirtilerek, süreçle ilgili detaylı bilgilendirmenin önümüzdeki günlerde yapılacağı kaydedildi.

Bilgi Üniversitesi'nin Can Holding'e satılma ve kayyım süreci

Bilgi Üniversitesi, 7 Haziran 1996'da Türkiye'nin dördüncü vakıf üniversitesi olarak kuruldu. Okulun yönetimi 2006 yılında dünyanın dört bir yanında üniversiteleri bulunan Laureate International ağına geçti.

Üniversite, 2019'da 90 milyon dolara Can Holding'e satıldı. Üniversite, o dönemde ABD merkezli Laureate Uluslararası Üniversiteler bünyesinde bulunuyordu. Kemal Can'ın şahıs şirketi aracılığıyla gerçekleştirilen bu devir işlemiyle Can Holding, üniversitenin işletmecisi konumuna geldi.

Can Holding, 2025 yılının Mart ayında Habertürk, Show TV ve Bloomberg TV'yi Ciner Grubundan satın alarak medya sektörüne de girdi. Böylece holding; eğitim, medya ve enerji gibi birden fazla stratejik sektörde güçlü bir konuma geldi.

2025 yılının eylül ayında Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı, Can Holding'e yönelik "suç örgütü kurmak", "kaçakçılık", "dolandırıcılık" ve "kara para aklama" suçlarından başlatılan soruşturma kapsamında sulh ceza hakimliğine başvurarak holdinge ait şirketlere kayyım atanmasını talep etti.

MASAK raporları, sahte belgeler ve faturasız işlemlerle vergi yükümlülüğünün azaltıldığını ortaya koydu. Soruşturma kapsamında ayrıca ticari faaliyeti bulunmayan şirketlerde nakit sermaye artırımı yapıldığı, bu artırımların kaynağı olarak gerçekte olmayan "ortaklara borçlar" hesabının gösterildiği de tespit edildi.

Operasyon kapsamında Habertürk ve Show TV'nin yanı sıra Doğa Koleji, İstanbul Bilgi Üniversitesi ve Energy Petrol dahil 121 şirkete el konuldu; şirketlerin yönetimi TMSF'ye devredildi. 10 kişi hakkında gözaltı kararı çıkarıldı; bunların 4'ü yakalandı.

YÖK Denetleme Kurulu Üyesi Prof. Dr. Ahmet Ulusoy, Levent Çetin ve Avukat Mehmet Çiçek'ten oluşan İstanbul Bilgi Üniversitesi Kayyım Heyeti oluşturuldu. Küçükçekmece 9. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin kararı gereği 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun EK-11. Maddesi uyarınca, Bilgi Eğitim ve Kültür Vakfı'nı yönetmek ve temsil etmek üzere kayyım atandı; mütevelli heyetinin görevi sona erdirildi. YÖK Başkanı Erol Özvar, kayyım atanmasının ardından üniversitedeki eğitim faaliyetlerinin kesintisiz süreceğini duyurdu.

Kaynak: Gazete Oksijen