25 Mayıs 2026, Pazartesi
Gece Modu Gece Modu Gündüz Modu Gündüz Modu
Haber Giriş: 24.05.2026 20:31 | Son Güncelleme: 24.05.2026 22:53

Özgür Özel: Bugün bir milattır; bugünün öncesi vardır, sonrası olacaktır

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, parti genel merkezinden TBMM'ye yürüdüğü anlara ilişkin paylaştığı fotoğraflarına, "Bugün bir milattır. Bugünün öncesi vardır. Sonrası olacaktır" notunu düştü
Özgür Özel: Bugün bir milattır; bugünün öncesi vardır, sonrası olacaktır
A+ Yazı Boyutunu Büyüt A- Yazı Boyutunu Küçült

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, polisin CHP Genel Merkezi'ne müdahalesinden ardından partililer ve vatandaşlarla, parti genel merkezinden TBMM'ye yürüdü. Özel, o anlara ilişkin fotoğrafları sosyal medya hesabından paylaştı.

Özel, paylaşımına, "Bugün bir milattır. Bugünün öncesi vardır. Sonrası olacaktır…" notunu düştü.

Neler yaşandı?

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Kemal Kılıçdaroğlu'nun başvurusu üzerine CHP Genel Merkezi'ne gerçekleşen polis müdahalesinin ardından Genel Merkez binası önünde toplanan kalabalığa "Cumhuriyet Halk Partisi bundan sonra yoldadır, sokaktadır, meydandadır! İktidara yürümektedir" sözleriyle seslendi. Özel buradaki konuşmasının ardından beraberindekilerle birlikte TBMM'ye yürüdü.

Yaklaşık 8 kilometrelik yolu yağmur altında kat eden Özgür Özel, yürüyüşü sırasında ANKA Haber Ajansı'na yaptığı açıklamada, "Benim Türkiye’de 83 tane makam odam var. Bunlardan bir tanesini geride bıraktım. Meraklısına, hazımsızlara… Bir tanesi Meclis’te, ona doğru yürüyorum. Ben bu yoldan dönmem, biz bu yoldan dönmeyiz. Bundan sonra da sokakta, meydanda Türkiye siyasi tarihinin en büyük yürüyüşünü, en büyük kampanyasını gerçekleştireceğiz. Bu mağdur ve mazlum milletin yüzünü nasıl güldüreceğimizi anlatacağız. Hep birlikte yürüyeceğiz, hep birlikte başaracağız" dedi.

TOMA'ya çıkıp, slogan attırdı

Yürüyüş sırasında aralıklarla polis müdahalesi yaşandı. Özgür Özel TOMA'nın üstüne çıkarak duruma tepki gösterdi. Özel, TOMA'nın üzerinden kalabalığa "Aç aç barikatı aç" sloganı attırdı. Yaklaşık 15 dakika süren duraklamanın ardından yürüyüş devam etti.

TBMM önünde konuştu

Polisin TBMM'ye girişi engellemesinin ardından CHP'liler TBMM'nin yakınındaki Milli Egemenlik Parkı'nda toplandı. Burada bir konuşma yapan Özel, CHP'ye yönelik mutlak butlan kararına "AK Parti yargı kollarıyla, AK Parti'nin butlan kolları karşımıza geldi" sözleriyle tepki gösterdi. Kemal Kılıçdaroğlu'nun "CHP arınmasını bilir" sözlerine sert ifadelerle karşı çıkan Özel, "Dost bildiğimizin ihanetinden gayrı arınacak hiçbir şey yoktur" dedi.

"Beni acıyla, baskıyla, zulümle terbiye edemezler. Dayaktan yılmam ama asla mağlubiyete alışmam. Kaybetmeye tahammül edemem" diyen Özel, "Parti işgalden kurtulana kadar genel merkezimiz, TBMM'dir" açıklamasında bulundu. "CHP'nin fiilen kapandığını" savunan Özel "Şimdi bir davet yapmak isterim. Bu parti 9 Eylül 1923 günü Sivas Kongresi'nde Mustafa Kemal ve arkadaşları tarafından açıldı. Bu partiyi darbeciler kapattılar, 9 Eylül 1992 günü parti yeniden açıldı. O günden beri faaliyetlerine devam ediyordu. 21 Mayıs 2026 günü AK Parti'nin yargı kollarıyla, AK Parti'nin butlan kolları bu partiyi bir kez daha kapattı. Sizi partinin üçüncü kez açılışına davet ediyorum" şeklinde konuştu.

Özel'in konuşmasından öne çıkanlar şöyle:

"AK Parti yargı kollarıyla, AK Parti'nin butlan kolları karşımıza geldi"

2023’te o seçimi kazanamadığımızda, gözlerimiz yerde, kimsenin kimseyle konuşamayacak halde olduğu bir dönemde “Bize görev düşüyor” dedik. Söz verdik; bir daha yenilmeyeceğiz, bir daha kaybetmeyeceğiz dedik.

Bu kararlılıktaki samimiyeti millet gördü, buna değer verdi. “Gelin, partinin başına geçin; size güveniyoruz” dedi. Gerçekten çok zor bir işi başardık.

“Bu delege yapısıyla Atatürk gelse seçim kazanamaz” dediler. “Sen bu işi başaramazsın” dediler. Ben de dedim ki; bizim delegemizi aynı apartmanda yaşayan gencecik komşusu, birlikte tarlayı suladığı sınır komşusu, mezun ettiği öğrencisi, öğretmeni ikna edecek. “Ankara’ya gelmeden önce onlarla konuşun, öyle gelin” dedim. Öyle de yaptılar.

On binler, yüz binler, milyonlar "Delege sokağın sesini dinle" diye bağırıyordu. 4 ay sonra 47 yıllık hasreti bitirdik. 23 yıllık kibri söndürdük. AK Parti'yi ilk kez yendik. CHP, Türkiye'nin birinci partisiydi artık. Bizim hikayemiz böyle...

En iyi siz biliyorsunuz... Türkiye biliyor ki ne 31 Mart zaferi ne de gelecek seçimde Saray'dakinin aşağı inmesi tek başına CHP'nin gücüyle olacak iş değil. O yüzden Türkiye'yi birbirini seven, başka partide de olsa ülkesini seven, bağımsızlığını seven milyonlar kurtaracak. İki ittifak karşımıza dikildi. İlki partilerinin kurulduğu günden beri ilk kez yenilen ve bundan sonraki seçimlerde onları yenme ihtimalimizi hazmedemeyen Saray'ın ittifakıyla, bir bahçıvan torunun, bir öğretmen çocuğunun CHP Genel Başkanı olmasını hazmedemeyenlerin ittifakı geldi karşımıza.

AK Parti'nin yargı kollarıyla, AK Parti'nin butlan kolları, kol kola karşımızdadır. Bugüne kadar hep sustum. Ben 10 yaşında lastik ayakkabı ile okula giden Özgür, ben koluna girdiğine kötülük düşünmeyen Özgür sıktım dişimi sustum. Ama yeter!

"Dayaktan yılmam ama asla mağlubiyete alışmam"

Kendime acımıyorum ama her seçim akşamı başına tülbent bağlayan Kadın Kolları'na, haftalarca babasına bakamayan Gençlik Kolları'na acıyorum. "Onu göndermeden gidersem, gözüm açık gider" diyen partililerin cenazesine katılmaktan nefret ediyorum. Beni acıyla, baskıyla, zulümle terbiye edemezler. Dayaktan yılmam ama asla mağlubiyete alışmam. Kaybetmeye tahammül edemem.

19 Mart darbesinden sonra verilen mücadele hesapları bozmuştur. Birileri bu partinin evlatlarına, hırsız, yolsuz demiştir. Ama bu parti evladını da bilir. İftiracıları da bilir. Biz kimseyi satmayız.

"Dost bildiğimizin ihanetinden gayrı arınacak hiçbir şey yoktur"

Bugün sabahın 7'sinde ne kadar Ankara'nın kriminal, tehlikeli, suçlu tipi varsa onları arkalarına alarak bu partiye saldırdılar. Bu partiyi hep beraber koruduk. Utanmadan çekinmeden, İstanbul'da yaptıkları gibi şerefli Türk polisini kirli emellerine alet ederek Genel Merkezimize girdiler. Kapıları camları indirdiler, gaz sıktılar, işgal ettiler.

Biz, hep beraber son ana kadar direndik. Sonra yollara döküldük geldik. Yolda yağmur, dolu yağdı üstümüze. Onların sıktığı biber gazından, yolda yağan yağmurla arındık. Dost bildiğimizin ihanetinden gayrı arınacak hiçbir şey yoktur. 8 kilometrelik yolda önümüze 6 kere bariyerler geldi.

"Parti işgalden kurtulana kadar genel merkezimiz, TBMM'dir!"

Burası Milli Egemenlik Parkı. 6 barikatı aştık geldik. Bu parti kurulduğunda bir Genel Merkez'i yoktu. Bu parti Sivas Kongresi'nde, Anadolu yaylalarında, harp sırasında çadırlarda kuruldu. Bu partinin ilk Genel Merkezi 1. Meclis'teki bir odaydı sadece. Genel Merkezimi elimizden alarak, baba ocağına sokmayarak CHP'yi elimizden alacağına sananlara söylüyoruz:

Biz o binadan çıktık. Meraklısına bıraktık. Şimdi söylüyoruz bundan sonraki genel merkezimiz TBMM'dir. Parti işgalden kurtulana kadar genel merkezimiz TBMM'dir. Teslim olmuyoruz. Boyun eğmiyoruz. Geri çekilmiyoruz. Sadece ve sadece kazanmak için, başarmak için kararlılıkla yürüyoruz. Biz ülkesini sevenleriz. Ne yaparlarsa yapsınlar biz kazanacağız!

"Sizi partinin üçüncü kez açılışına davet ediyorum"

Şimdi bir davet yapmak isterim. Bu parti 9 Eylül 1923 günü Sivas Kongresi'nde Mustafa Kemal ve arkadaşları tarafından açıldı. Bu partiyi darbeciler kapattılar, 9 Eylül 1992 günü parti yeniden açıldı. O günden beri faaliyetlerine devam ediyordu. 21 Mayıs 2026 günü AK Parti'nin yargı kollarıyla, AK Parti'nin butlan kolları bu partiyi bir kez daha kapattı. Sizi partinin üçüncü kez açılışına davet ediyorum.

Partiyi ilk seferinde Mustafa Kemal ve arkadaşları açtı. İkinci seferinde Erol Tuncer ve arkadaşları açtı. Üçüncü seferinde CHP'yi işgalden kurtarıp hep birlikte yeniden açmaya var mısınız?

Partiyi 12 Eylül darbecileri gibi, 21 Mayıs darbecileri fiilen kapatmıştır. CHP'yi delegenin seçtikleri yönetmiyorsa, hele hele CHP'yi Saray'ın seçtikleri yönetiyorsa, CHP fiilen kapanmıştır. CHP'yi yeniden açmak için var gücümle çalışacağım. Elinde sonunda o sandığı getireceğim. CHP'yi halkın seçtikleri yönetecek. Sonra ülkedeki sandığı da getireceğiz.

O sandık gelecek, o butlan gidecek. O sandık gelecek Saray İttifakı bitecek.

Özel tahliye tebligatını yırttı

Öte yandan ANKA Haber Ajansı, CHP Genel Merkezi'nin tahliye edilmesi yönündeki tebligatın Özel'e iletildiği ana ilişkin görüntüleri paylaştı. Görüntülerde Özel'in tebligatın kendisine iletilmesinin ardından "Bunun için yıktılar baba ocağını" diyerek tebligatı yırttığı görülüyor.

Genel Merkez önünde konuştu: CHP bundan sonra sokaktadır

Özel'in CHP Genel Merkezi önünde yaptığı konuşmadan öne çıkanlar şöyle:

Herkes kendisine yakışanı yapıyor. Biz CHP'ye yakışanı yapıyoruz. Çok üzgünüm ancak bir baba ocağını geri almak üzere çıkıyoruz. Bir daha buraya geldiğimizde bu iktidar ve iş birlikçileri buna cesaret edemeyecekler.

14 Mayıs 2023 ve 28 Mayıs 2023 gününden beri ben, bana yakışanı, mücadele arkadaşlarım bana yakışanı yapmaya çalışıyoruz. Bize kaybetmek, yenilgi yakışmıyor. Atatürk'ün partisine teslim olmak yakışmıyor. Atatürk'ün partisini teslim almak isteyenlerle Atatürk'ün partisini teslim etmek isteyenlerin ittifakına isyan ediyorum. Ekrem Başkan da değişim diye yola çıkan burada gördüğünüz her bir partinin neferi de değişimin samimiyetini, başarısını görüp ona katılan herkes bir süredir kendine yakışanı yapıyor. Birileri de kendine yakışanı yapıyor. Bu baba ocağına, Atatürk'ün evine, hepimizin baba kucağına, ana kucağına bugün sabahın 7'sinde, biz onlara 'en kısa sürede kurultay ilan edin bu sorun bitsin' dedik.

Bugün sabah saat 07.00’de biz onlara, ‘En kısa sürede kurultay ilan edin, bu sorun bitsin’ dedik; öğlen 12.00’de de ‘Bunu konuşalım’ dedik. Ama sabahın 07.00’sinde arkalarına Ankara’daki ne kadar kriminal tip varsa takıp baba ocağının kapısına dayandılar. 80 yaşında bastonuyla burada direnen de, 16 yaşındaki Halkçı Liseli genç de kendine yakışanı yaptı.

“AK Parti’nin hâkiminden dilendiler”

Yapmayın dedik. Partiyi, kişisel hırslarınız yüzünden, bir yenilgiyi kabul edemediğiniz için AK Parti’ye teslim etme planının parçası olmayın, öznesi olmayın dedik. Dinletemedik. Yalancıları, iftiracıları arabalarla mahkeme mahkeme gezdirdiler. Butlan peşinde koştular. Delegeden alamadıkları yetkiyi AK Parti’nin hâkiminden dilendiler.

Bundan sonra eğriye eğri, doğruya doğru... Biz bugün de kendimize yakışanı yaptık. Ne olacaktı? Sizin gibi her yenilgiden sonra bunu kabul mü edecektik? Teslim mi olacaktık?

“Yazıklar olsun!”

Devletin polisini, milletin evlatlarını baba ocağına yığanlara; baba ocağına polisle girenlere; bu partinin evlatlarına gaz sıktırıp cop vurduranlara yazıklar olsun!

Daha önce de söyledim. Ancak bizi buradan söküp atabilirsiniz. Söküp atmaya kalktılar; nereye? Sokağa! Kardeşim, biz zaten bu seçimi kazanmayı, bu partiyi birinci parti yapmayı burada oturarak yapmadık ki. Sokakta yaptık, meydanda yaptık!

“CHP bundan sonra sokaktadır”

İktidarın zavallı aparatlarına, her akşam haysiyet cellatlığı yapanlara söylüyorum: Cumhuriyet Halk Partisi bundan sonra yoldadır, sokaktadır, meydandadır! İktidara yürümektedir!

Yürüyor muyuz arkadaşlar?

Benimle iktidara yürümeye var mısınız? Butlancılığı, mağlubiyetle tatmin olanları, muhalefet koltuğuna talip olanları geride bırakıp iktidar koltuğuna yürümeye var mısınız?

Yürüyelim arkadaşlar, yürüyelim!"