CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Adalet Bakanı Akın Gürlek’in 'mal varlığını' açıkladı. Akın Gürlek'in 11 dairesi ve Çanakkale'de paha biçilmez bir arsası olduğunu öne süren Özel, dört gayrimenkul satışından elde edilen gelirlerle birlikte toplam 452 milyon liralık mal varlığı olduğu söyledi. Akın Gürlek'in bir memur olarak toplam 45 milyon lira gelir elde ettiğini ifade eden Özel "Maaşıyla 190 yılda alamayacağı kadar gayrimenkul almış" açıklamasında bulundu.
CHP lideri Özgür Özel, Adalet Bakanı olarak atanan Akın Gürlek'e süre vermiş ve mal varlığını açıklaması çağrısında bulunmuştu ve 11 Mart'a kadar süre vermişti. Gürlek, bu süre içinde konuya ilişkin olarak herhangi bir açıklama yapmadı.
CHP, Özel’in açıklamasını İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik operasyonlara ilişkin konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın “Turpun büyüğü heybede” ifadelerine göndermede bulunarak “Turpun küçüğü” diye duyurdu.
CHP İletişim birimi ise dün sosyal medya hesaplarından yaptığı paylaşımlarda, “Turpun büyüğünü millet zaten biliyor… Biz küçük turpun büyük marifetlerini anlatacağız” ve “Küçük turpun büyük marifetlerini dinlemeye hazır mısınız? 13.30’da başlıyoruz” ifadelerine yer verdi.
Özel, Adalet Bakanı Gürlek'in toplam 11 daire ve 1 arsası olduğunu ve bunların değerinin 325 milyon lirayı bulduğunu, son dönemde satılan 4 mülkle birlikte toplam değerin 452 milyon liraya ulaştığını öne sürdü. Özel, "Maaşıyla 190 yılda alamayacağı kadar gayrimenkul almış" diye konuştu.
Özel'in konuşmasından öne çıkanlar şöyle:
"Milletin iradesine yapılan her darbe demokrasimizi zayıflattı"
"Şimdi hem detaylarıyla hem somut kanıtlarıyla milletimizle paylaşmak üzere karşınızdayız. Bu ülke demokrasi tarihi boyunca çok darbeler gördü. Milletin iradesine yapılan her darbe demokrasimizi zayıflattı.
Halkımızı fakirleştirdi. Ancak birileri bu süreçlerden kısa süreli olarak karlı çıktılar. Onları kendilerine kar saydılar. Ama tarih darbecileri değil darbenin mağdurlarını haklı gördü, haklı çıkardı. Her darbede, her kumpasta aparatlar, maşalar hep oldu. Sonrasında da darbeciler tarafından kısa ve orta vadede ödüllendirildiler.
Uzun vadede milletin vicdanında mahkum oldular, mahkum edildiler. Sonuçta bu süreçlerden kaybeden milletimiz oldu, ülkemiz oldu. Devletimizin yurt dışındaki imajı oldu.
Bugün anlatacağım öykü 27 Mayıs, 12 Mart, 12 Eylül darbelerinde tutulan silahın şimdi nasıl yargı tokmağına kamuflajların üzerlerine has belge kadar geçirilmiş cüppelere nasıl dönüştüğünü bir darbenin tankla, topla değil cübbeyle ve tokmakla nasıl gerdiğinin ispatıdır. Bu hikayenin iyi tarafı Kasım 2023'te başladı.
Hiç kimse hayal etmezken, hesaba katmazken daha birkaç ay öncesinde büyük bir seçim yenilgisinden çıkmış olan bir parti yüzyıl önceki pratiğiyle, geleneğiyle kuruluş kodlarıyla düştüğü yerden ayağa kalktı.
Mücadele etmeye karar verdi. Öz eleştiri yaptı ve bu öz eleştirisi millet tarafından takdir gördü ve döndü millet Atatürk'ün kurduğu parti Cumhuriyetin 100. yılında büyük bir yenilgi elde etmişken bakalım şimdi ne yapacak dedi ve bir kredi verdi. Değişime, gençlere, kadınlara, her yaştan her yaştan gençlere bir kredi verdi. Ve bunun sonunda sadece 4 ay sonra girilen ilk seçimlerde 21 yıllık bir iktidar...."
AK Parti milletvekillerine: Duyduklarınızı hazmedebilecek misiniz?
"Ben bugün o grubun bu duyduklarını hazmedip hazmetmeyeceklerini, ben bugün 22. Dönem Grubu'nun partinin erdemliler hareketi diye yola çıkan kurucularının bugün duydukları karşısında ne yapacaklarını gerçekten çok merak ediyorum."
"AK Parti'ye, Zekeriya Öz gibi bir profil lazımdı"
"O yüzden de onları bu toplantıyı izlemeye, bu toplantıyı takip etmeye özel olarak davet ettim. Ve hiçbir kademesine güvenmeyen Erdoğan siyasete müdahale etsin diye daha önce görülmemiş bir şey yaptı ve AK Parti Yargı kollarını kurdu ve göreve getirdi. Bunun için ona yıllar önce bu ülkenin askerlerine, aydınlarına, siyasetçilerine karşı kullandığı Zekeriya Öz gibi bir profil lazımdı.
Onu bulmakta zorlanmadı. Daha önce hakimken mahkeme mahkeme gezdirip adaleti katlettirdiği sonrasında da çünkü iyi kararlar vermedi ya. Yani yükselebilmesi için meslekte liyakatle önünü kendi kendilerine tıkadılar. Liyakat esasına göre bir terfi beklese bir şey olmayacak. Aklı fikri siyasette olan birisini ilk önce mahkeme mahkeme gezdirdiği ve adaleti katlettirdiği birisini siyasete almıştı.
Onun da aklı siyasetteydi. Bakan yardımcısı yapmıştı. Bu sefer hakim olarak değil de savcı olarak iddia etmek üzere, kanıt toplamak üzere, maalesef olmayanı yaratmak üzere, verilmeyen ifadeyi verdirtmek üzere bir gözü dönmüşe ihtiyaç bulununca elde başkası yoktu.
Verilen siyasi talimatlara uygun olarak bir darbe planını adım adım işlettiler. Önce Esenyurt'a kayyım atadılar. Ardından Beşiktaş operasyonları... En sonunda ise bu ülkeye bir sivil darbeyi yaşattılar. Devletin 35 yıl önce ilanla davet ettiği ve 31 yıl önce de diploma verdiği bir öğrencinin diplomasını iptal etmek için devletin mührünü, imzasını inkar ettiler. yüzlerce kişiye uygulanan prosedürü bir kişiye uygulandı diye durdurmak istediler. Üniversiteyi tehdit ettiler, dekanları istifa ettirdiler. İşi duvar boyatmak olan üniversite yönetim kuruluna bir iftar saatinde diplomayı iptal ettirdiler."
"Darbenin bildirisi TRT'de okundu"
"İşi duvar boyatmak olan üniversite yönetim kuruluna bir iftar saatinde diplomayı iptal ettirdiler. Her darbenin bir bildirisi okunurdu. Bu da TRT'de okundu. TRT şimdi orada yayın yapıyor. 560 milyarlık yolsuzluk davası başladı demeyerek kendini tekzip ediyor. İBB'nin bütçe toplamının bile bu kadar etmediğini, hizmetlerin yapıldıktan sonra bile 56 kuruş iddia edemedikleri için şimdi TRT darbe bildirisinin altında durmuyor başka yalanlara sarılıyor.
Akın Gürlek, tesadüflerin değil kuklaların ipini elinde tutanların hiç şaşırmayacağı bir görevlendirilmişliğin görevini yerine getirme kişisidir. Bilirkişi ile çok yakın oldu. Adı Satılmış Büyükcanayakın. Meğersem oralarda pilot uygulama yapıyor, Akın Bey ile antrenman yapıyor ve birlikte çalışıyorlarmış. Yolları Akın Gürlek İstanbul'a gelince kesişti. İşte o başka bilirkişilerin herhangi bir suç yok diye rapor verdiği, itiraz edilen bilirkişinin suç yok dediği yerde Ahmet Özer'e doğrudan ilişkisi olmadığı halde sorumluluğu değerlendirilmekte deyip altlık yapmış kişidir."
AYM'nin hüküm bozma kararı verdiği Akın Gürlek dosyaları
"Belli bir yere gelirken eğri oturup doğru konuşacağız. AK Partili birçok hukukçu izliyor bu toplantıyı. Bir yerde cumhuriyet başsavcısı olmak şartları var. Bakın, Türkiye'de aranıp bulunamayan hakimin ve başsavcının performansına bakın! Selahattin Demirtaş'a hapis cezası veren ki uğradığı haksızlığı Sayın Devlet bahçeli de ifade ediyor. Ceza veren o idi. Verdiği ceza önce AYM ve sonra AİHM tarafından bozuldu. Sırrı Süreyya Önder'e ceza verdi, AYM'den bozuldu ve serbest kaldı. Sırrı Süreyya anlattı bana. Bu Akın'ı benden iyi tanımazsın dedi. Sırrı Süreyya Önder'in yattığı hapse haksızdı diyen kalmadığı gibi benzer bir göreve yine davet edildi. Onu hapiste yatan kararı Akın Gürlek verdi ve AYM bozdu. Selçuk Kozağaçlı'nın, Sözcü gazetecilerine ceza veren Akın Gürlek'ti. Nerede bir AYM kararına direniliyorsa arkasında Akın Gürlek var."
"Bir hâkim ya da savcı siyasete girerse geri dönemez"
Bu bozma kararlarına rağmen Akın Gürlek'in görevde yükselmeye devam ettiğini belirten Özel, Adalet Bakan Yardımcılığı görevini “geçici bir ödüllendirme ve sonrasına hazırlık” olarak nitelendirdi.
Yasalara aykırı şekilde görevlendirme yapıldığını öne süren Özel, “Kanun açık: Bir hâkim ya da savcı siyasete girerse geri dönemez. Ama bir imzayla alıp bir imzayla geri koyuyorlar” ifadelerini kullandı. Özel, bu süreç sonunda ilgili ismin 2 Ekim 2024’te İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı olarak atandığını söyledi.
Bu atamanın siyasi amaç taşıdığını iddia eden Özel, “Tek beklenti Ekrem İmamoğlu’nun ve CHP’nin iktidar yürüyüşünü durduracak operasyonlar yapılmasıydı. Adalet, hukuk, milletin huzuru kimsenin umurunda değildi” dedi.
Operasyonlara ilişkin de örnekler veren Özel, sabah saatlerinde yapılan baskınları eleştirerek, “Kapılar koçbaşıyla kırılıyor, kapıyı açan kadın itiliyor, insanlar yatak odasından alınıyor” diye konuştu.
Belediye başkanlarının gözaltına alınma biçimini de eleştiren Özel, “İnsanları davetle değil, kollarında polis ve jandarmayla, yukarıdan drone çekimleriyle, adeta suç örgütü mensubu gibi teşhir ediyorlar” ifadelerini kullandı.
Farklı illerde yürütülen soruşturmalarla ilgili de yetki tartışması olduğunu savunan Özel, bazı uygulamaları “küstahlık” olarak nitelendirdi.
Ailelere dokunuldu, imza için baskı yapıldı
Soruşturmalarda ailelerin de hedef alındığını öne süren Özel, “Ailelere dokunuldu, eşlere, çocuklara dokunuldu. Akla hayale gelmeyecek hukuksuzluklar yaşanıyor” dedi.
Bazı şüphelilere baskı yapıldığını iddia eden Özel, bir örnek üzerinden şu ifadeleri aktardı:
“Kadına ‘Çocuğa kim bakacak?’ diye soruyorlar. ‘Anne’ diyor. ‘Kaç yaşında?’ diyor, ‘84’. Sonra ‘İmzayı at, git çocuğunu al’ diyorlar.”
Özel, imza atmayı reddeden kişilerin cezaevine gönderildiğini öne sürerek, “Düzce’de 28 kişilik koğuşta 42. kişi olarak yerde yatıyor” dedi.
Gözaltındaki kişilere baskı yapıldığını savunan Özel, “’Gel imza at, sana filtre kahve yapalım’ diyorlar” ifadelerini kullandı.

Özgür Özel'e göre Akın Gürlek'in mal varlığı
1- Kartal Esentepe- Avrupa Konutları - 26 milyon 250 bin lira değerinde
2- Kartal Esentepe- Avrupa Konutları - 26 milyon 250 bin lira değerinde
3- İstanbul – Beykoz, Çavuşbaşı (Mesa Ormanı / Dedeoğlu Mevkii) - 85 milyon lira
4- İstanbul – Avcılar, Firuzköy - Isparta Kule “Bizim Evler” - 15.5 milyon lira
5- Tuzla Marine City 2. Etap - 10 milyon
6- Ankara – Çankaya Park Joven Sitesi 360 derece Ankara manzaları ev - 35,5 milyon lira
7- Ankara – Çankaya, Lodumlu / Beytepe Mahallesi- Ortalama konut değeri 25 milyon lira
8- Ankara – Çankaya, Lodumlu / Beytepe (Mahal Ankara) - 17,5 milyon lira
9- Çankaya Lodumlu Beytepe Mira Residans 28.559 ada 1. parsel 23 milyon lira
10- İzmir Konak Halkapınar- Mahal Bomonti- 27 milyon lira
11 - İzmir Konak Halkapınar- (İkinci konut) Mahal Bomonti- 27 milyon lira
12 - Çanakkale – Gelibolu, Bayır Mahallesi (Değirmenaltı Mevkii)- 500 m², deniz ve boğaz manzaralı arsa -7 milyon 500 bin lira
Toplam değeri 325 milyon lira.
Satılan konutlar:
1 – İstanbul, Esenyurt (Çınar Mahallesi, Liv Rezidans) Ada: 285, Parsel: 7 - Satış bedeli: ₺7 milyon 750 bin lira
2 – İstanbul, Halkalı (Tema İstanbul Konutları) - 43.5 milyon lira
3 – İstanbul, Üsküdar (Altunizade, Acıbadem Konutları) - 47.5 milyon
4 – Ankara, Çankaya (Beytepe)- Ada: 29.357- 27 milyon 750 bin lira
Özel, "Satılan mülkler ile birlikte 452 milyon liralı mal varlığı var. 19 yıl boyunca bir ekmek almasa bir şişe su almasa toplam maaşı 45 milyon lira. Maaşıyla 190 yılda alamayacağı kadar gayrimenkul almış. Toplam 452 milyon liralık gayrimenkul ya da paraya çevrilmiş gayrimenkul var" dedi.
Özel, Gürlek’in gelirleri ile sahip olduğu gayrimenkuller arasında büyük bir fark olduğunu öne sürerek, “Toplam maaşları 45 milyon lira, toplam gelir 452 milyon lira. 19 yıllık maaşıyla, 190 yılda alamayacağı kadar gayrimenkul almış” açıklamasında bulundu. Özel, “Bir başka deyişle, 10 hâkim ve savcı 19 yıl çalışsa, bütün parayı birleştirseler ancak bu varlıkları alabilirler” ifadelerini kullandı.
Özel, iddialarının bununla sınırlı olmadığını belirterek, “Bitmedi, aktivizm devam ediyor. Konut aktivizmi” dedi ve İstanbul Etiler’deki bir projeye dikkat çekerek şöyle konuştu:
“Senfoni Etiler’de, boğaz manzaralı bir daire. Satış fiyatı 95 milyon 542 bin lira. Alıcı: Akın Gürlek. Satış sözleşmesi ele geçip işlem yapılacağı anda bu satın alma durduruldu.
Ancak Emlak Konut'un resmi kayıtlarında ön satış satış bedeli kime satılacağı, hangi daireye kadar belli, altı kendisi tarafından paraflı bu durdu. Bu işlemi biz bu işlerin üzerinde gittik diye durdu. Belki eldeki ₺125.000.000 buraya bağlanacaktı. Bilinmiyor. Ama ₺95.000.000'lık Senfoni Etiler'de de böyle bir mesele var."

"Aileden kalan bir miras yok"
Aileden emekli babadan kalan bir miras yok. Bir memur maaşıyla yalnızca taşınmaz olarak bu servet nasıl yapıldı? Satışlardan elde edilen gelirler nerede? Elde edilen ödemeler nereden çekildi? Kime verildi? Mesa'daki ev gibi senet karşılığı alınan konutlar var. Bu senetler nerede düzenlendi? Evler kimin aracılığıyla bulundu? Senet verildi. O senedin parası nereden ödendi? Kanuna göre bakan bir ay içinde mal bildiriminde bulunacaktı. Şu anda mal bildirimi devlete geçen hafta perşembe verilmesi gereken mal bildiriminde bunların hangileri var? Şimdi ben bu sorduğumuz sorulara cevap olacak şeyleri söyleyeyim. Birincisi burada Akın Bey'in eşinin üzerindeki herhangi bir tapu kaydından bahsetmedik. Aileyle eşle uğraşma meselesini konusunu bu konudaki hassasiyetimizi biliyorsunuz. Mehmet Türkoğlu diye bir isim, Osman Dündar Çiftçi diye bir isim, Hayrettin Koç diye bir isim. Bu alışverişlerin tamamının aracıları çantacıları evrak düzenleyenleri, vekalet alanları, alanları satanları. Bu kişiler eğer bu devlette bununla ilgili bir şey yapabilecek biri varsa bu kişilerin üzerindeki taşınmazlar.
"RTÜK'te daire başkan yardımcısı Selim Bozkurt diye biri var..."
Radyo Televizyon Üst Kurulu halihazırda şu an bugün RTÜK'te daire başkan yardımcısı Selim Bozkurt. Resmi görevde. Hiç gören yok RTÜK'te. Akın Bey rica etmiş. Geçmişte daire başkan yardımcılığı eğitimi o kadarına müsait. Görevine gelmiş. Maaşını çekiyor. RTÜK'te tanıyan bir kişi varsa gidin bulun röportaj yapın arkadaşlar. Hemen davet etsin odasında çay için. Çaycıya sorun. Emekli polis görevi emekli polis Selim Bozkurt'un RTÜK'te daire başkan yardımcısı baba yiğidin birisi mal varlığına baksın. Baba yiğidin birisi emekli polis RTÜK'te daire başkan olıp oraya adımını atmayan kişinin üzerindeki alınan satılan tapuya girilecek ID'ler çıkacak. Geç ne almış ne satmış? Ankara'da ve İstanbul'daki avukatlık ofislerinde gidilip de tutukluların yakınlarıyla, avukatlarla birtakım ilişkiler konuşmalar buradaki isimlerin tamamı ve devamı hepsi. Şimdi buradan Devlet Bey diyor ya Özgür Bey diyor. Akın Bey eskiden savcıydı sen ona soru soramazdın. Sen milletvekillerin sorun soru cevaplasın.
"Bahçeli'nin tavsiyesine uyuyorum..."
Ben Sayın Bahçeli'nin tavsiyesine uyarak şunu söylüyorum. Akın Bey bir basın toplantısı yapın. Örneğin ben düzenli olarak mal bildirimi veriyorum. Benim ve eşimin, birini geçen sene devrettik eşimin kini. İki eczanemiz vardı. Biri 28 yıl biri 26 yıl çalıştı. Arasokakta biri 30 m², 35 m², biri 80 90 m², 100 m². Arasokakta birer dükkan edindik. Manisa'da bir evimiz var. Ankara'da bir evimiz var. İstanbul'da bir ev var. İki tane de mütevazi araba var. Bunları alırkenki bütün paralar 1999'un Eylül'ünden beri benim Halk Vakıf Bank'a yatan Bağkur parası, Halk Bank'a yatan SSK parası ve hesaplarımı ortak tuttuğum adı Eczane kodlu İş Bankası hesabımda ne para geldiyse bu hesaplara geldi. Ne aldıysam bu hesaplardan ödedim. Şimdi sizin hesabınızın maaşınızın yattığı hesaplar belli.
"İstanbul'dakilerin tamamında ID numaraları var"
O hesaplara ne paralar geldiği belli. Buralara ne paralar ödendiği belli. Bu milletin karşısına bir siyasetçi olarak çıkıp mal varlığınızı her birini nasıl edindiğinizi İstanbul'dakilerin tamamında ID numaraları var. Ankara'dakilerde de ada parsel bilmem ne tamamı var. Girildiğinde ID numarasından çıkar. Teker teker teker ortada. Teker teker teker bunları ispatlamanız lazım. Neyini ispatlayacaksın? Buradan bütün namuslu, çalışkan, dürüst kimsenin elindekine yan gözle bakmayan, adaletten başka bir şey düşünmeyen namuslu hakim ve savcılara yazık değil mi? Ey Erdoğan onların bağlı olduğu HSK'nın başına getirdiğin adam bu. Yazık değil mi? Güya ne olacak? Garanti verilmiş. Ya zaten bunların yaptığı işler normal bir hukuk devletinde yapılır mı? Herhangi bir hakim ve savcıya yaptırabilir misin? Yapmayanlar çil yavrusu gibi Anadolu'ya dağılıyor gördünüz orada. Ne olacak şimdi? Ne olmuş biliyor musunuz? Ne olmuş? En kuvvetli, en kuvvetli ortaklık, suç ortaklığı. Siz yapın. Biz size sahip çıkacağız. En çok ismi geçenler ya bakan yardımcısı olmuşlar ya da İstanbul'da boşalan yerlere onlar gelmiş. Akın Bey bakan olmuş. Seçimle bir Nevşehir milletvekili, dokunulmazlık var. Bunlara dokunulmayacak. Anayasa Mahkemesi kararına uymamaktan tutun bu yapılan her şey, her şey. Bütün darbe girişimleri gibi sen bu ülkede bir parti iktidar olacak F16 vermişler onunla mani olmaya çalışıyor. İktidar indirmeye çalışıyor. Üstüne tank sürmüşün ya da eldeki tokmakla vurmuşsun. Bas bariz darbe girişimidir.
Darbe girişimi Türk Ceza Kanunu'na göre Anayasaya karşı işlenen suçtur. Anayasa 14'e göre dokunulmazlık kapsamında değildir. Buradan açıkça söylüyorum. Ben bakan oldum, ben milletvekili olacağım. Akın Öztürk milletvekili olsa ya da firari bir FETÖ'cü darbeye karışan milletvekili olsa gelip milletvekilliği mi yapabilecek? Darbeye karışmış adam. Anayasal düzeni askıya almak suretiyle karşı çıkmış.
"Siz hangi dokunulmazlığa güveniyorsunuz?"
"Siz hangi dokunulmazlığa güveniyorsunuz? Hangi? Darbeye kalkışmışsın sen. Vicdan olan AK Partililere, MHP'lilere sesleniyorum. Sizler onurunuzla çalışan mütevazi belki yoksul hayatlar kuran sürdüren oyu AK Parti'ye, MHP'ye veren memurlara, esnaflara, işçilere sesleniyorum. Bu mu sizin düzeniniz?
Siz AK Parti'nin kara düzeni içinde olamazsınız. Bunlardan ayrışmalısınız. Birileri milletin sırtından servet dinliyor. Birileri gidiyorlar şirkete çöküyorlar mallarına koyuyorlar, arkadan avukat yolluyorlar. Şunu yazarsan Ekrem İmamoğlu suç örgütü benden şunu istedi. At imzayı al mallarını geri. Hepsini değil. Bir miktarı da duracak bu tarafta beri. Bunların tamamı ve fazlası polisin üstündekiler, 3 çantacının üstündekiler daha daha daha neler neler neler. Ne için yapılıyor bunların hepsi? Tayyip Bey bir talimat vermiş. Gidin durdurun. İktidar olamasınlar. Bu mu yiğitlik? Bu mu mertlik? Bu mu mücadele? Bugünkü basın toplantısının adı Turpun Küçüğü. Turpun büyüğünü bilmeyen mi var? Kendi söylemedi mi? Turpun büyüğü geliyor diye. Bir turpu biliyorsun büyüğünü biliyorsun, biz de küçüğünü biliyoruz. Bu millet turpun büyüğünü de biliyor. Vallahi etrafınıza bakınca hani yoldan geçen amcaya sorsan turpun tarlası orda diye gösterir sizi."
Kaynak: Gazete Oksijen