22 Mayıs 2026, Cuma
Gece Modu Gece Modu Gündüz Modu Gündüz Modu
Haber Giriş: 22.05.2026 00:12 | Son Güncelleme: 22.05.2026 01:08

Resmi Gazete'de yayımlandı: İstanbul Bilgi Üniversitesi kapatıldı

Resmi Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile İstanbul Bilgi Üniversitesi'nin faaliyet izninin kaldırılarak kapatıldı
Resmi Gazete'de yayımlandı: İstanbul Bilgi Üniversitesi kapatıldı
A+ Yazı Boyutunu Büyüt A- Yazı Boyutunu Küçült

TMSF'nin el koyduğu Can Holding bünyesinde yer alan İstanbul Bilgi Üniversitesi'nin 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun ek 11 inci maddesi gereğince faaliyet izni kaldırıldı.

Bugünkü sayıda, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasıyla yer alan kararda, "Kurucu vakfına kayyım atanan İstanbul Bilgi Üniversitesi'nin faaliyet izninin kaldırılmasına, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 11'inci maddesi gereğince karar verilmiştir" denildi.

İstanbul Bilgi Üniversitesi, Bilgi Eğitim ve Kültür Vakfı’nın 7 Haziran 1996’da yaptığı başvurunun ardından, 4142 sayılı yasa kapsamında Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin onayıyla Türkiye yükseköğretim sistemi içinde sivil bir kurum olarak yerini almıştı.

Üniversite, zaman içinde büyüyerek toplamda yaklaşık 210 bin metrekarelik bir alana yayılan Kuştepe, Dolapdere ve santralistanbul olmak üzere üç kampüsü bünyesine kattı.

Üniversitenin bugün 20 binden fazla öğrencisi, 70 binden fazla mezunu ve 1000’den fazla akademisyeni bulunuyor; ayrıca ön lisans, lisans ve lisansüstü öğrencilerine eğitim veren 8 fakülte, 3 enstitü, 3 meslek yüksekokulu ve 150’den fazla programı yer alıyor.

Türkiye'nin önde gelen akademisyenleri kadrosunda yer aldı

Prof. Dr. Asaf Savaş Akat, Prof. Dr. İlter Turan, Prof. Dr. Gülten Kazgan, Prof. Dr. Mete Tunçay, Prof. Dr. Murat Belge, Prof. Dr. Ulus Baker, Prof. Dr. Serap Yazıcı, Prof. Dr. Niyazi Öktem, Prof. Dr. Şule Kut, Prof. Dr. Suraiya Faroqhi, Prof. Dr. Haluk Şahin, Prof. Dr. Uğur Alacakaptan, Prof. Dr. Jale Parla, Prof. Dr. Pınar Kür, Prof. Dr. Alan Duben, Prof. Dr. Diane Sunar, Prof. Dr. Ayhan Kaya, Doç. Dr. Derviş Zaim, Betül Mardin ve eski Dışişleri Bakanı İsmail Cem gibi önemli akademisyen ve entelektüel isimler İstanbul Bilgi Üniversitesi bünyesinde görev aldı.

Bilgi Üniversitesi'nin Can Holding'e satılma ve kayyım süreci

Bilgi Üniversitesi, 7 Haziran 1996'da Türkiye'nin dördüncü vakıf üniversitesi olarak kuruldu. Okulun yönetimi 2006 yılında dünyanın dört bir yanında üniversiteleri bulunan Laureate International ağına geçti.

Üniversite, 2019'da 90 milyon dolara Can Holding'e satıldı. Üniversite, o dönemde ABD merkezli Laureate Uluslararası Üniversiteler bünyesinde bulunuyordu. Kemal Can'ın şahıs şirketi aracılığıyla gerçekleştirilen bu devir işlemiyle Can Holding, üniversitenin işletmecisi konumuna geldi.

Can Holding, 2025 yılının Mart ayında Habertürk, Show TV ve Bloomberg TV'yi Ciner Grubundan satın alarak medya sektörüne de girdi. Böylece holding; eğitim, medya ve enerji gibi birden fazla stratejik sektörde güçlü bir konuma geldi.

2025 yılının eylül ayında Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı, Can Holding'e yönelik "suç örgütü kurmak", "kaçakçılık", "dolandırıcılık" ve "kara para aklama" suçlarından başlatılan soruşturma kapsamında sulh ceza hakimliğine başvurarak holdinge ait şirketlere kayyım atanmasını talep etti.

MASAK raporları, sahte belgeler ve faturasız işlemlerle vergi yükümlülüğünün azaltıldığını ortaya koydu. Soruşturma kapsamında ayrıca ticari faaliyeti bulunmayan şirketlerde nakit sermaye artırımı yapıldığı, bu artırımların kaynağı olarak gerçekte olmayan "ortaklara borçlar" hesabının gösterildiği de tespit edildi.

Operasyon kapsamında Habertürk ve Show TV'nin yanı sıra Doğa Koleji, İstanbul Bilgi Üniversitesi ve Energy Petrol dahil 121 şirkete el konuldu; şirketlerin yönetimi TMSF'ye devredildi. 10 kişi hakkında gözaltı kararı çıkarıldı; bunların 4'ü yakalandı.

YÖK Denetleme Kurulu Üyesi Prof. Dr. Ahmet Ulusoy, Levent Çetin ve Avukat Mehmet Çiçek'ten oluşan İstanbul Bilgi Üniversitesi Kayyım Heyeti oluşturuldu. Küçükçekmece 9. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin kararı gereği 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun EK-11. Maddesi uyarınca, Bilgi Eğitim ve Kültür Vakfı'nı yönetmek ve temsil etmek üzere kayyım atandı; mütevelli heyetinin görevi sona erdirildi. YÖK Başkanı Erol Özvar, kayyım atanmasının ardından üniversitedeki eğitim faaliyetlerinin kesintisiz süreceğini duyurdu.

Can Holding yöneticilerinin yargı süreci

Küçükçekmece Başsavcılığı, 11 Eylül 2025'te holding sahipleri Mehmet Şakir Can, Kemal Can ve Kenan Tekdağ'ın da aralarında olduğu 10 kişi hakkında gözaltı kararı verdi.

15 Eylül 2025'te savcılık tarafından mahkemeye sevk edilenlerden 5'i tutuklandı; Kenan Tekdağ ise ev hapsi şeklinde adli kontrol tedbiriyle serbest bırakıldı.

Holdingin Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Can, 25 Eylül 2025'te gözaltına alındı. Can, "suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme" ile "mal varlığı değerlerinin gayrimeşru kaynağını gizlemek" suçlarından tutuklaması talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi; hakimlik tutuklanmasına karar verdi.

28 Eylül 2025'te Kemal Can, sulh ceza hakimliğinin kararıyla resmen tutuklandı. Aynı gün soruşturma genişledi; Can Holding ile bağlantılı Ciner Grubuna ait Park Holding ve bağlı şirketlerde de eş zamanlı operasyon düzenlendi, 12 kişi hakkında gözaltı ve arama kararı uygulandı.

20 Ekim 2025'te İstanbul merkezli 4 ilde düzenlenen ikinci operasyonda gözaltına alınan 25 şüpheli adliyeye sevk edildi. Aralarında Mehmet Kenan Tekdağ ve Mehmet Remzi Sanver'in de bulunduğu 11 şüpheli tutuklanırken, 14 kişi adli kontrol tedbiriyle serbest bırakıldı. Soruşturma kapsamında toplam gözaltına alınan isimler arasında Zaman Han Can, Mehmet Şakir Can, Kemal Can, Cemal Can, Murat Can, Devran Can gibi aile üyeleri ile çeşitli şirket yöneticileri yer aldı.

6 ay sonra tahliye geldi

28 Eylül 2025'te "suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme" ile "mal varlığı değerlerinin gayrimeşru kaynağını gizlemek" suçlarından tutuklanan Kemal Can, yaklaşık 6 ay tutuklu kaldıktan sonra 2 Nisan 2026'da "konutu terk etmemek" şeklinde ev hapsi adli kontrol tedbiriyle tahliye edildi.

Tahliye kararında mahkeme, dosyadaki mevcut delil durumu ve tutukluluk süresini göz önünde bulundurdu. Avukatlarının itirazının değerlendirilmesinin ardından karar çıktı.