17 Mart 2026, Salı
Haber Giriş: 17.03.2026 10:27 | Son Güncelleme: 17.03.2026 15:04
14:10
Evren Şiroğlu savunma yapıyor
13:40
Ali Üner savunmasında ne dedi?
13:24
Ara sona erdi | İş insanı Ali Üner savunma yapacak
12:35
Nuri Aslan ve jandarma arasında tartışma
12:28
Ağaç AŞ Satın Alma Şefi fatih Yağcı savunma yapıyor
10:54
Ümit Polat savunma yapıyor
10:35
Duruşmayı hangi siyasiler takip edebilecek?
10:33
Bazı CHP'li vekiller salona alınmadı
10:10
Sanıklar salona getirildi: Duruşma başlıyor
09:00
Ekrem İmamoğlu'na hangi suçlamalar yöneltiliyor?

Tarihi İBB davası 6. gününde | İBB Başkanvekili Silivri’de duruşma salonuna giremiyor

Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu 107’si tutuklu, beşi müşteki sanık olmak üzere toplam 407 sanıklı İBB davasının ikinci haftası ikinci gününde devam ediyor
Tarihi İBB davası 6. gününde | İBB Başkanvekili Silivri’de duruşma salonuna giremiyor
A+ Yazı Boyutunu Büyüt A- Yazı Boyutunu Küçült

Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu 107’si tutuklu, beşi müşteki sanık olmak üzere toplam 407 sanıklı İBB davasının ikinci haftası ikinci gününde, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesince, Silivri'deki Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun karşısındaki 1 No'lu salonda devam ediyor.

Duruşmanın, Ağaç A.Ş. Satın Alma Müdürü Ümit Polat'ın avukatlarının savunmasıyla saat 10.00'da başlaması bekleniyor.

Duruşmayı izlemek üzere gelen basın mensuplarının salona girişlerinde geniş güvenlik önlemleri alındığı görüldü, gazeteciler, basın kartı kontrolünün ardından salona alınıyor.

Çizer Sönmez Karakurt, mahkeme salonunun büyüklüğü sebebiyle yaşanan sorunları çizdi.

Çizer Tarık Tolunay'ın çizdiği bir duruşma manzarası işe şöyle:

14:10 17 Mart 2026

Evren Şiroğlu savunma yapıyor

İş adamı Ali Üner'in savunmasını tahliye ve beraat talebi ile bitirmesinin ardından avukatı savunma yaptı. Üner'in ardından kürsüye iş insanı Evren Şiroğlu geldi.

Şiroğlu, duruşmanın 6’ncı gününde dinlenen 7’nci kişi oldu.

Savunmasından öne çıkanlar şöyle: 

"Ümit Polat, bir varmış bir yokmuş gibi konuşmuş; o beyanlarla ben tutuklandım. Yeri ve zamanı belli olmayan bir eylemi gerçekleştirdiğimi iddia etmiştir. Ümit Polat iki ismi de şahit göstermiştir; bu iki kişinin lehte veya aleyhte ifadelerinin alınması için çabalıyoruz. Ben Ağaç AŞ’ye mal sattım, ancak paramı tahsil edemedim; yıl sonuna doğru çek verilmesi ticarette normal bir süreçtir.

Yeni sipariş almama rağmen Ümit Polat’ın Ali Sukas’ı neden şikâyet etmeye gittiğini aklım almıyor. Mehmet Özdemir beni teşhis edebilirse bütün suçlamaları kabul edeceğim, o kadar iddialıyım. Ben Ağaç AŞ’ye ilk kez 2022 yılında mal sattım; Ali Sukas’ı ise 2023 Temmuz ayında makamında ilk defa gördüm.

Yani rüşvet aldığım iddia edilen kişiyi 2019’dan 2023’e kadar dört yıl sonra ilk kez görmüş oluyorum. Ben hiçbir ihaleye girmedim; girseydim ihale süreci etap etap yayımlanır ve bu görünürdü. MASAK raporunda çektiğim para yazılmış; bu para ailem için çektiğim paradır"

13:40 17 Mart 2026

Ali Üner savunmasında ne dedi?

Aranın ardından savunma yapmaya başlayan iş adamı Ali Üner, hakkındaki hiçbir suçlamayı kabul etmediğini söyledi. Üner, "Savcı diğerleri rüşvet verdiyse, Ali Üner'de vermiştir diye bir değerlendirme yapıyor. Hakkımda somut bir delil yok. Duydum, görmüştüm" ifadelerini kullandı.

Üner, savunmasını tahliye talebi ile bitirdi. Üner'in savunmasının ardından avukatı savunma yapıyor. İş adamı Ali Üner'in savunması şu şekilde oldu:

"Bu süreçte hem ben hem ailem mağdur oldu. Ticari hayatım zarar gördü. Benim iddianameden anladığım şu sayın savcı diğer iş insanları rüşvet verdiyse Ali Üner de vermiştir diye düşünmüş. Ben kimseye rüşvet vermedim.

Bu yönde de bir anlaşma yapmadım. Suçlamaları kabul etmiyorum. Bu kişilerin hiçbirinin benim rüşvet verdiğime dayanan somut bir delili yoktur. Gizli tanık Gürgen “listede bildiğim kadarıyla Ali Üner vardır” diyor. Murat Or’da “Ali Üner’in firmasının önceliklendirildiğini duydum” demiştir. Hiçbir tanık para teslim etti şeklinde somut bir beyanda bulunmamıştır.

Varsayıma dayanan ifadeler kullanmışlardır. Ben hiçbir zaman Ümit Polat’a Ali Sukas benden para istedi demedim. Kendisini tanımam bile. Yalan söylüyor. Ben Ali Sukas ile böyle bir anlaşma yapmış olsaydım bunu neden Ümit Polat’a anlatayım? Ümit Polat Mayıs 2025’teki ifadesinde bunu söylemiyor.

Aradan 6 ay geçtikten sonra böyle bir ifadede bulunuyor. Ben Ümit Polat’ın etkin pişmanlıktan yararlanmak için bunu söylediğini düşünüyorum. Sonuç olarak üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum. 10 aydır tutukluyum ve mağdurum. Tahliyeme ve beraatime karar verilmesini istiyorum."

13:24 17 Mart 2026

Ara sona erdi | İş insanı Ali Üner savunma yapacak

Ağaç A.Ş. satın alma şefi Fatih Yağcı'nın savunmasını yapmasından sonra verilen 1 saatlik ara sona erdi.

Tutuklular salona alınmaya başladı.

Duruşma iş adamı Ali Üner'in savunması ile devam edecek. Üner, iddianamede 131. eylem kapsamında "rüşvet vermekle" suçlanıyor. Üner savcılık aşamasındaki ifadelerinde kendisine isnat edilen suçlamaları reddetmişti.

12:35 17 Mart 2026

Nuri Aslan ve jandarma arasında tartışma

Nuri Aslan izleyici olarak girmeye çalıştığı salona da alınmadı. Jandarma Aslan’ın girişine izin vermedi.

Nuri Aslan tepki gösterdi: 

  • “Ben bu devletin görevlisi değil miyim? Siz İBB’ye sahip çıkmak zorunda değil misiniz? Ben müşteki değil miyim şu an? Ben İBB’yi temsil etmiyor muyum? Tamam almayın” diyerek Baro odasına girdi.

12:28 17 Mart 2026

Ağaç AŞ Satın Alma Şefi fatih Yağcı savunma yapıyor

Fatih Yağcı’nın savunmasına geçildi.

Savunmasından öne çıkanlar:

  • Ben biraz görev tanımlarıyla ilgili biraz bilgi vereceğim. Ondan sonra Dinçer Kantar ve Gürgen isimli kişinin beyanlarına karşı ben savunmamı yapacağım.  
  • Sayın hakim ben 1978 Rize doğumluyum. Evli ve okula giden dört çocuğum var. Yaklaşık 2005 yılından beri 21 yıldır Ağaç AŞ’de farklı görevlerde bulundum. Bunun son sekiz senesi satın alma şefliğinde oldu. Ve son beş yılda şef olarak çalıştım. Ağaç AŞ’de satın alma müdürlüğüne bağlı iki tane şeflik var. İhale şefliği ve benim de çalıştığım satın alma şefliği. Ama burada sanki böyle sanki ben ihale şefliğine de müdahale ediyormuşum gibi bir izlenim oluşuyor. Bu Gürgen isimli tanıkta da böyle bir ifade geçmiş zaten.
  • Benim Fatih Temur'la beraber firmaları belirleyip ortaklaşa hareket ettiğime dair bir ifadesi var. Bunun karşılığı yok. Çünkü ikimizin, iki şefliğin görev alanları tamamen farklı, sorumluluk alanları farklı. İki şeflik de birbirinden bağımsız hareket ediyor. Biz satın alma şefliği olarak doğrudan temin, 3A ve 3G bitki alımlarını takip ediyoruz. İhale şefliği ise torf, gübre, bitkisel materyal, inşaat malzemesi, tesisat, elektrik gibi ve yapım ve bakım işlerin ihalesini takip ediyor. Bizim baktığımız alanlar tamamen farklıdır.
  • Benim burada birim yöneticisi olarak birimin işleyişini yönetmek, satın alma süreçlerini takip etmek tamamen bunlardan ibaret. Satın almayı nasıl yapıyoruz? Satın alma öncelikle bizim satın alma süreçlerimiz var, prosedürümüz var. Bir de Ağaç AŞ yönetmeliği var. Bu iki çerçevede biz hareket ediyoruz.
  • Öncelikle bizim satın alma personeli firmalarına teklif alır. Bu firmalar onaylı tedarik listesindeki firmalar. Yani bu onaylı tedarik listesi her yıl tedarik değerlendirme formlarıyla birlikte tedarikçilerle değerlendirilir. Bunu birim yöneticileri imzalar, bize gönderir. Biz de bunu icmal olarak onaylı tedarik listesini hazırlarız, genel müdürlüğe göndeririz. Genel müdürlük de bunu onaylar. İlk başta bu firmalarla çalışırız. Teklifleri yaklaşık maliyeti bu firmalarla oluştururuz.
  • Bazen şöyle bir durum oluşuyor, yaklaşık maliyeti oluştururken yeterince teklif alamıyoruz. Bu sefer tedarikçileri ziyaret etmek suretiyle görüştüğümüz firmalardan sıfırdan teklif alıyoruz. Böylece yaklaşık maliyeti oluşturuyoruz ve genel müdürlüğe onaya gönderiyoruz. Bizim alım yetkimiz de yok. Piyasaya hakim olmak için biz sürekli ziyaret ederiz. Ayda 4 sefer bazen 5 olur, bazen 1 olur. Sezona göre değişiyor.  Bunlardan raporlarını getiririz ve arşivleriz. Gerektiği zaman da demin söylediğim gibi bunları kullanırız.
  • Burada Gürgen isimli tanığın vermiş olduğu ifade tamamen asılsızdır. Dinçer Kantar ifadesinde de benim ismim vermişse de benim bu tarz para alışverişini ben ne gördüm ne de duydum. İsmimin geçmesinde de yani sonuçta üçüncü kişiler konuşmuştur. Ben bunu bilemiyorum. Ne konuştular ne yaptılar onunla ilgili benim pek bilgim yok. Bana teslim edilen herhangi bir para veya ona benzer bir şey de yok. Bununla ilgili bir beyan da yok.
  • HTS eşleşmesindeki durumda ise tamamen fiziki koşullardan kaynaklanıyor. Benim ofisim misafir bekleme salonuyla yan yana. Yani aramda mesafe 10 metre. Her gelen misafir benimle HTS vermesine normal. Bizim katta satınalma müdürlüğü, ihale şefi, satış pazarlama müdürü, şefleri ve yöneticileri de bulunmakta. Bizim sürekli firmalar gelip gittiği için bunlarla HTS vermemiz normal. Ayrıca Dinçer Kantar ile benim en son görüşmem, söylenen olaydan en son görüşmem 8 ay öncesindedir. Dinçer Kantar ile benim iş dışı herhangi bir görüşmüşlüğüm yoktur. Burada zaten ses kayıtları da mevcuttur.
  • WhatsApp'ta bir yazışma bana gösterdiler siz şeyde, emniyette. Buradaki şeyde bizim isimlerimiz ve bizimle ilgili haberler yapıldı. Bu haberlerde yalan haberler yapılmıştı. Yeni Şafak'ta bir haber yapıldı. Burada haberin sonunda bizim açık bir şekilde ismimiz yazıyor Sayın Hakim. Bu KVKK kanununa zaten aykırı. Ben de bunun böyle olduğunu şu anda avukatım Cengiz Bey'e ilettim. Dedim böyle böyle bir şey yazıldı bizimle ilgili. Ben savcılığa başvurabilir miyim, herhangi bir sonuç alabilir miyim diye. Kendisi de bana öncelikle haberi yapan kişiyle bir görüş, ondan tekzip yayınlamasını iste dedi. O şekilde ilerledik. Ben de görüşmeye çalıştım, hani ulaşmaya çalıştım ama iş yoğunluğundan dolayı biraz süre uzadı. Zaten bir hafta bir müddet vardı galiba. O süre zaten sonradan tutuklandım.
  • Buradaki yazımın, yorumumun sebebi tamamen bu yalan haber, asparagas haber yapan X platformları ve medya kuruluşları ile ilgilidir. Gerçekten herhangi bir kamu kurumu veya işte onlara özel bir farklı bir yer için değildir Eylem 122'de geçen rüşvet paralarını teslim alarak, üzerine atılı rüşvet suçunun işlenmesine aracılık ettiğimiz söyleniyor. Fakat ben hiç kimseyle para alışverişi yapmadım.
  • Herhangi bir iddia da yok, herhangi bir aracılık da bulunmadım. Ama bu suçla suçlanıyorum ve yaklaşık 8 aydır da tutuklu bulunmaktayım. Bundan dolayı ben işimden ayrılmak zorunda kaldım. Ve 21 yıldır çalıştığım bir şirkette ismim lekelendi. Hiçbir zaman bir şaibe içinde bulunmadığımı da herkes bilir. Suçsuzum. Hiçbir suçlamaları hiçbirini kabul etmiyorum. Tahliyemi talep ediyorum. Ardından da beraatimi. Söyleyeceklerim bunlar.
10:54 17 Mart 2026

Ümit Polat savunma yapıyor

Gazeteci Hilmi Hacaloğlu'nun aktardığına göre duruşma Ağaç AŞ Satın Alma Müdürü Ümit Polat'la başladı.

Avukatlar soru sorduktan sonra Polat ek bir beyan vermek istedi. Polat, "Cezaevinde çok zor günler" geçirdiğini söyledikten sonra şunları söyledi:

  • Sıkıntılı tutukluluk süreci geçirdim. 3 koğuş değiştirdim. Yatacak yer olmuyor. 55-60 kişi koğuşlarda kaldım. Aylarca yerlerde yattım. Anti depresyon kulanmaya başladım, korkularım oluştu.
  • Geçen ifadede kendimi ifade edemedim. Basın önünde konuşan biri değilim, işimi yapan memurum. Arkamdaki baskı nedeniyle çöktüm. Bazı şeyleri atladım.
  • (Vali Bey'in yakınıyla konuştuğu sözleri hakkında) "Vali yalanladı" haberleri oldu. Ben İstanbul Valisi'ne saygısızlık yapmak istemem. Vali Bey'in akrabasının kardeşi bizim şirkette çalışıyor dedim.
  • Toplamda üç kez savcı karşısına çıktım. Darp olayına maruz kaldım. Bundan dokuzuncu ayda şikayetçi oldum.
10:35 17 Mart 2026

Duruşmayı hangi siyasiler takip edebilecek?

Gazeteci Muratcan Altuntoprak'ın aktardığı bilgilere göre İBB Davasını duruşma salonundan takip etmesi için mahkemeye sunulan isimler şu şekilde:

1-Bülent Tezcan
2-Gökhan Günaydın
3-Gül Çiftçi
4-Özgür Çelik
5-Murat Emir
6-Sezgin Tanrıkulu
7-Yüksel Taşkın
8-Engin Altay
9-Suat Özçağdaş
10-Mühip Kanko

DEM Parti'nin de duruşmayı izlemek için mahkemeye 3 kişilik liste verdiği ve bu listede; Ali Can Önlü, Sezai Temelli ve Celal Fırat'ın olduğu aktarıldı.

10:33 17 Mart 2026

Bazı CHP'li vekiller salona alınmadı

İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi, İBB davasında CHP’lilerin duruşmaya katılımına yönelik kısıtlamayı yeniden değerlendirerek bugünkü oturum için sınırlı sayıda isme izin verdi. Buna göre CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik ile 9 CHP’li milletvekilinin duruşmaya katılması onaylanırken, CHP milletvekilleri Mahmut Tanal, Turan Taşkın Özer ve Ali Mahir Başarır’ın salona girişine izin verilmedi.

Kararın, önceki celsede mahkeme heyeti ile CHP’li milletvekilleri arasında yaşanan gerginliğin ardından alındığı ve bu nedenle oturum için özel bir katılımcı listesi oluşturulduğu belirtildi.

Dün neler yaşanmıştı?

Mahkeme heyeti, dün Turan Taşkın'la yaşanan "avukat vekil" krizinin ardından savunmalar başlamadan önce araya gitmiş, sonra da oturumu bugüne ertelemişti. 

İBB davasının beşinci gün duruşması, salon düzeni ve katılım tartışmaları nedeniyle yapılamadı. Önceki celsede başlayan “basın krizi”, Turkuaz basın kartı olmayan gazetecilerin salona alınmamasıyla büyürken, CHP’li Turan Taşkın Özer ile mahkeme başkanı arasında yaşanan tartışma sonrası duruşma ertelendi.

Bunun üzerine mahkeme, duruşma düzeninin sağlanması için katılımcılara sınırlama getirilmesini talep etti. Başsavcılığın kabul ettiği düzenlemeye göre; yalnızca avukatlar, sanık yakınları ve Turkuaz kartlı gazeteciler duruşmaya alınırken, CHP'lilerin katılımının engellenmesine hükmedilmişti.

10:10 17 Mart 2026

Sanıklar salona getirildi: Duruşma başlıyor

İBB davasında altıncı gün sanıkların salona getirilmesiyle başladı. 

Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu etrafında yoğun güvenlik önlemleri dikkat çekerken avukatlar salona vekalet göstererek alındı. Basın mensupları ise turkuaz kartlarını göstererek salona giriş yaptı. 

09:00 17 Mart 2026

Ekrem İmamoğlu'na hangi suçlamalar yöneltiliyor?

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu 402 sanığın yargılandığı davanın ilk duruşmasının dördüncü günü Silivri’deki Marmara Açık Ceza İnfaz Kurumu yerleşkesinde tamamlandı. Dava, İmamoğlu’nun 19 Mart 2025’te gözaltına alınmasından yaklaşık bir yıl sonra 9 Mart’ta görülmeye başlandı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, İmamoğlu'yla birlikte 107 sanığın tutuklu bulunduğu davayı “İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü” iddiasıyla açtı. İddianamede İmamoğlu'na “suç işlemek amacıyla örgüt kurmak”, “kişisel verilerin kaydedilmesi”, “kişisel verileri ele geçirme ve yayma”, “suç delillerini gizleme”, “haberleşmenin engellenmesi”, “kamu malına zarar verme”, “rüşvet”, “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma”, “irtikap”, “kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık”, “suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama”, “ihaleye fesat karıştırma”, “çevrenin kasten kirletilmesi”, “Vergi Usul Kanunu, Orman Kanunu ve Maden Kanunu’na muhalefet” suçlamaları yöneltiliyor.

İmamoğlu’nun bu suçlardan toplam 849 yıldan 2 bin 430 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

Kaynak: Gazete Oksijen