Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, babası Hasan Özdemir'in PHE ve PRY yatırım fonlarında toplam 830 milyon liralık işlem gerçekleştirdiği yönünde Yeni Parti İzmir Milletvekili Ümit Özlale tarafından gündeme getirilen iddiayla ilgili konuştu.
NTV canlı yayınında soruları yanıtlayan Göktaş, şunları söyledi:
"Akşam saat 20.00 gibi bana milletvekilimizin bir tanesi haber gönderdi. Dedi ki: 'Ben kendisiyle görüşüyorum. Korkarım ki olayı size sıçratmaya, babanıza sıçratmaya çalışıyorlar.' Ben de dedim ki 'Ellerinden geleni ardına koymasınlar. Ne babamın ne ailemin hiçbir ferdinin bu fonlarda tek bir hesabı yoktur, tek bir kaydı yoktur.' 'Ellerinde delil olduğunu söylediler.' Dedim ki 'Delilleri de ortaya koysalar böyle bir şey yok. Söyleyin onlara, dedim, ellerinde patlar. Böyle bir delil yok çünkü. İsim benzerliği vardır. Benim ailemle ilgili değildir' dedim. Arkadaşlar kendilerine iletti. Bu süreç böyle son dakikada öğrenilmiş bir süreç değil."
"Babamın kimlik numarasıyla öyle bir işlemde bulunmadığını öğrendim"
Bu bilginin kendisine ulaştırılmasının ardından anne babasını aradığını anlatan Göktaş şu ifadeleri kullandı:
"Dedim ki, 'Yarın sizlerle ilgili böyle bir şey olabilir. Lütfen rahat olun, üzülmeyin.' O gece birkaç gazeteci de ulaştı. Biz de onlara böyle bir şey olmadığını söyledik kamuoyuna açıklanmadan önce. Ben her türlü hazırlığımı yaptım, tek başıma metnimi hazırladım. Fakat yine de SPK'yi, TMSF'yi, Borsa İstanbul'u aradım. 'Hasan Özdemir adı altında başka işlem yapan varsa bana bilgisini verir misiniz?' dedim. 'Veremeyiz' dediler. 'Neden veremezsiniz? Bunlar bir şey hazırlıyor ve belki bir saat, iki saat sonra beni itibarsızlaştırmaya çalışacak'. 'Veremeyiz. Çünkü biz girersek log kayıtları ortaya çıkıyor. Dolayısıyla bu bilgileri size veremeyiz ancak babanızın olup olmadığını teyit edebiliriz' dediler. Babamın T.C. kimlik numarasını verdim. Babamın T.C. kimlik numarasıyla öyle bir işlemde bulunmadığını öğrendim."
"Verdiği dosya numarası üzerinden sınırlı bir bilgiye erişebildim"
"Peki, ne oldu sonrasında? Saat tam 15.00'te Ümit Özlale, Yeni Parti'de bir canlı yayın yapıyor, bir dosya numarası sunarak doğrudan beni ve babamı hedef alıyor" diyen Bakan Göktaş şöyle devam etti:
"Ben ne yapıyorum biliyor musunuz? O dosya numarası üzerinden MKK'ya ulaşıyorum. 'Lütfen bu dosyanın kime ait olduğunu bana verir misiniz?' diye soruyorum. Ümit Özlale'nin elinde olan bilgi ve belgeler bende olmadığı ve ben bunlara erişemememe rağmen, ancak iddia ettiği ve verdiği dosya numarası üzerinden sınırlı bir bilgiye erişebildim. Bu ülkenin bakanı olarak. Ben şunu sormak istiyorum: Ümit Özlale çok iyi biliyordu benim babamın orada isminin olmadığını. Peki, amacı neydi? Amacı tamamen karalamaktı, kirli propagandaydı. Ben ivedi bir şekilde aldığım bilgi üzerine emniyetten T.C. kimlik numarasını teyit ederek, KVKK'ya da uygun biçimde T.C. kimlik numaralarının son iki numarasını paylaşacak şekilde bilgiyi hemen reddettim. Ama bu süreç benim 40 dakikamı aldı. Bakın, ne bir özür ne bir imtina, hiçbir şey yok. Kendisi de birkaç hafta öncesinde itibar suikastına uğramış. Kendisi isim doğrulatmış. Bakın, bizim haberimiz yok. Neyin mağduriyetini yaşıyorsun sen? Ve utanmadan diyor ki: 'Bakana birkaç dakikalık mağduriyet yaşamışız.' Utanma, arlanma duygusu yok. Tamamen çamur siyaseti. Fakat biz muhalefetin bu tutumuna alışığız.
"Size bu belgeleri kim verdi?"
Bugün Özgür Özel bir açıklama yapıyor. Günlerdir babamın ellerinden öpüyor ve özür diliyor. Yahu, böyle bir şey olabilir mi? Bir aileye bu kadar saldırılabilir mi? Bu kadar ucuz siyaset yapılabilir mi? Beş gün oldu, ne bir istifa ne bir özür. Böyle bir olayda hemen suç duyurusunda bulundum ve tazminatımızı aldığımızda inşallah Aile ve Gençlik Fonu'na yatıracağım, evlenecek gençlerimiz için destekleme projesine. Özgür Özel, iki gündür rüşvet ve yolsuzlukla adı çıkanlarla benim babamın adını yan yana getiriyor. Rüşvet, yolsuzluk ayyuka çıkmış. O kadar dosya, bilgi, belge, itirafçı olan İBB dosyasında adı geçen bir sanığın babasıyla benim babamı bir tutuyor. Böyle bir şey kabul edilebilir mi? Biz de o zaman her gün çıkalım, birine iftira atalım. Bu kadar rahat siyaset yapılamaz. Dolayısıyla ben işin arkasını bırakmayacağım ve kesinlikle bunun hesabını er ya da geç hukuk önünde soracağım. Şunu sormak istiyorum Ümit Özlale'ye: Size bu bilgileri, belgeleri kim verdi? Benim bakan olarak ulaşamadığım bu dosyalara siz nasıl ulaştınız?"
Kaynak: ANKA