26 Haziran 2026, Cuma
Gece Modu Gece Modu Gündüz Modu Gündüz Modu
Haber Giriş: 26.06.2026 17:56 | Son Güncelleme: 26.06.2026 18:41

Özgür Özel Diyarbakır'da: Güne Demirtaş'ın selamıyla başladık

Özgür Özel, Diyarbakır ziyareti nedeniyle eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın avukatı aracılığıyla kendisine selam gönderdiğini belirterek, "Bütün Diyarbakır adına, bütün bölge halkı adına, bütün Kürtler adına başımızın gözümüzün üstündedir. Kendisine selam olsun" dedi
Özgür Özel Diyarbakır'da: Güne Demirtaş'ın selamıyla başladık
A+ Yazı Boyutunu Büyüt A- Yazı Boyutunu Küçült

Mutlak butlan davasında istinafın tedbir kararıyla genel başkanlık görevinden uzaklaştırılan CHP Grup Başkanı Özgür Özel, Diyarbakır'a bir ziyaret gerçekleştiriyor. Özel, Diyarbakır Havalimanı’nda “Özgür Başkan, özgür Türkiye” “Diyarbakır seninle gurur duyuyor” sloganları ve zılgıtlarla karşılandı.

Cuma namazını Sur ilçesindeki tarihi Ulu Camii’nde kılan ve namazın ardından Gazi Caddesi’nde esnafı ziyaret eden Özel yoğun ilgiyle karşılaştı. Esnafın ciğer ikramını geri çevirmeyen Özgür Özel, "Ben bu ciğeri yediğimde işler yolunda gidiyor, biraz geciktim butlan geldi. Şimdi bunu yiyeyim yine işleri yoluna sokacağım inşallah" dedi. CHP lideri, "Bu Türkiye'yi sen, Selahattin Demirtaş, Ekrem İmamoğlu'ndan başka kimse kurtaramaz" diyen bir yurttaşa ise "Hep beraber, sen olmazsan kurtaramayız" karşılığını verdi.

Diyarbakır Barosu Başkanı Tahir Elçi’nin öldürüldüğü Dört Ayaklı Minare'ye gelen ve Elçi’nin vurulduğu yere gül bırakan Özel, burada yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

Bugün burada sevgili Türkan Elçi ile birlikte onuncu yıl anması yapıldı. On birinci yılın içindeyiz. Dönemin Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi'nin katledildiği noktadayız. Diyarbakır Milletvekilimiz Sezgin Tanrıkulu ile birlikte il başkanımız ve bölgedeki il başkanlarımız ve milletvekillerimizle buradayız. Öncelikle Tahir Elçi'nin anısı önünde bir kez daha saygıyla eğiliyorum. O bir barış elçisiydi, burada katledildi. Türkan Hanım yıllarca hukuk mücadelesi verdi. Hepimiz olabildiğince kendisinin yanında olduk. Barış kalıcı olarak sağlandığında Tahir Elçi huzurlu şekilde uyuyacak” dedi.

Hep ilk açıklama, ilk açıklama dediniz. İlk açıklamada şunu söylemek isterim. Güne bugün burada olacağımızı bilen ve bizi karşılayacağını bilen birisine dün akşam saatlerinde avukatını çağırarak bize selam yollayan Selahattin Demirtaş'ın selamıyla başladık. Selahattin Demirtaş'ın selamları bütün Diyarbakır adına, bütün bölge halkı adına, bütün Kürtler adına başımızın gözümüzün üstündedir. Kendisine selam olsun"

"Yol cümlemizden uludur"

Mutlak butlan kararı çıktıktan, CHP Genel Merkezi’nin 12’nci katından ayrıldıktan sonra 12 şehir gezdiğini söyleyen Özel, "Şimdi Diyarbakır'dayız. Gördüklerime bir yolda olduğumuzu ve yol sorduğumuzu, yön sorduğumuzu söyledim. Gülüştük. Çünkü Diyarbakır iradesine defalarca kayyum atanmış, kayyumdan çok çekmiş bir kenttir. Kayyumlara karşı en net duran kenttir. Ve bugün partimizin iradesine atanan bir kayyumdan sonra binaları geride bıraktık. Yürüyoruz. Yürürken Türkiye'nin dört bir yanında bizi sevenlerle, bizimle yürüyenlerle, arkamıza geçenler, 'Sen yürü biz de seninle yürüyoruz' diyenlerle yürüyoruz. Gördüğümüzle de sohbet ediyoruz, yolu soruyoruz. Herkes şundan emin olsun ki yol cümleden uludur. Yol cümlemizden uludur, yol yolcudan da uludur. Önemli olan doğru yolda olmaktır” diye konuştu.

Kentteki temasları kapsamında Bismil ilçesine bağlı Işıklar mahallesinin Köşk mezrasında çiftçilerle bir araya gelen Özgür Özel, biçerdövere binip buğday hasadı yaptı. Özel, Diyarbakır çiftçilerinin sesini duymak, Türkiye'ye duyurmak için buraya geldik. Diyarbakır programımız elbette siyasi bir program ve Diyarbakır'ın ana gündemi geçim, yoksulluk. Nüfusun çok önemli bir kesiminin tarım ve hayvancılıkla geçindiği ya da geçinmeye çalıştığı ve bugünkü şartlardan dolayı da derin bir yoksulluğa doğru sürüklendiği Diyarbakır'dayız" dedi.

TMO’nun 2026 hububat alım fiyatlarına tepki gösteren Özel, şöyle devam etti:

"Gündem özellikle hububat fiyatları. Örnek olarak ele alalım buğday fiyatı. Ben bugün burada 6 ziraat odası başkanıyla Diyarbakır'ın sohbet ettik. Bize sofralarını açtılar. Yer sofrasında onların hem yemeklerini yedik hem de dertlerini dinledik. Hepsi özellikle şunu dile getiriyorlar: Bugün için çok çeşitli hesaplamalar yapılıyor, konuşuluyor falan. Çok iyi yağmış olan yağmura rağmen, yani sulama maliyeti ki Diyarbakır'daki en büyük sıkıntı onun minimum düzeyde olmasına rağmen 16 lira açıklanmış olan fiyatın protein düzeyi hesabıyla 14,5 lira olarak da ödenmesiyle maliyetinin çok altında, yani genelde sulama maliyeti de katıldığında yirmi bir lira maliyet, 16,5 lira fiyat deniyordu. Burada da 18 lira maliyet hesapladık diyorlar. Ama 14,5 lira para geçiyor ellerine. Özellikle bu konuda, yani bu sene Türkiye'de 1,5 Diyarbakır kadar yer ekilmedi, dikilmedi. Diyarbakır'da gelecek sene bu fiyatlardan sonra kimsenin artık ne buğday, ne mercimek, ne bir başka ürünü ekmeye imkanının kalmadığını söylüyorlar."

"Bir dokunduk bin ah işittik"

Çiftçilerin en büyük sorununun krediye ulaşmada yaşadıkları sıkıntı olduğunu anlatan Özel, "Uygun fiyatlı zirai kredilerden yararlanmak için bir müstakil tapunun istenmesi ya da devlet memurunun kefalet koymasının istenmesi zirai kredi ulaşımı imkansız kılıyor. Diğer kredilerin maliyetleri açıkça ortada. Kartopu gibi büyümüş olan borçların döndürülebilir hali kalmamış. Bir dokunduk bin ah işittik. Hem doğrudan çiftçilerle 80 kişilik bir heyetle birlikteydik bugün burada. Ve onların seçilmiş temsilcileri, ziraat odası başkanlarıyla. Ziraat odası başkanının siyaseti falan olmaz. Onların siyaseti ekmek siyaseti. Üyelerinin çoluğunun çocuğunun rızkını kazanmasına bakıyorlar. İlk başta da borçlarını ödeyebilmeye bakıyorlar" ifadelerini kullandı.

"Bu şirketler milleti canından bezdirmiş"

Bölgedeki çiftçilerin Dicle Elektrik ile yaşadığı sorunları da dinlediğini aktaran Özel, şunları söyledi:

"Burada tabii Diyarbakır çiftçisinin sorunlarını dinlerken meclisin de en meşhur kısaltmalarından bir tanesini yine duyduk, yine duyduk. DEDAŞ. Dicle Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi. Bölgedeki altı ilin ve bilhassa Diyarbakır'ın çiftçilerinin yaka silktiği bir şirket. Öncelikle şunu söyleyeyim, yukarıda bahsettim. Hatırlatalım. Elektriğin dağıtımı stratejik bir iştir. 'Devlet bunu özelleştirmesin' dedik biz zaten. Yani Manisa'da da 'GEDAŞ olmasın, Gediz Dağıtım burada da Dicle Dağıtım olmasın. Bunu özelleştirmeyin.' Hepimizin nehirlerinden akan suyla hidroelektrik santrallerinde ya da diğer yöntemlerle üretilen elektrik en stratejik ürün. Bu ürünün üretimi de öyle, dağıtımı da öyle. Bunları devlet yapıyor zaten. Yapsın. Hayır efendim, 'biz bunları özelleştireceğiz.' Birileri bizim elektriğimizi bize dağıtırken bizden para kazanacak. Ya devlet kazansın, bu kadar garanti iş var mı? Saat dönüyor, parayı ödüyorsun, ödemezsen kesiliyor. O yüzden de elektrik dağıtımı kadar tahsilatı garantili iş yok. Ama bu şirketlere bunları verdiler. Bu şirketler milleti canından bezdirmiş. Şimdi ne oluyor? Demin söyledi. Pamuk ekmiş, bir karış olmuş. Sulamazsa olmayacak.

"Pompası olmayan yere elektrik borcu çıkarıyor"

Dicle Elektrik’in bölgede önemli bir sorun haline geldiğini dile getiren Özel, "Elektriğini kesiyor. Bizim orada domates iki gün sulanmazsa yanacak. O gün elektriği kesiyor. Bütün borçlarını ödemiş. Efendim ek fatura çıkardım. Öyle şeyler duyduk. Mesela pompası olmayan yere elektrik borcu çıkarıyor. Yani sen bu ürünü aldığına göre diyor değil mi başkanım? Burayı sulamışsın. Suladığına göre diyor elektrik borcun olması lazım. Nasıl yok? Kaçakçısın. Oysaki örneğini gösterdiler. Cazibeli bir sulama imkanı varmış. Bölgede pek yok ama kendiliğinden gelen bir suyla sulandığı için tarla, elektrik kuyusu vurulmamış adama bile elektrik borcu çıkarmışlar. Yüksek faizler, vicdansızca hareketler. Bu bölgenin en büyük sorunu sık sık mecliste de milletvekillerimizin, bölge milletvekillerimizin de dile getirdiği bu DEDAŞ'ı bir kez daha en büyük hatanın elektriğin dağıtımının özel şirketlere verilmesi olduğunun ve bunun AK Parti'nin icadı olduğunun altını kalın kalın çizerek ifade etmek isterim" ifadelerini kullandı.

"Dünyada gıda enflasyonu ortalama yüzde 3, Türkiye'de yüzde 37 ise beceriksizliktendir"

"Cumhuriyet Halk Partisi'nin önümüzdeki dönemki iktidarında yapacağı önemli işlerden bir tanesi çiftçilerin zirai kredi borçlarını, hatta çiftçilerin ziraat için kullandığı tüm kredi borçlarının faizlerini bir kere silmek, anaparayı üç ila beş yıla bölüp herkese yeni bir temiz sayfa açtırmaktır" diyen Özel, şöyle devam etti:

"İkincisi elektrik faturalarının mahsulden mahsule tahsili ve aradaki dönemdeki fahiş fiyat uygulamalarının sonlandırılmasıdır. Orta vadede elektrik dağıtımı gibi işlerden bu yandaş şirketlerin ellerinin çektirilmesi, bunun yine kamu eliyle doğru ve düzgün bir şekilde yapılmasıdır. Bugün dünyada gıda enflasyonu ortalama yüzde 3 iken Türkiye'de yüzde 37 ise bu beceriksizliktendir. Bugün Türkiye'de çiftçinin yaş ortalaması 35’ten 57’e çıktıysa AK Parti iktidarında, bu artık genç çiftçilerin kaçışındandır. Üç tane genç çiftçinin ikisi asgari ücrete 28 bin lira verin sanayiye gideyim diyorsa bu en büyük beka sorunudur. Çiftçilerimiz açısından bunları bir kez daha hatırlatmak istiyoruz. Ve bütün çiftçiler açısından söylediğimiz bir sözümüzü burada bir kez daha tekrar edelim. AK Parti bu ülkeye garantili bir yaşamı kazandırdı. Kim için? Zengin şirketler için. Yol yapıyorlar. Geçilsin geçilmesin geçiş garantisi. Köprüden geçiş garantisi, havaalanından uçuş garantisi. Dön dolaş hastaneye bile hasta garantisi veriyorlar. Ama çiftçiye geçim garantisi veren yok. Vatandaşa geçim garantisi veren yok. Ürünün, hangi ürünün alınacağını, hangi ürünün ekileceğini, doğru ürüne yönlendirmeyi güçlü desteklemeyi ki Tarım Kanunu yüzde 1 derken yüzde 0,2 ile beşte birini veriyorlar. Güçlü desteklemeyi ve ürünü ekerken ne gün kaça nerede vereceğini bilen bir çiftçiyi, yani geçim garantisi olan bir tarım politikasını hayata geçireceğimizi bir kez daha söylüyoruz.

"Haksız kayyımı bir şekilde sonlandırırız, bir yolunu bulamıyorsak bir yol açarız"

Bunu önümüzdeki süreçte elbette biz arkadaşların dertlerini dinlerken onlar dedi ki 'Biz sizden razıydık. Her mitingde çiftçi sorunu söylüyordunuz. Meclis'te grup toplantılarında çiftçi sorunu söylüyordunuz. Arkadaşlar Meclis'te sık sık dile getiriyorlardı. Hani çözülmese de hiç olmazsa sorunumuzu konuşan birileri vardı. Gelirse çözeceğini bildiğimiz birileri vardı. Şimdi siz de zordasınız. Yine bu zor günde gelmişsiniz, bizim sesimizi dinliyorsunuz" diyorlar. Biz bu zorlukları teker teker aşarız.

Cumhuriyet Halk Partisi'ndeki haksız kayyımı bir şekilde sonlandırırız. Partiyi ele alırız, bir yolunu buluruz. Bir yolunu bulamıyorsak bir yol açarız. O açtığımız yolun sonunda iktidara ulaşıp çiftçinin bu sorunlarını çözeriz. Çünkü çiftçilerin bu sıkıntılarının, üreticilerin bu sıkıntılarının çözülmemesi memleket için en büyük beka sorunudur. Eskiden kendi kendine yetebilen yedi ülkeden biriydi Türkiye. Tarım açısından, zirai üretim açısından. Şu anda dünyada gıda enflasyonunda sondan beşinci, yani en yüksek gıda enflasyonu olan beşinci ülke. Türkiye'den beter olanların hepsi savaşta. Güney Sudan'da iç savaş var, İran'da savaş var, Ukrayna'da savaş var. Ve bir de Brezilya'da Türkiye gibi yıllardır bitmeyen, pardon Arjantin'de yıllardır bitmeyen ekonomik kriz var. Dünyanın geri kalan ülkelerinin enflasyonda bizden iyi olduğu, gıda enflasyonunda bizden iyi olduğu ve dünyadaki diğer ülkelerin bir yıllık enflasyonun bizde bir ayda yaşandığı bu zorlu süreçten çıkmanın yolu yeniden gerçek, doğru, milli ve herkesin önünü görebildiği tarım politikalarıyla mümkündür."

Özgür Özel, kendisine hediye edilen tespihe ilişkin de şu anektodu paylaştı:

"'Bu tespih çok özel bir tespih. Beylikdüzü Belediye Başkanıydı Ekrem Başkan, ona verdim, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçildi. Sezgin Tanrıkulu'na bunu verdim, 'Diyarbakır'dan seçilirsin inşallah dedim, 25 sene sonra Diyarbakır'dan geldi. CHP milletvekili çıkardı. Şimdi de sana bunu veriyorum, sen de başaracaksın inşallah' dedi. 'Say bak' dedi. Saydık. 33 tane tabii burada, dedi 'üç de burada var.' 36. 'İnşallah ya partine döndüğünde ya bir yolunu bulduğunda yüzde 36'dan aşağı başlamazsın' dedi. İnşallah."

Kaynak: ANKA