09 Mayıs 2026, Cumartesi
Gece Modu Gece Modu Gündüz Modu Gündüz Modu
Haber Giriş: 08.05.2026 16:22 | Son Güncelleme: 08.05.2026 16:39

Erdoğan'dan 'süreç' mesajı: Geriye dönüş yok ve olmayacak

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, SAHA EXPO 2026’nın kapanış programında yaptığı konuşmada Türkiye’nin savunma sanayiindeki yükselişini “yeni dönemin kurucu aktörlerinden biri” sözleriyle tanımladı
Erdoğan'dan 'süreç' mesajı: Geriye dönüş yok ve olmayacak
A+ Yazı Boyutunu Büyüt A- Yazı Boyutunu Küçült

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, SAHA EXPO 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı’nın kapanış programında yaptığı konuşmada Türkiye’nin savunma sanayiindeki yükselişine dikkat çekti. Fuara 120 ülkeden bin 763 firmanın katıldığını belirten Erdoğan, 203 ürünün ilk kez tanıtıldığını ve imzalanan 182 anlaşmayla toplam 8 milyar dolarlık iş hacmi oluştuğunu söyledi. Türkiye’nin savunma, havacılık ve uzay alanında “küresel ölçekte yıldızı parlayan ülkelerden biri” haline geldiğini ifade eden Erdoğan, yeni dönemin “kurucu aktörlerinden birinin” Türkiye olduğunu savundu.

Erdoğan'ın açıklamalarında öne çıkanlar şöyle:

  • SAHA 2026'ya dünyanın farklı yerlerinden iştirak eden değerli bakanlara, bakan yardımcılarına, genelkurmay başkanlarına, kuvvet komutanlarına, heyet üyelerine ve tüm ziyaretçilerimize 'hoş geldiniz' diyorum. Himayelerimizde gerçekleştirilen ve alanında artık bir markaya dönüşen fuarımızın; savunma sektörümüz ve bütün katılımcı firmalarımız için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Dünyanın 120 ülkesinden 1700'den fazla firmanın iştirak ettiği fuarın idrasında emeği geçen tüm kurumlarımızı, firmalarımızı ve sponsorlarımızı ayrı ayrı tebrik ediyorum.
  • Kara, deniz, havacılık, uzay ve güvenlik alanlarında geliştirdikleri ürünlerle fuarda boy gösteren tüm şirketlerimize en kalbi tebriklerimi iletiyorum. 1300'ü aşkın üye firması ve bünyesindeki 30 üniversitenin etkin katılımı ile Avrupa'nın en büyük savunma ve havacılık kümelenmesi olan SAHA İstanbul ailesini yürekten kutluyorum.
  • Sektördeki 4500'ü aşkın firmamızın uyum ve koordinasyon içinde faaliyetlerini sürdürmesini sağlayan Savunma Sanayii Başkanlığımızı; kolektif çabaların hasılası olan bu başarı hikayesinin altında imzası bulunan şirketlerimizi, üniversitelerimizi ve kuruluşlarımızı içtenlikle tebrik ediyorum. Mühendisinden yazılımcısına, işçisinden teknisyenine savunma sanayimizin tüm emektarlarına şükranlarımı sunuyorum. Rabbim sizlerin başarılarını daim eylesin; bu gayretlerinizi hem ülkemiz hem dost ve kardeşlerimiz hem de insanlık için hayırlara vesile kılsın.

SAHA 2026'da 203 ürün ilk kez görücüye çıktı

  • Bu sene 5'incisi tertiplenen fuarımızı, hamdolsun yeni rekorlarla, yeni anlaşmalarla ve yeni iş birlikleri ile taçlandırmanın haklı kıvancı içindeyiz. SAHA 2026'ya 1500'ü yerli, 263'ü yabancı olmak üzere toplam 1763 firma katıldı. Fuarda, sahip oldukları yeni özelliklerle göz dolduran 203 ürün ilk kez görücüye çıktı. 192 resmi heyet ve 108 alım heyeti, sektörümüzle doğrudan temas kurma imkanı buldu. İmzalanan 182 anlaşmayla toplam 8 milyar dolarlık iş hacmine ulaşıldı. Bu rakamın 6 milyar dolarlık kısmını doğrudan ihracata dönük mutabakatlar oluşturdu. Resmin bütününe baktığımızda karşılaştığımız manzara tam olarak şudur: Türk savunma sanayii artık yalnızca bölgesinde değil, dünya ölçeğinde rağbet gören, güven veren, dikkatle izlenen ve tercih edilen bir ekosistem haline gelmiştir.
  • Türkiye; savunma, havacılık ve uzay alanında küresel düzeyde yıldızı ışıl ışıl parlayan ülkeler arasına adını gururla yazdırmıştır. Bu başarı tablosunun gerisinde şüphesiz on yılların emeği, gecesini gündüzüne katarak adanmış bir ruhla çalışan yüz bini aşkın vatan evladının gayreti, milletimizin desteği ve devletimizin iradesi vardır. İnşallah daha iyi yerlerde olacak, daha büyük başarı hikayelerini birlikte yazacak, savunma sanayinde tam bağımsız Türkiye hedefine ulaşıncaya kadar durmadan, duraksamadan çalışacağız.

"Güvenlik, artık yalnızca tek bir alana hapsedilemez"

  • Dünyamız hızla değişirken, harp sanayimiz köklü bir dönüşüm sürecinden geçerken, bundan elbette güvenlik kavramı da nasibini alıyor. Bir defa şunu hepimiz görebiliyoruz: Bugün geldiğimiz noktada güvenlik, artık yalnızca tek bir alana, tek bir sahaya, tek bir sanayi koluna hapsedilemez. Fabrikadan test sürecine, veri merkezinden akademiye, tedarik zincirinden geri bildirime; güvenlik her yönüyle bütüncül bir konsepttir. Aynı şekilde, bugün bir ülkenin caydırıcılığı, sahip olduğu platformların sayısıyla ölçülecek eşiği de çoktan aşmıştır.
  • Envanterinizdeki platformları hangi yazılımla yönettiğiniz, bunlarda hangi sensörleri kullandığınız, bu ürünler için hangi motorları geliştirdiğiniz ve hangi mühimmatı ne kadar sürede üretebildiğiniz önemlidir. Siber saldırılara, elektronik harp tehditlerine, insansız sistemlere ve hibrit savaş yöntemlerine karşı ne denli hazırlıklı olduğunuz belirleyicidir. Bölgemizde ve dünyada son dönemde meydana gelen savaş ve çatışma ortamlarında bu gerçeklere bir kere daha şahitlik ettik. Yapay zekadan insansız araçlara, otonom sistemlerden karar destek mekanizmalarına uzanan geniş bir yelpazede muharebe sahasının nasıl dönüştüğüne hep birlikte tanık olduk, olmaya da devam ediyoruz.

"Dönemin kurucu aktörlerinden biri hiç kuşkusuz Türkiye'dir"

  • Şunu bugün büyük bir gururla ifade etmek isterim: Konvansiyonel güç unsurlarının yerini çok katmanlı ve entegre sistemlerin aldığı bu yeni dönemin kurucu aktörlerinden biri hiç kuşkusuz Türkiye'dir. Bugün Türkiye; yeni nesil Milli Muharip Uçağını, İnsansız Savaş Uçağını, helikopterini, İHA'sını, SİHA'sını üreten; elektronik harp sistemlerini, uydu teknolojisini, harp savunma sistemini, radarını geliştiren; tankını, roketini, füzesini, zırhlı araçlarını, savaş gemisini, insansız deniz araçlarını imal ve inşa eden; velhasıl denizin derinliklerinden uzayın boşluğuna kadar her kademede kendi imzasını taşıyan yazılım, platform ve sistemleri kendi yapabilen bir ülkedir. Türkiye, istiklal ve istikbaline kastetme cüretini gösterecek her muhasım unsurun bileğini bükecek kudrete ve kuvvete ziyadesiyle sahip bir devlettir.
  • Gerek SAHA 2026'da sergilenen gurur verici ürünlerimiz, gerekse geçen hafta açıklanan ihracat rakamlarımız ne demek istediğimizi çok net anlatırken aynı zamanda ülkemizin ulaştığı seviyeyi de ortaya koyuyor. Burada tek tek isimlerini saymaya kalksak değil saatler, günler sürecek ürünleri, projeleri, tasarımları ve çalışmaları sizler zaten gördünüz. İnanç, irade, cesaret, gayret, adanmışlık ve vizyon bir araya geldiğinde nelerin başarılabileceğine bizzat tanıklık ettiniz.
  • 'Balıklar ürküyor' diyenler fuarı ziyaret etti. Balıklar ürküyor diyenler gelip fuarımızı gezdi. Balıkların da ürkmediklerini gördü herhalde.
  • Milli bünye ne kadar sağlam olursa bir ülkenin güvenli de o kadar kuvvetli olur. İçeride sızıntı varsa iç cephede gedik açılmışsa millet ayakta kalamaz. Bugün iç kalemizi tahkim etme yolunda attığımız en stratejik adım 18. Ayını dolduran terörsüz Türkiye süreci ve terörsüz bölge hedefidir. Türkiye ve komşu ülkeleri iç cepheleriyle birleştirerek huzurlu geleceğin inşasını hedefleyen büyük bir vizyonu adıdır. Terörsüz Türkiye bölgemizde yürütülen paylaşım karşısında bir mevzidir. Bu mevzinin fikri ve siyasi karargahı elbette Cumhur İttifakı'dır. Sürecin katalizörü ise Türk milletinin ulaşmayı çoktan hakettiği hedeflerdir. Bu hedefe basiretli, cesaretli, büyük millet ve devlet olanın sağladığı özgüvenli yaklaşımla varılır. Türkiye devleti ve milletiyle yarım asırlık mücadelesi ardından terörden kurtulma iradesini ortaya koymuş. Çok net bir duruş sergilemiştir. Bu iradenin temelinde vatanı ve milleti için canlarını feda eden kahramanların aziz hatırası var. Bundan geriye dönüş yok ve olmayacak"