CHP'nin tutuklu Cumhurbaşkanı adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ile İmamoğlu'nun tutuklu avukatı Mehmet Pehlivan'ın avukatı Tora Pekin, İBB davasına bakan İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığına 'yasanın emredici hükümlerine uyulması' talebiyle 7 maddelik bir dilekçe sundu. Dilekçede, "Hukuka, norma açıkça aykırı, yargılama diyalektiğini tümden ortadan kaldıran uygulamalarınızın sanıklar ve biz müdafiler tarafından kabulü asla mümkün değildir. Heyetinizi bir kez daha yargılamanın usuli rasyonalitesi ve kurallarına uymaya davet ediyoruz" denildi.
Tora Pekin'in dilekçesine şu ifadeler yer aldı:
"1. Davanın başladığı 9 Mart 2026 tarihinden bugüne heyetinizce yürütülen faaliyetin neden bir
yargılama faaliyeti olarak nitelendirilemeyeceğini gerekçeleriyle birlikte birden çok kez sözlü ve
yazılı olarak mahkemenize iletmiştik.
2. Yaşanan hak ihlallerinin derinliği dolayısıyla görünürde dahi norma uygunluğu sağlanamayan
bu faaliyet, ortaya çıkardığı yeni usulsüzlüklerle hukukun ağır ve açık ihlaline sebebiyet
vermektedir.
3. Son olarak, 4 Mayıs 2026 tarihli oturumda avukatların talepte bulunmasının mahkeme başkanı
tarafından keyfi olarak engellenmesi, mikrofonların kapatılmasıyla duruşma diyalektiğinin
hukuka aykırı bir biçimde ortadan kaldırılması; ardından hiçbir gerekçe gösterilmeden
heyetinizin salonu terk etmesi ve duruşmaya son verildiğinin mübaşir vasıtasıyla sanık ve
müdafilerine bildirilmesi bahse konu keyfi uygulamalara bir yenisini eklemiştir.
4. Ancak 4 Mayıs 2026 tarihinde yaşanan ve asla kabul edilemeyecek ihlaller bu kadarıyla da
kalmamıştır. Heyetinizin duruşma salonunu terk etmesi esnasında, sadece yargıçların ve kalem
çalışanlarının kullandığı kapıda adının Ferhat Murat olduğu öğrenilen ve gazeteci olduğunu
iddia eden bir kişi belirmiştir. Bu kişi sadece yargıçların kullanabildiği salon girişinde durmakla
yetinmemiş yaptığı hareketlerle sanıkları tahrik etmeye çalışmıştır. Bu durum sanık müdafileri
tarafından tutulan ve dilekçeye eklediğimiz tutanakla da sabittir. Ayrıca salona bu dava
esnasında eklenen kameralarla alınan görüntü kayıtları da bu beyanlarımızı teyit edecektir.
5. Ferhat Murat adlı kişinin bulunduğu yer sanık müdafilerine de yasak olan bir alana
açılmaktadır. Duruşmayı mahkeme tarafından kendilerine tahsis edilen alanda takip eden
gazetecilerin heyetinizin emri ile kolluk güçleri tarafından salon dışına çıkarılmak istendiği bir
esnada Ferhat Murat adlı bir kişiye imtiyaz niteliğinde yer tahsisi ironiktir.
6. Ayrıca bu kişi -bilindiği kadarıyla- duruşma salonunda bulunmadığı halde duruşma ile ilgili
olarak sosyal medyada paylaşım yaparak sanık müdafilerinden Avukat Tuba Torun'u hedef
göstermiştir.
7. Sonuç olarak; 4 Mayıs 2026 günkü duruşma bir yandan yetkisiz kişilere tanınan ve kötüye
kullanılan imtiyazlarla, diğer yandan usule aykırı keyfi uygulamalarla yürütülmeye çalışılmış,
sanık ve müdafilerin hukuka aykırı bu duruma karşı çıkmaları üzerine duruşma sonlandırılmıştır.
Sonuç ve istem
Bir kez daha vurgulamak isteriz ki hukuka, norma açıkça aykırı, yargılama diyalektiğini tümden ortadan kaldıran bu uygulamalarınızın sanıklar ve biz müdafiler tarafından kabulü asla mümkün değildir. Heyetinizi bir kez daha yargılamanın usuli rasyonalitesi ve kurallarına uymaya davet ediyoruz."
İBB davasının dünkü oturumunda ne olmuştu?
Duruşmanın başında sanık avukatları, taleplerinin dinlenmemesinden şikayet etti, diğer avukatlar da duruma tepki gösterdi. Avukatların haftalık tutukluluk değerlendirmesi yapılması ve diğer talepleri üzerine, Mahkeme Başkanı ile avukatlar arasında kısa süreli gerginlik yaşandı. Mahkeme Başkanı, duruşmaya ara verdiğini açıkladı. Ekrem İmamoğlu ile tutuklu sanıklar, izleyiciler ve avukatlar salonu terk etmedi.
'Ferhat Murat' tartışması
Öte yandan, etkin pişmanlık beyanı veren Servet Yıldırım'la röportaj yaptığı belirtilen gazeteci Ferhat Murat'ın, duruşmaya ara verilince, yalnızca hakim ve savcıların kullanımı için ayrılan giriş-çıkış koridorunu kullandığı iddia edildi. Sanık avukatları, gazeteci Ferhat Murat ile ilgili iddialar üzerine tutanak tuttu. Yaşanan tartışmaların ardından mübaşir, salona gelerek Mahkeme Başkanı'nın talimatını ilettiğini ve duruşmanın yarına bırakıldığını duyurdu.
Ekrem İmamoğlu, duruşma salonundan çıkarılırken şunları kaydetti:
"Ne yazık ki yargı heyeti, yargılama yapmak istemiyor. Bugün yaptığı şey, yargılama yapmak istememektir. Çünkü yandaş medyayı, adliyenin arka tarafına kimsenin giremediği bir yere yandaş bir medya görevlisini alıp, oradan bizim arkadaşımıza parmak sallamasını sağlayan bir akıl, yargılama yapmayı istemiyor; algı yönetmek istiyor. Biz, mücadelemize odevam ediyoruz. Hepinizi çok seviyorum."
Kaynak: Gazete Oksijen
