23 Ağustos 2026, Pazar
Gece Modu Gece Modu Gündüz Modu Gündüz Modu
Haber Giriş: 23.08.2026 10:39 | Son Güncelleme: 23.08.2026 10:44

Dünyanın kadın olmak için en iyi ülkesi

Yaklaşık 400 bin nüfuslu İzlanda bugün yalnızca yanardağları, gayzerleri ve kuzey ışıklarıyla değil, kadınların yarım yüzyılı aşan mücadelesi sonucunda elde edilen sosyal ve siyasi kazanımlarla göze çarpıyor
Dünyanın kadın olmak için en iyi ülkesi
A+ Yazı Boyutunu Büyüt A- Yazı Boyutunu Küçült

İzlanda, cinsiyet eşitliği konusunda dünyanın en ileri ülkelerinden biri olarak gösteriliyor. Dünya Ekonomik Forumu’nun Küresel Cinsiyet Eşitsizliği Endeksi’nde 16 yıldır ilk sırada yer alan ülkenin bu noktaya gelmesinde, kadınların onlarca yıl süren mücadelesi, siyasi temsilin artması ve sosyal politikalar etkili oldu.

BBC Türkçe'de yer alan habere göre, bu mücadelenin en önemli dönüm noktalarından biri 24 Ekim 1975’te yaşandı. O gün İzlanda’daki kadınların yaklaşık yüzde 90’ı ücretli ya da ücretsiz işlerini bırakarak ülke çapında bir “kadın grevi” düzenledi. Kadınlar, işgücündeki dezavantajlı konumlarını ve ev içindeki görünmeyen emeklerini protesto ederken, ülkenin kadınların emeği olmadan işlemesinin mümkün olmadığını göstermeyi amaçladı.

Eylemden beş yıl sonra İzlanda, dünya çapında demokratik bir seçimle göreve gelen ilk kadın devlet başkanını seçti. Vigdís Finnbogadóttir, 1980’de oyların yüzde 33,6’sını alarak devlet başkanı oldu ve 16 yıl görev yaptı. Bekar bir anne olarak göreve seçilen Vigdís, ülkede kadınların siyasetteki görünürlüğü açısından önemli bir simge haline geldi.

Bugün İzlanda’da devlet başkanı, başbakan ve koalisyon hükümetindeki partilerin liderleri kadın. Parlamentodaki 63 sandalyenin 29’u da kadın milletvekillerine ait. Kadınlar ayrıca dini kurumlar ve güvenlik bürokrasisi gibi geçmişte erkeklerin ağırlıkta olduğu alanlarda da üst düzey görevlerde bulunuyor.

2009’da Jóhanna Sigurdardóttir’in başbakan olmasıyla İzlanda, dünyanın ilk açık eşcinsel hükümet liderine de sahip oldu.

Türkiye 135. sırada

Dünya Ekonomik Forumu’nun 2025 Küresel Cinsiyet Eşitsizliği Raporu’na göre dünyada henüz hiçbir ülke kadınlarla erkekler arasındaki eşitsizliği tamamen ortadan kaldıramadı. İzlanda ise cinsiyet uçurumunun yüzde 92,6’sını kapatarak ilk sıradaki yerini korudu. Aynı listede 148 ülke arasında 135’inci sırada bulunan Türkiye’nin oranı yüzde 63,3 olarak hesaplandı.

İzlanda’nın başarısında ücret eşitliğini destekleyen yasal düzenlemeler de önemli rol oynuyor. Ülkede şirketler ve kamu kurumları, kadınlarla erkeklere benzer işler için farklı ücret ödemediklerini kanıtlamak zorunda. En az 25 çalışanı bulunan işletmeler, eşit ücret standardını karşıladıklarını belgeleyememeleri halinde yaptırımlarla karşılaşabiliyor.

Uzmanlar, kreş imkanlarının yaygınlığı, ücretsiz eğitim, her iki ebeveyne sağlanan doğum izinleri ve erkeklerin ev içindeki sorumluluklara daha fazla katılmasının da toplumsal dönüşümü hızlandırdığını belirtiyor.

2008’de yaşanan büyük ekonomik kriz de kadınların üst düzey görevlere gelmesinde yeni bir dönem başlattı. Kriz sonrasında bankacılık, polis, cezaevi yönetimi, spor federasyonları ve dini kurumlar dahil birçok alanda kadınlar ilk kez yönetici pozisyonlarına yükseldi. İzlanda, ekonomik çöküşten yaklaşık bir yıl sonra Küresel Cinsiyet Eşitsizliği Endeksi’nin zirvesine çıktı.

Kadın grevleri sürüyor

Ancak ülkede eşitsizlik tamamen sona ermiş değil. İzlanda İstatistik Kurumu verilerine göre kadınlar hâlâ düşük ücretli işlerde daha yoğun şekilde çalışırken, en yüksek gelir grubundaki çalışanların önemli bölümünü erkekler oluşturuyor.

Bu nedenle 1975’te başlayan kadın grevi geleneği sonraki yıllarda da sürdü. İlk dönemlerde kadınlar, erkeklere kıyasla ne kadar düşük ücret alıyorsa çalışma günlerini de aynı oranda erken bitirerek protesto ediyordu. Daha sonra bu eylemler tam günlük iş bırakma grevlerine dönüştü.

2023’te düzenlenen kadın grevine dönemin Başbakanı Katrín Jakobsdóttir’in de aralarında bulunduğu on binlerce kişi katıldı. Gösterilere katılanların sayısının yaklaşık 100 bine ulaşarak ülke nüfusunun dörtte birine yaklaştığı belirtildi.

LGBTİ+'lar ve göçmenler

Cinsiyet eşitliği hareketi son yıllarda yalnızca kadın-erkek eşitliğiyle sınırlı kalmıyor. LGBTİ+'ların ve göçmen kadınların hakları da mücadelenin önemli başlıkları arasında yer alıyor. 2025’te kadın grevinin 50’nci yılı için yapılan çağrıda, kadınların yanı sıra ikili cinsiyet sistemine uymayan kişilerin de ücretli ve ücretsiz işlerini bırakması istendi.

Kaynak: Gazete Oksijen