04 Ağustos 2026, Salı
Gece Modu Gece Modu Gündüz Modu Gündüz Modu
Haber Giriş: 04.08.2026 11:02 | Son Güncelleme: 04.08.2026 14:07

Çözüm sürecinde kritik eşik: 10 soruda çerçeve yasaya ilişkin bilinenler

PKK'nın feshi ve silah bırakma sürecinin hukuki altyapısını oluşturacak olan çerçeve yasa teklifinin en geç yarın TBMM'ye sunulması bekleniyor
Çözüm sürecinde kritik eşik: 10 soruda çerçeve yasaya ilişkin bilinenler
A+ Yazı Boyutunu Büyüt A- Yazı Boyutunu Küçült

Hükümetin "Terörsüz Türkiye" olarak adlandırdığı yeni sürecin hukuki altyapısını oluşturması beklenen çerçeve yasa teklifinde sona gelindi. AK Parti grubuna teklifin eksiksiz imzalanması talimatı verilirken, düzenlemenin en geç yarın Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne sunulması bekleniyor. Taslak metin AK Parti milletvekilleri dahil kimse ile paylaşılmazken, yasanın adı ‘milli dayanışma ve toplumsal bütünleşmenin güçlendirilmesi’ olarak belirlendi. Kulis bilgilerine göre teklif; örgüt mensuplarının Türkiye'ye dönüşünden ceza infaz sistemine, hak kısıtlamalarından başvuru süresine kadar birçok başlıkta yeni düzenlemeler öngörüyor. İşte çerçeve yasaya dair bilinenler:

1) Çözüm süreci ne aşamada?

Abdullah Öcalan'ın fesih çağrısının ardından PKK, silah bırakma ve fesih kararı aldı. Kararı takiben örgütün Irak'ın kuzeyindeki barınma alanlarından çekilmeye başladığı belirtildi. İlk aşamada 72 noktadan çekilen örgüt mensuplarının, daha sonra sınır hattında bulunan ve geçmişte Türk Silahlı Kuvvetleri'nin kara harekâtları düzenlediği 81 noktadan da ayrıldığı ifade edildi. Milli İstihbarat Teşkilatı'nın Dış Operasyonlar Başkanlığı ile Sinyal İstihbaratı Başkanlığı'nın sahadan elde edilen uydu koordinatları doğrultusunda bu çekilmeye ilişkin raporlar hazırladı. Süreçte, Irak ve Suriye yönetimlerinin de rol alması bekleniyor.

Ancak örgütün silahlarının yalnızca bir kısmının sembolik olarak teslim edildiği sürecin tamamlanması için çerçeve yasanın yürürlüğe girmesinin gerektiği ifade ediliyor.

TBMM'de ise Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun Kürt sorununun çözümüne yönelik ortak raporu kabul edildi. Raporun “PKK’nın kendini feshi ve silah bırakması” isimli beşinci bölümde, silah bırakma süreci ve fesih sürecinin, "takip ve teyitle anlam kazanacağı" belirtiliyor.

2) Yasada yer alan düzenlemeler neler?

Kanun teklifinin PKK'nın silah bırakmasının ardından örgüt üyelerinin Türkiye'ye dönüşü, cezaevindeki hükümlülerin durumu ve siyasi haklara getirilecek sınırlamaları düzenlemesi öngörülüyor. Ayrıca silah bırakma sürecinin nasıl teyit edileceği, soruşturma ve davaların nasıl sonuçlandırılacağı, cezaların infazı ile sürecin denetlenmesine ilişkin hükümler de düzenlenecek.

Teklifin gerekçe ve tanımlar bölümünde "PKK-KCK" ifadesi açıkça yer alacak. Böylece düzenlemenin başka örgütler için uygulanmasının önüne geçilmesi hedefleniyor. Yasada ayrıca 'münfesih örgüt' (tasfiye edilmiş) ifadesinin de yer alması bekleniyor.

10-12 maddeden oluşan yasa teklifi siyasi partiler ile paylaşılmadı. DEM Parti Milletvekili Cengiz Çandar, yasa teklifinin içeriğini yalnızca Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, MİT Başkanı İbrahim Kalın ve Abdullah Öcalan'ın bildiğini iddia etti.

Yasa teklifine ilişkin konuşan TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş yasa teklifinin bir af mahiyetinde olmadığını ifade ederek "Ortaya konulacak olan bu yasa asla bir genel af mahiyetinde değildir. Asla kişisel af mahiyetinde değildir. Geçici ve münhasıran örgütün münfesih örgüte ait bir yasa olacaktır. Ve asla bu yasa ile Türkiye'de dediğim gibi bir genel af anlayışı ortaya konulmayacaktır" açıklamasında bulundu.

3) Tekliften kimler yararlanacak?

Düzenlemeden Irak ve Suriye'de bulunan PKK mensupları, yurt dışında yaşayan örgüt üyeleri ile örgüt üyeliğinden hüküm giymiş kişiler olmak üzere üç grubun yararlanması öngörülüyor.

Hürriyet yazarı Abdulkadir Selvi, Kuzey Irak'ta yaklaşık 2 bin 800, Suriye'de ise Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan bin ila bin 500 PKK mensubu bulunduğunu yazdı.

Düzenlemeden yararlanabilecek cezaevi hükümlülerinin sayısına ilişkin ise farklı rakamlar dile getiriliyor. Selvi, örgüt üyeliğinden hüküm giyen yaklaşık 3 bin 900 kişinin cezaevinde bulunduğunu belirtirken, Hürriyet'te yayımlanan haberde düzenlemeden etkilenebilecek hükümlü sayısı yaklaşık 3 bin 600 olarak aktarıldı.

Bombalama, yaralama veya öldürme gibi suçlara karışan kişilerin, düzenleme kapsamında örgüt üyeliğinden aldıkları cezaların kaldırılabileceği, ancak diğer suçlardan verilen cezaların geçerliliğini koruyacağı öne sürülüyor. Bu kişilerin cezaevinde geçirdikleri sürenin diğer suçlardan aldıkları cezayı karşılaması halinde tahliye edilmelerinin de mümkün olabileceği belirtiliyor. Polis ve askerlerin öldürülmesinden sorumlu tutulan örgüt mensuplarının da yasadan yararlanamayacağı belirtiliyor.

4) Ceza ve denetimler nasıl değişecek?

Düzenleme taslağında, "tasfiye edilmiş silahlı terör örgütü mensuplarını kapsayacak yasal düzenleme" ifadesinin yer alması bekleniyor. Taslağa göre, bu kapsamdaki hükümlülerin infaz dosyaları terör ihtisas mahkemeleri ve infaz hâkimlikleri tarafından yeniden değerlendirilecek ve yeni yasal çerçeveye göre uyarlanacak.

Nefes gazetesinin aktardığına göre, terör suçlarından hüküm giyenler için halen Terörle Mücadele Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca uygulanan dörtte üç infaz oranının değiştirilmesi öngörülüyor.

Düzenlemeyle birlikte bu suçların Terörle Mücadele Kanunu kapsamından çıkarılarak örgütlü suç hükümleri çerçevesinde yeniden değerlendirilmesi ve infaz oranının yarı yarıya uygulanması planlanıyor.
Taslakta ayrıca denetimli serbestlik uygulamasının da genişletilmesi öngörülüyor. Mevcut uygulamada hükümlüler cezanın bitimine son bir yıl kala denetimli serbestlikten yararlanabilirken, yeni düzenlemeyle bu sürenin son üç yıla çıkarılması planlanıyor.

Düzenleme taslağında en çok tartışılan başlıklardan biri de Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 302. maddesinde düzenlenen "devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma" suçuna ilişkin hükümlerde yapılması öngörülen değişiklikler. Mevcut uygulamada bu kapsamdaki suçlardan hüküm giyen kişiler, işledikleri her suçun yanı sıra TCK'nın 302. maddesi uyarınca ayrıca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılıyor. Taslakta yer aldığı belirtilen düzenlemeyle, bu kişilerin işledikleri fiillere ilişkin cezaların korunacağı, ancak "devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma" suçundan ayrıca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası uygulanmayacağı öne sürülüyor.

5) Düzenlemeden yararlananların hangi hakları kısıtlanacak?

Çerçeve yasa taslağına ilişkin basına yansıyan bilgilere göre, düzenlemeden yararlanacak kişiler için denetimli serbestlik yerine belirli hakların geçici olarak sınırlandırılmasını öngören bir model üzerinde duruluyor. Ancak hak kısıtlamalarının kapsamı ve süresi konusunda farklı iddialar bulunuyor.

Yeni Şafak'ın haberine göre, örgütten ayrılan ve silahlı bir suça karışmadığı belirtilen kişilerin bazı siyasi ve kamusal haklarının belirli bir süreyle sınırlandırılması planlanıyor.

Hürriyet'in aktardığına göre ise düzenlemeden yararlanarak cezaevinden çıkan kişiler üç yıl boyunca adli kontrol altında tutulacak ve bu süre içinde Türk Ceza Kanunu'nun 53. maddesinde düzenlenen hak yoksunluklarına tabi olacak. Söz konusu madde, seçme ve seçilme hakkı ile bazı kamu görevlerini üstlenme hakkı gibi belirli hakların kullanılmasını sınırlandırıyor.

AK Parti kaynaklarına dayandırılan bilgilere göre ise denetimli serbestlik ile hak mahrumiyeti birbirinden farklı uygulamalar. Kaynaklar, denetimli serbestliğin mevcut infaz sisteminde zaten bulunduğunu, asıl tartışmanın TCK'nın 53. maddesi kapsamındaki hak kısıtlamalarının süresi üzerinde yoğunlaştığını belirtiyor.

Mevcut uygulamada yasaklanmış hakların iadesi, cezanın infazının tamamlanmasının ardından üç yıl sonra talep edilebiliyor. Basına yansıyan bilgilere göre, hazırlanacak teklifle bu süreye ilişkin yeni bir düzenleme yapılması da değerlendiriliyor.

6) Yasayla hangi mekanizmalar devreye alınacak?

Kanun yürürlüğe girdikten sonra güvenlik bürokrasisinden süreci izleyecek, raporlayacak 'silah bırakmanın ve örgütün kendini feshinin takibini gerçekleştirecek' bir kurul devreye girecek. Bu kurulda, Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlığında, ilgili bakanların da yer alması konusunda müzakereler sürüyor. Kurul, kendi denetim sistematiği içinde çalışacak. Kurulun aradaki işlemlerin denetleyicisi ve takip edicisi olması planlanıyor.

Ayrıca TBMM Başkanlığı bünyesinde, partilerin temsilcilerinin de olduğu, bilgilendirmeye yönelik bir izleme grubu oluşturulacak. Meclis’teki izleme grubunun, Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlığında oluşturulan söz konusu kurulla irtibatlı çalışması öngörülüyor.

7) PKK terör örgütü listesinden çıkarılacak mı?

Yetkililer, örgütün üst düzey yöneticilerinin yapılması planlanan düzenlemenin kapsamı dışında tutulacağını, bu kişilerin hukuki durumunun ise daha sonra ayrı bir düzenlemeyle ele alınacağını belirtiyor. Abdullah Öcalan'ın hukuki statüsüne ilişkin ise çerçeve yasada doğrudan bir hüküm bulunmasının beklenmediği ifade ediliyor.

Hazırlanacak çerçeve yasanın PKK'nın terör örgütleri listesinden çıkarılmasını öngörmediği de vurgulanıyor. Yetkililere göre, örgütün feshedilmesinin hukuken tanınması ile terör örgütleri listesinden çıkarılması birbirinden farklı hukuki süreçler niteliği taşıyor.

8) Başvuru süresi ne olacak?

Hürriyet ve Abdulkadir Selvi, PKK mensuplarına silah bırakıp Türkiye'ye dönmeleri veya yasadan yararlanmak için başvurmaları amacıyla altı aylık süre verileceğini aktardı. Türkiye Gazetesi de yasanın altı ay veya bir yıl süreyle yürürlükte kalabileceğini belirtti.

Ekonomim ise uygulama süresinin bir yıl olmasının ve bu sürenin bir defaya mahsus olmak üzere altı ay daha uzatılmasının planlandığını yazdı.

9) Yasa ne zaman yürürlüğe girecek, geçerlilik süresi ne olacak?

DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Cengiz Çandar, Rudaw’a verdiği röportajda, taslağın komisyondan hızla geçirilmesinin ve 6 ya da 7 Ağustos’ta yasalaşmasının beklendiğini söyledi. Gerekmesi halinde 8 Ağustos Cumartesi günü de Genel Kurul'un çalıştırılması planlanıyor.

Şu anda üzerinde çalışılan taslağa göre, kanun yayınlandığı tarihte yürürlüğe girecek. 'Geçici ve müstakil bir kanun' olacağı belirtilen kanun teklifinin geçerlilik süresinin henüz netlik kazanmadığı öğrenildi.

10) Siyasi partilerin tutumu ne?

MHP:

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli çerçeve yasaya ilişkin tam destek çağrısında bulunarak “Çerçeve yasaya siyaset üstü görülerek, tam destek verilmeli. Bu politika bir demokratikleşme iradesidir" dedi. Bahçeli'nin ayrıca AK Parti ve MHP oyları ile TBMM'ye sunulması beklenen yasa teklifinin ilk imzacısı olması bekleniyor.

AK Parti:

AK Parti grubunda ise AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler'in imzasıyla milletvekillerine gönderilen duyuruda, tüm milletvekillerinin kanun teklifini eksiksiz şekilde imzalamasının kararlaştırıldığı bildirildi. Duyuruda, teklifin TBMM'deki Grup Yönetim Kurulu Salonu'nda imzaya açıldığı belirtilirken, milletvekillerinin imza işlemlerini 4 Ağustos saat 17.00'ye kadar tamamlamaları istendi.

DEM Parti:

Yasa taslağının DEM Parti grubu ile de paylaşılmadığı ifade ediliyor. DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan konuya ilişkin şu açıklamada bulundu:

"Taslağa dair belirtilen çok sayıda görüş var. Yasaya dair istişareler sürüyor. Ancak bu görüşmeler henüz tamamlanmadı. Takdir edersiniz ki, yasaya dair elbette farklı yaklaşımlar söz konusu, tabii ki görüş ayrılıkları söz konusu, tabii ki farklı öneriler var. Bunu bizatihi Meclis Başkanı Sayın Kurtulmuş da siyasi partilere yaptığı ziyaretten sonra ifade etmişti, kamuoyuna açık bir biçimde söylemişlerdi kendileri de. Bu son derece normal bir farklılık ve bu farklılıkların giderilmesi, bu farklılıklarda bir ortak yaklaşımın, bir konsensüsün ortaya çıkması için de çalışmalar sürüyor. Ancak geldiğimiz aşamada bu konudaki belirsizliklerin artık giderilmesi gerekiyor. Bugüne kadar hukuki belirsizliklerin yarattığı güven yoksunluğunu çokça konuştuk. Bunun aslında bir güvence yoksunluğu olduğunu söyledik. Güven ve güvence ilişkisini böyle değerlendirmek gerektiğini ifade ettik. Bu hukuki belirsizliğin giderilmesi yönünde bu yasal adımın da bizim için ne kadar önemli olduğunu ifade ettik."

CHP:

Mutlak butlan kararı ile CHP Genel Başkanlığı'na atanan Kemal Kılıçdaroğlu, dün CHP Genel Merkezi'nde bir basın toplantısı düzenleyerek çözüm sürecine dair değerlendirmede bulundu. İlkesel olarak tesklifi destekledilklerini duyuran Kılıçdaroğlu beklentilerini şu dört madde ile özetledi:

1- Terör örgütünün doğrulanabilir biçimde silahsızlanması ve örgütsel tasfiyesi,

2- Türkiye’nin bütün yurttaşlarını kapsayan demokratik ve hukuki reformların yapılması,

3- Irak ve Suriye’deki bağlantılı silahlı yapıların geleceğini kapsayan bölgesel güvenlik düzenlemesinin hayata geçirilmesi,

4- Dış güçlerin vekil yapılanmalar üzerinden müdahalesini sınırlayacak bir egemenlik stratejisinin oluşturulması. Bu dört boyut, her aşamada dikkate alınmak zorundadır. Çünkü Türkiye kendi iç barışını kurarken, dış jeopolitik hesaplara karşı da dikkatli olmak zorundadır. Türkiye, hem güvenlik mimarisini hem de toplumsal barışını hukuk ve demokrasi temelinde oluşturmak zorundadır.

Yeni Parti:

Yeni Parti Grup Başkanvekili Murat Emir, çerçeve yasa hazırlık sürecine ilişkin muhalefetin yeterince bilgilendirilmediğini söyledi. AK Parti veya Cumhur İttifakı'nın yasa teklifini nasıl Meclis'e getireceğinin henüz bilinmediğini belirten Emir, muhalefet partilerinin katkısı isteniyorsa sürecin Meclis teamüllerine uygun ve somut bir teklif üzerinden yürütülmesi gerektiğini ifade etti.

Genel ilkeler hakkında bilgilendirme yapılmasının yeterli olmayacağını dile getiren Emir, muhalefete yalnızca bilgi verilmesinin değil, taslak metin üzerinde eleştiri ve önerilerini sunabilecekleri bir çalışma yürütülmesi gerektiğini söyledi. "Bizi sadece bilgilendireceklerini söylemek bile üstenci ve dışlayıcı bir yaklaşım olur" dedi.

Henüz görmedikleri bir yasa taslağına destek verip vermeyeceklerini açıklamalarının mümkün olmadığını belirten Emir, düzenlemenin yalnızca terörle mücadele başlığıyla sınırlı kalmaması gerektiğini savundu. Demokratikleşme, adalet, kayyım uygulamaları ve Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanması gibi konuların da ele alınması gerektiğini söyleyen Emir, aksi halde bunun kamuoyunda tepki yaratacağını ifade etti.

İyi Parti:

İyi Parti ise teklife karşı hem siyasi hem de usul yönünden kapsamlı bir hazırlık yürütüyor. Teklife net bir şekilde karşı çıkan İyi Parti, "Bayrak Açıyorum" mitinglerinin ikincisini 16 Ağustos'ta Balıkesir Kuvayı Milliye Meydanı'nda düzenleyecek. Parti yönetimi, Ankara'daki ilk mitingin ardından Balıkesir'de de milli birlik ve üniter devlet vurgusu yapmayı, Genel Başkan Müsavat Dervişoğlu'nun da Meclis'teki çerçeve yasa görüşmelerine ilişkin değerlendirmelerini kamuoyuyla paylaşmasını planlıyor.

Kaynak: Gazete Oksijen