20 Eylül 2026, Pazar
Gece Modu Gece Modu Gündüz Modu Gündüz Modu
Haber Giriş: 20.09.2026 11:55 | Son Güncelleme: 20.09.2026 12:10

Özgür Özel: "Ben Abdullah Öcalan ile Demirtaş’a kavga ettirme tarafında değilim"

Yeni Parti lideri Özgür Özel, "Demirtaş'ın, Figen Hanım'ın, tüm siyasi tutsakların, on yıldır 'Seni başkan yaptırmayacağız' deme dışında bir günahı olmayan insanların evine kavuşmasını önceliyorum" açıklamasını paylaştı
Özgür Özel: "Ben Abdullah Öcalan ile Demirtaş’a kavga ettirme tarafında değilim"

Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, "Ben Abdullah Öcalan'ın Ada’da ev değiştirmesi, yeni bir eve kavuşması yerine Demirtaş'ın, Figen Hanım'ın, tüm siyasi tutsakların, on yıldır 'Seni başkan yaptırmayacağız' deme dışında bir günahı olmayan insanların evine kavuşmasını önceliyorum" açıklamasında bulundu.

T24'te Murat Sabuncu'ya özel demeç veren Özel, "MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin uzun süredir altını çizdiği ‘Abdullah Öcalan’a statü’ konusu, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum tarafından ‘Silahsızlanma ve Stratejik Koordinasyon Alt Komisyonu'nda görev alacağı’ şeklinde geçen hafta açıklandı. Gelinen aşamayı nasıl karşılıyorsunuz?" sorusunu yanıtladı.

Özel, "Biz attığımız imzayla, kullandığımız oyla, yaptığımız konuşmayla bağlıyız. Ben diyorum ki bir örgüt silah bırakıyorsa ve silah bırakma şartlarını devletin çeşitli mekanizmaları çalışmışsa bize buna hayır demek düşmez. Tarih önünde bir terör örgütünün silah bırakmasıyla ilgili düzenlemeye hayır diyecek halim yok. Ama diğer taraftan bu mesele, silahlıların bırakılması meselesi, Meclis komisyon raporunun altıncı maddesiydi sadece. Ama yedinci maddesinde demokratikleşme var. Ve esas Türkiye orada kazanacak. Kürtler de Türkler de orada kazanacak, Türkiye de kazanacak, Türkiye'nin yoksulları, işsizleri de orada kazanacak. Diyarbakır ve bölge, Doğu, Güneydoğu Anadolu Bölgesi orada kazanacak. Esas mesele heyecan verici, umut verici mesele orası. Şimdi biz imzayı bütün bir rapora attık. Sadece altıncı madde silahların bırakılması maddesine ve ötesinde Abdullah Öcalan'ın statüsü nedir, konforu nedir, iletişimi nedir bu meselelere yoğunlaşmayı bir kere şu yönüyle çok sakıncalı buluyorum. Toplumsal destek azalıyor. Toplumsal karşıtlıklar çıkıyor. Oysa ki böyle süreçlerin başarısı toplumdan aldığı destekle ölçülür. Sinir uçlarını kaşımak risktir. Vatandaşa sorunun çözülmesi noktasında baktığınızda, doğrudan sorduğunuzda terör olmasın, kardeş kanı dökülmesin, anneler gözyaşı dökmesin sorduğunuzda toplumun yüzde doksanı bunu destekliyor. Bu süreci sorduğunuzda elli beşe düşüyor destek. Başarılı olacağını sorduğunuzda şüphe daha çok. Ama Abdullah Öcalan'la ilgili bir soruya geldiğinde iş destek bir anda yüzde onların altına geriliyor. Hal böyleyken Öcalan'a daha konforlu bir hayat, bir ev yapalım, Öcalan’a Ada’da bir ev yaptık. Bu işler zaten tedirgin olan toplumu boşu boşuna geriyor. Oysa ki şimdi toplumsal desteği arttırma sürecindeyiz. Bunu yapmak için karşılıklı gerginliklere değil, karşılıklı jestlere ihtiyaç var" şeklinde konuştu.

"Ben Abdullah Öcalan'ın Ada’da ev değiştirmesi, yeni bir eve kavuşması yerine Demirtaş'ın Figen Hanım'ın tüm siyasi tutsakların, on yıldır 'Seni başkan yaptırmayacağız' deme dışında bir günahı olmayan insanların evine kavuşmasını önceliyorum" diyen Özel, kimseyi karşı karşıya getirmek gibi bir niyeti olmadığını da sözlerine ekledi.

Özel sözlerine şöyle devam etti:

"Benim dikkat çekmeye çalıştığım mesele madde altının uygulanması ve başarıya ulaşması için madde yedi çok önemli. Kısım yedi nedir, kısım yedi demokratikleşme. Ve benim söylediğim Demirtaş'ın dışarıya çıkması, AYM kararının, AİHM kararının uygulanmasıdır. Bu durumda Kavala da dışarıya çıkacak, Gezi Tutsakları da çıkacak, Demirtaş da çıkacak, herkes çıkacak. Bunun yanında demokratikleşme adımları dediğimiz adımlar atıldığında kayyum sorunu ortadan kalkacak.

Şu anda vize sorunu yaşıyor Türkiye ve herkes bu vize sorununa değiniyor. Vaktiyle eğer ki Erdoğan iki şeye direnmeseydi farklı olurdu durum. Bir tanesi siyasi ahlak yasası çıkarılmasına karşıydı, siyasetin finansmanının şeffaf olmasına. Bugün bizi suçlayan kişi yıllar önce buna karşıydı. Diğeri terör tanımı. Teröriste terörist densin, gazeteciden, akademisyenden, çizerden, yazardan terörist çıkarmayın diyordu Avrupa Birliği. Buna razı olmadı diye vizesiz kaldık.

Şimdi önümüzde bir demokratikleşme paketi var, yedinci maddede açıkça ifade edilen, bu fırsatı dile getirmeye çalıştım. Yani ben Abdullah Öcalan ile Demirtaş’a kavga ettirme tarafında değilim. O işin tarafları ortada. İsteyen tartışır, isteyen barışır, bir kavga var mı onunla da ilgilenmiyorum. Benim meselem demokratikleşme adımları".

Kaynak: Diğer