Eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, yurt dışındaki şirketlere kayıt dışı para aktarıldığı iddiaları üzerine hakkında başlatılan soruşturma kapsamında Ankara Adliyesi'ne geldi. Gökçek, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nda "şüpheli" sıfatıyla ifade verdi.
Melih Gökçek adliye çıkışında açıklamalarda bulundu. Gazetecilerden soru almayan Gökçek şunları söyledi:
"Peşinen şunu söyleyeyim. Ben burada savcılığa ifade verdim. Bu ifadenin gizliği. Şunu söyledim tarzı bir şey beklemeyin. Savcılığın araştırması soruşturması bitecek, neticeyi alacağız. Ondan sonra merak etmeyin. Hepinizle televizyonlarda bol bol konuşacağız. Melih Gökçek biliyorsunuz öyle konuşmayan adam değildir, çekinen adam da değildir. Hatta bilirsiniz rakiplerimi ekrana davet ederim ama getiremem. Hayatımda ilk defa ifade vermiyorum, ilk defa savcılığa gelmiyorum, ilk defa soruşturma geçirmiyorum.
"500 soruşturma açıldı, hepsinden sıçradım"
Birincisi belediye başkanlığına ilk olarak 94'te seçildim, dokuz yıl muhalefette belediye başkanlığı yaptım. Beni muhalefette didik didik ettiler. Tam 500 soruşturma ve inceleme geçirdim. Bunların hepsinde ifade verdim. Her şeyi sordular, sormadıkları şey kalmadı. Bir sıçrarsın çekirge diye bir laf vardır. Ben hepsinden sıçradım. Hepsinden takipsizlik aldım.
Refah Partisi ve AK Parti iktidarı döneminde de minimum 100 soruşturma ve inceleme geçirdim. Verdiğim ifadeler duruyor. Bu ikinci dönem.
"En büyük hakem vatandaştır"
Üçüncü dönem Mansur Yavaş dönemi. Gökçek hakkında yüz tane soruşturma açıldı diyorlar. Bu yalan. Bunu söyleyenler yalan söylüyor. Ben 25 inceleme ve soruşturma geçirdim. Bunların 21'i tamamlandı. Hepsinde ifadem alındı, bilirkişi raporları alındı. Mansur Yavaş ifadeye bile gitmedi diyerek yalan söylüyor. Mansur Yavaş'ı belki yüz kere ekrana çağırdım, gelmedi. Haklıysan neden gelmiyorsun? En büyük hakem vatandaştır.
Mansur Yavaş tüm kararlara istisnasız itiraz etti. Hepsi lehime onaylandı. İfade vermediğim konu yok. Önümüzdeki günlerde buranın kararı çıkacak. Herhangi bir endişem yok, doğruları söyledim. Karar çıktıktan sonra hepinizin televizyonlarına bol bol çıkacağım."
Oğlu ve gelini de ifade verecek
Melih Gökçek’in ifadesinin alınmasının ardından, Gökçek'in oğlu Ahmet Gökçek ve gelini Hülya Gökçek şüpheli sıfatıyla 7 Eylül Pazartesi günü saat 14.00'te ifadeye çağrıldı.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, bazı basın ve yayın organlarında yer alan iddialar üzerine Gökçek hakkında 29 Ağustos'ta resen soruşturma başlatmıştı. Başsavcılık, soruşturmanın "maddi gerçeğin ortaya çıkarılması" amacıyla başlatıldığını açıklamıştı.
Soruşturmanın dayanağını oluşturan iddialar arasında Gökçek ailesinin Almanya'da kurduğu HAMAG GmbH üzerinden gayrimenkul yatırımları yaptığı ve yurt dışındaki şirketlere kayıt dışı para aktarıldığı öne sürülüyor.
Gazeteci Murat Ağırel, Gökçek ailesinin Almanya'daki gayrimenkul yatırımlarıyla ilgili çeşitli iddialar gündeme getirmişti. Ağırel'in paylaşımlarında, ailenin Almanya'nın Velbert kentinde yaklaşık 8,5 milyon Euro değerindeki bir alışveriş merkezi ile Lüksemburg'da yaklaşık 180 milyon Euro değerindeki bir alışveriş merkezine ilişkin görüşmelerle bağlantılı olduğu ileri sürülmüştü.
Başsavcılığın soruşturması kapsamında Ağırel'in de daha önce "tanık" sıfatıyla ifadesine başvuruldu.
AK Parti Ankara Milletvekili Osman Gökçek ise babasının sakız çiğneyerek adliyeye girmesine ilişkin olarak şu açıklamayı yaptı:
"Biraz önce babam İbrahim Melih Gökçek’in adliyeye ifade vermeye giderken ağzında sakız olduğu ve bunun bir saygısızlık teşkil ettiği yönünde yapılan haberlerle ilgili bir hususu düzeltmek isterim. Bilindiği üzere kendisi şeker hastasıdır. Rahatsızlığı nedeniyle yaşadığı ağız kuruluğunu gidermek amacıyla zaman sakız ve çiğneme tableti kullanmaktadır.
Görüntülerde yer alan durumun sebebi de tamamen budur. Ayrıca, Sayın Savcımıza ifade verdiği esnada böyle bir durumun söz konusu olması zaten mümkün değildir. Kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi adına bu açıklamayı yapma gereği duyuyorum."
Ne olmuştu?
Süreç, gazeteci Murat Ağırel’in Melih Gökçek ailesinin Almanya’daki şirket ve gayrimenkul yatırımlarına ilişkin gündeme getirdiği iddialarla başladı. Ağırel, Gökçek’in oğlu Ahmet Gökçek’in eşi Hülya Gökçek’in 30 Ağustos 2022’de Almanya’da 30 bin Euro sermayeyle HAMAG GmbH adlı şirketi kurduğunu aktardı. Şirketin kısa süre içerisinde milyonlarca euroluk gayrimenkul varlığına ulaştığını belirten Ağırel, söz konusu yatırımların finansman kaynağına ilişkin soru işaretleri bulunduğunu savundu.
Ağırel’in aktardığı mali kayıtlara göre HAMAG’ın ilk kuruluşunda 30 bin Euro olan sermayesine karşın, sonraki dönemde şirket hesabına Türkiye bağlantılı yüksek tutarlı para girişleri gerçekleşti. Ağırel, 2023 yılına ilişkin kayıtlarda önce yaklaşık 722 bin Euro, ardından 3 milyon 857 bin Euro tutarında para hareketi bulunduğunu ve finansman kaynakları arasında "Bank Türkei" ifadesinin yer aldığını öne sürdü. Şirketin 2024 yılı itibarıyla gayrimenkul varlığının yaklaşık 3 milyon 857 bin Euro'ya ulaştığını belirten Ağırel, bu paranın kaynağının açıklanması gerektiğini savundu.
İddiaların önemli başlıklarından biri de Düsseldorf'taki gayrimenkul yatırımı oldu. Ağırel, HAMAG adına Almanya'nın Düsseldorf kentinde 15 daire ve iki ticari bölümden oluşan bir binanın satın alındığını ve binanın daha sonra öğrenci yurdu olarak kullanıldığını aktardı. Şirketin kısa sürede sıfır çalışan ve sıfır cirodan milyonlarca Euro değerinde gayrimenkul varlığına ulaşmasına dikkat çeken Ağırel, bunun tek başına bir suç teşkil etmediğini ancak yatırımların nasıl finanse edildiğinin araştırılması gerektiğini belirtti.
Ağırel’in gündeme getirdiği bir diğer yatırım ise Almanya'nın Kuzey Ren-Vestfalya eyaletindeki Velbert kentinde bulunan Thomascarree adlı ticari kompleks oldu. İddiaya göre yaklaşık 6 bin 524 metrekare kiralanabilir alana sahip, 18 daire ve beş ticari bölümden oluşan kompleks için 2025'te yaklaşık 8,5 milyon Euro bedelle satın alma sözleşmesi imzalandı. İlk sözleşmenin Hülya Gökçek adına yapıldığı, daha sonra HAMAG adına yenilendiği ancak satışın tamamlanamadığı belirtildi.
İddiaların bir sonraki ayağını ise Lüksemburg oluşturdu. Ağırel, Gökçek ailesiyle bağlantılı şirketin bu kez Lüksemburg'da yaklaşık 180-200 milyon Euro değerindeki Massen alışveriş merkezinin satın alınması için görüşmeler yaptığını, ancak anlaşma sağlanamadığını ileri sürdü. Böylece tartışmanın odağı yalnızca Almanya'da yapılan gayrimenkul yatırımları değil, bu yatırımların finansmanının kaynağı ve yurt dışına aktarıldığı öne sürülen paraların niteliği oldu.
Gökçek ise iddiaları reddetti. Lüksemburg'daki AVM iddiasına ilişkin yaptığı açıklamada, oğlunun söz konusu taşınmaz için görüştüğünü ve AVM'yi gezdiğini ancak satın almadığını söyledi. Gökçek, iddialara ilişkin "tapu, bilgi veya belge" varsa bunların ortaya konulmasını istedi.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, kamuoyuna yansıyan bu iddiaların ardından 29 Ağustos'ta resen soruşturma başlattı. Başsavcılık, soruşturmanın "yurt dışındaki şirketlere kayıt dışı para aktarıldığı" yönündeki iddialara ilişkin maddi gerçeğin ortaya çıkarılması amacıyla başlatıldığını açıkladı. Başsavcılık açıklamasında Gökçek hakkında henüz suçlamanın kesinleştiğine ilişkin bir ifade yer almadı.
Soruşturmanın başlamasının ardından Gökçek de açıklama yaparak gerekli bilgileri savcılığa vereceğini söyledi ve "veremeyeceğim hesabım yoktur" ifadesini kullandı. İddiaları gündeme getiren Murat Ağırel ise soruşturma kapsamında tanık olarak ifadeye çağrıldı. Ağırel, savcılığa elindeki belge ve bilgileri sunduğunu açıkladı.

