28 Mayıs 2024, Salı Gazete Oksijen
Haber Giriş: 06.04.2023 10:13 | Son Güncelleme: 06.04.2023 10:32

Kalıcı konutlara yerleşene kadar buradalar

Yaşanan deprem felaketinin hemen ardından 10 gün gibi kısa bir sürede tamamlanan ve hizmete giren Gaziantep’in Islahiye ilçesindeki Kalyon Konteynerkent’te yaşayan yaklaşık 3 bin afetzede Hasan Kalyoncu Üniversitesi’nden uzmanların düzenlediği sosyal faaliyetlerle hayata tutunuyor
Yeşim Nur Mantaş
Yeşim Nur Mantaş [email protected]
Kalıcı konutlara yerleşene kadar buradalar

Yaşadığımız büyük deprem felaketinin üzerinden iki ay sonra Gaziantep Islahiye’ye doğru yoldayız. İki ay önce çetin kış şartlarının yaşandığı bölgeye şimdi bahar gelmiş. Toprak yeşillenmiş. Nurdağı ile birlikte Islahiye, Gaziantep’in yaşanan depremden en çok etkilenen iki ilçesi. Gaziantep merkezde de orta ve ağır hasarlı binalar var ama yıkım olmamış. Oysa Islahıye yıkımın oldukça yoğun olduğu bir bölge.

Yol boyu gördüğümüz yıkık dökük hasarlı evler ve onların hemen dibinde kurulmuş çadırlar bunun kanıtı. Islahiye yakınlarındaki Kalyon Konteyner Kent’e gidiyoruz. Burası depremden sonra 10 gün içinde yapılan ve hizmete giren Türkiye’deki ilk konteyner kent.

Kalıcı konutlara yerleşene kadar buradalar

525 konteynerdan ulaşan merkezde yaklaşık 3 bin kişi yaşıyor. “Bir Hatay Adıyaman veya Maraş gibi değiliz şükretmemiz gerekiyor” diyor Hasan Kalyoncu Üniversitesi (HKÜ) Rektörü Prof. Dr Türkay Dereli. Kendisi de depremzede. O da deprem sabahı pek çok insan gibi 4.17’de yatağından fırlamış. “İlk 10 gün kimse ne yaptığını bilmiyordu” diye anlatıyor ve ekliyor, “Düşünün elektriğin, suyun, doğalgazın olmadığı bir dönem. Şu an o günlere göre çok iyi bir seviyedeyiz.” O günleri biraz daha iyi anlamamızı istiyor.

Konteyner Kent, Islahiye’ye çok yakın. Ulaşımın kolay olduğu bir yerde. Bu yer AFAD tarafından gösterilmiş, arazi sahipleri tarafından AFAD’a ücretsiz bağışlanmış. Afetzedeler kalıcı konutlara yerleştirilene kadar burada kalacaklar. Bu ne kadar sürede olacak onu henüz kimse bilmiyor. Konteynerkentin bölgedeki tüm ihtiyacı karşılamasa da büyük bir ihtiyaca cevap verdiği kesin. Anaokulu, ilkokul ve ortaokulun yer aldığı alanda market, 1000 kişilik yemekhane, çamaşırhane, hamam yer alıyor. Sosyal faaliyetleri HKÜ koordine ediyor. Üniversiteden 40 akademik ve idari personel her gün burada görev yapıyor.

U/Mutluluk çadırı

Konteyner Kent’in girişinde U/Mutluluk Çadırı’ndayız. Adı çadır ama burası aslında dört konteynerin birleşmesiyle oluşturulan, çok amaçlı bir salon. İlk önce psikososyal destek merkezi olarak hizmet vermeye başlamış. HKÜ Psikoloji Bölümü Başkanı Dr. Mehmet Dinç ve ekibi bu çalışmaları koordine ediyor. İlk evrede 7-12 yaş çocuk ve ergenlere verilen psikolojik destek, ikinci evrede yetişkinler için de veriliyor.
U/Mutluluk Çadırı, daha sonra atölyeler, üniversiteye hazırlanan gençler için kursların verildiği, yabancı dil eğitiminin yapıldığı bir yer haline gelmiş. Duvarlarında buraya gelen çocukların yaptığı resimler, hanımlardan yemek tarifleri asılı.

Hatta çok güzel kara kalem resimler dikkatimizi çekiyor, Okuma yazma bilmeyen bir teyzenin harika kara kalem çalışmaları… Burası adeta doğal bir laboratuvar gibi. Rektör Dereli, verilerin doğru kaydedilip incelendiği taktirde bir iki sene sonra bölgede bilimsel araştırma kapasitenin artacağını düşünüyor. Üretimin iyileştirici gücünden yola çıkılarak kadınlar için el beceri kursları düzenlenmiş.

Bu kurslar gelen isteker doğrultusunda çeşitlendiriliyorlar. Amaç bu üretimi bir kooperatif çatısı altında toplamak. Belki de uzun vadede bir pazar kurulacak ve kadınlar kendi ürettiklerini kendileri satacaklar. Bunun için bir kooperatifin nasıl kurulduğuna dair bir eğitim de almışlar.

Ailelerin yerleşimine AFAD karar veriyor

Konteynerlerin her birinde bir aile kalıyor. Hangi ailelerin hangi konteynerlere yerleşeceklerine AFAD karar veriyor. Her biri en az 1.5 meter mesafede yer alan konteynerların içinde TV, çalışma masası, ısıtıcı, dolap bulunuyor. Her konteynerda duş ve banyo yok. Olanlarda öncelik engellilere veriliyor. İçme suyu ihtiyacı için arıtma kurulmuş. Belirli alanda yer alan musluklardan içme suyu temin edebiliyorlar. Burada harcanan enerjinin üçte biri kurulan GES’ten karşılanıyor.