23 Nisan 2026, Perşembe
Gece Modu Gece Modu Gündüz Modu Gündüz Modu
Haber Giriş: 23.04.2026 13:33 | Son Güncelleme: 23.04.2026 13:58

İçişleri Bakanı Çiftçi: Mansur Yavaş hakkında 7 yılda 7 soruşturma izni verildi

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş hakkında görev süresini kapsayan 7 yılda 7 soruşturma izni verildiğini, bunlardan 2'sinin Danıştay tarafından kaldırıldığını söyledi. Çiftçi, Yavaş hakkında 25 iddiada ise soruşturma izni verilmediğini aktardı
İçişleri Bakanı Çiftçi: Mansur Yavaş hakkında 7 yılda 7 soruşturma izni verildi
A+ Yazı Boyutunu Büyüt A- Yazı Boyutunu Küçült

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Gölbaşı Vilayetler Evi'nde düzenlenen Ankara Basın Buluşması'nda medya kuruluşlarının Ankara temsilcileriyle bir araya geldi.

İçişleri Bakanı Çiftçi, Ankara'da medya temsilcileriyle bir araya geldiği toplantıda Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş hakkında verilen soruşturma izinleri hakkında açıklamada bulundu.

Çiftçi konuyla ilgili şunları söyledi:

"Ankara Büyükşehir Belediyesi özelinde ise Sayın Mansur Yavaş’ın görev dönemini kapsayan yaklaşık 7 yılda toplam 49 araştırma ve ön inceleme onayı verildi.

23 ön inceleme raporu düzenlendi. 32 iddia konusu değerlendirildi. Müfettiş önerileri doğrultusunda 7 konuda soruşturma izni verildi. Bunların 2’si Danıştay tarafından kaldırıldı, 2’si halen Danıştay incelemesinde, 3 dosyada ise karar sonrası işlemler sürüyor.

25 iddiada ise Sayın Yavaş’ın imzası, onayı veya talimatı tespit edilemediği için soruşturma izni verilmedi. Ayrıca 18 konuda suç unsuruna rastlanmadı. 13 tevdi raporu Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına, 1 tevdi raporu Hazine ve Maliye Bakanlığına gönderildi.

2 tazmin raporu da belediyeye iletildi. Hâlen 11 araştırma ve ön inceleme süreci devam ediyor. Dolayısıyla burada yapılan işlem siyasi değil; iddia, inceleme, müfettiş raporu ve hukuk süreci temelinde yürüyen idari bir mekanizmadır.

Ayrıca burada altını çizmek gerekir ki, İçişleri Bakanlığımızca verilen soruşturma izinleri nihai hüküm niteliği taşımaz. Bu kararlar, 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun çerçevesinde alınan idari kararlardır ve yargı denetimine tabidir. Nitekim bu süreçlerde Danıştay incelemesi söz konusudur. Son sözü söyleyecek olan merci, bağımsız ve tarafsız yargıdır.

Belediyelerle ilgili süreçlerde ölçümüz, hukuktur; aidiyet değil, iddia ve delildir."

"Okul giriş-çıkış saatinde kolluk görünürlüğü artırılacak"

Çiftçi, Kahramanmaraş ve Şanlıurfa'daki saldırıların ardından meseleyi sadece bir asayiş başlığı olarak görmediklerini, okul güvenliğini bütün boyutlarıyla yeniden ele aldıklarını söyledi ve "Bütün okulların çevresi yeniden risk esaslı değerlendirilecek, giriş-çıkış yoğunluğu, öğrenci hareketliliği, servis güzergahları, kör noktalar ve çevresel risk alanları tek tek gözden geçirilecek. Okul giriş ve çıkış saatlerinde kolluk görünürlüğü artırılacak" ifadelerini kullandı.

Metruk yapılar, parklar, internet kafeler, oyun salonları ve öğrencilerin yoğun bulunduğu güzergahlarda devriye ve denetimlerin sıklaştırılacağına vurgu yapan Çiftçi şunları kaydetti:

"Kamera sistemleri, giriş-çıkış kontrolü, ziyaretçi usulleri ve güvenli toplanma alanları yeniden değerlendirilecek, eksikler süratle giderilecek. Daha önce yılda iki kez yapılan 'Okul Güvenliği' toplantıları artık her ayın ilk haftasında düzenli yapılacak. Her okulda okul müdürü, rehber öğretmen, en yakın kolluk amiri ve sosyal hizmet uzmanının yer alacağı bir 'güvenlik kurulu' oluşturulacak. Biz burada yedi basamaklı bir çerçeve üzerinde çalışıyoruz; risk ve tehdit analizlerinin yenilenmesi, fiziki güvenlik önlemlerinin artırılması, erken uyarı sistemi, takip görevi, rehberlik-güvenlik koordinasyonu, bakanlıklar arası eş güdüm ve acil durum farkındalık eğitimi. Meseleyi sadece bina güvenliği olarak görmüyoruz; akran zorbalığı, tehdit dili, dışlanma, öfke kontrolü, içine kapanma ve dijital risk işaretleri de yakından izlenecek".

"Rehberlik hizmetleri güçlendirilecek"

Çiftçi, devamsızlık yapan, okulla bağı zayıflayan ve risk altında olduğu değerlendirilen çocuklar için okul, aile, rehberlik ve kamu kurumları arasında daha yakın izleme ve destek süreci kurulacağını belirterek sözlerini şöyle sürdürdü:

"Rehberlik ve psikososyal destek hizmetleri güçlendirilecek. Sosyal medya, dijital mecralar, şiddeti özendiren içerikler ve olumsuz rol modeller konusunda da önleyici bilinçlendirme çalışmaları yaygınlaştırılacak. Ruhsatlı silah sahibi ebeveynlere yönelik bilinçlendirme yapılacak, ruhsatsız silahla mücadele de tavizsiz sürecek. Olası olaylarda müdahale sırası, kurumlar arası koordinasyon ve ilk müdahale kapasitesi yeniden gözden geçirilecek. Her il kısa, orta ve uzun vadeli uygulama planı hazırlayacak ve tedbirleri düzenli olarak bakanlığımıza raporlayacak".

Çiftçi, okul saldırılarından sonra yalnızca olay yerindeki fiziki güvenlik boyutuna odaklanmadıklarını dile getirirken dijital mecraları da aynı ciddiyetle takip ettiklerini söyledi.

Bazı hesapların suçu övdüğüne işaret eden Çiftçi, "Saldırganlığı özendiriyor, korku yayıyor ve toplumu provoke etmeye çalışıyor. Kolluk kuvvetlerimizin sanal devriye faaliyetleri kapsamında 2025 yılında 210 bin 234, 2026 yılı 16 Nisan itibarıyla da 86 bin 937 hesap yöneticisi ve kullanıcısı tespit edildi. Sadece bu iki okul saldırısı sonrasında saldırgan içerikli 539, provokatif içerikli 379 hesap yöneticisi veya kullanıcısı hakkında gerekli işlemler başlatıldı" bilgisini paylaştı. Çiftçi, okul saldırılarıyla bağlantılı 8 bin 11 internet adresi için içerik çıkarılması ve erişim engellenmesi sürecinin işletildiğini, toplamda 8 bin 270 internet adresi hakkında da işlem yapıldığını bildirdi ve sözlerine devam etti:

"C31K isimli oluşuma ait Telegram üzerinde faaliyet gösteren 259 kanal kapatıldı. Provokatif paylaşım yapan çok sayıda sosyal medya hesabı tek tek incelendi, bunlarla ilgili adli süreçler devreye alındı. Tutuklama, adli kontrol, erişim engeli ve yakalama süreçleri de eş zamanlı yürütüldü. Ayrıca kamu düzenini bozan, suçu ve suçluyu öven, olayları manipüle eden çok sayıda hesap ve şahıs hakkında erişim engeli talebinde bulunuldu. Muhterem Cumhurbaşkanımızın da ortaya koyduğu kararlı irade doğrultusunda sanal devriye kapasitemizi artırdık. Bizim için dijital alan, hukukun dışında kalan bir alan değildir. Sokakta suça nasıl geçit vermiyorsak, sosyal medya ve dijital mecralarda suçu öven yapılara da aynı kararlılıkla müdahale ediyoruz. Sanal dünya da hukuk dışı bir alan değildir, suçu övene de toplumu provoke edene de dijital mecralarda alan bırakmayacağız".

Gülistan Doku soruşturması: "Hiçbir ihmal görmezden gelinmez, hiçbir süreç karanlıkta kalmaz"

Çiftçi, Gülistan Doku soruşturmasına ilişkin soruları da yanıtladı. Doku'nun kaybolmasının herkesi derinden üzdüğüne ve kamu vicdanında çok güçlü bir hassasiyet oluşturduğuna dikkat çeken Çiftçi, şunları kaydetti:

"Bu dosyada önceliğimiz maddi gerçekliğin bütün yönleriyle ortaya çıkarılmasıdır. Bakanlık olarak ortaya atılan bütün iddiaların titizlikle incelenmesini esas alıyoruz. 17 Nisan 2026 tarihli onayla, dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel'e yönelik iddialar ve delillerin karartıldığı yönündeki beyanlar için 2 mülkiye müfettişi görevlendirildi. Aynı tarihli onayla Tuncay Sonel görevden uzaklaştırıldı. Yine 17 Nisan 2026 tarihinde gözaltına alındı. 21 Nisan'da çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklandı. 20 Nisan'da da olay sonrasındaki inceleme, araştırma ve soruşturma süreçlerinin etkinliğini değerlendirmek üzere 2 mülkiye müfettişi ve 2 polis müfettişi daha görevlendirildi. Jandarma Genel Komutanlığımız, cesedin bulunması için teknik ve lojistik destek sağlıyor".

Çiftçi, sürecin çok yönlü şekilde devam ettiğine vurgu yaptı ve "Bizim yaklaşımımız nettir. Hiçbir iddia karşılıksız bırakılmaz, hiçbir ihmal görmezden gelinmez, hiçbir süreç karanlıkta kalmaz. Bu dosyada tek hedefimiz vardır: Somut gerçeğin bütün yönleriyle ortaya çıkması" şeklinde konuştu.

Kaynak: AA