15 Nisan 2024, Pazartesi
Haber Giriş: 17.12.2021 04:50 | Son Güncelleme: 23.02.2022 21:09

Yeni dünyada başarının formülü

Gelecekte oyun kurucu olmak isteyen şirketlerin ev ödevleri belli: Hız: Daha hızlı büyümek için denemekten korkmamak… Sürdürülebilirlik: Bu konuyu bir iş kültürü haline getirmek… Dijitalleşme: Gelirleri artırmanın yollarını aramak…
Yeni dünyada başarının formülü

Oxford Languages her senenin sonunda ‘Yılın Kelimesi’ni açıklar. Bu kelime seçiminde temel olarak iki kriter ön plana çıkar. İlk olarak bu sözcüğün bir önceki yılın ‘ruh halini veya meşguliyetlerini’ne ölçüde yansıttığı göz önünde bulundurulur. Ayrıca kelimenin ‘kalıcı bir kültürel öneme sahip olma potansiyeli’ de yine önemli bir kriterdir. Belki bilenleriniz vardır ama bilmeyenleriniz için Oxford Languages 2021 Yılının Kelimesi olarak ‘Vax’ seçildi. Vax kelimesinin tarihi aslında çok eskiye dayanmıyor. Türkçe’de ‘aşı’ anlamına gelen ‘vaccine’in kısaltması olarak 1980’lerde kullanılmaya başlansa da 2021 yılına kadar aslında dünyada çok bilinmeyen, tercih edilmeyen ya da daha doğrusu çok da gerek duyulmayan bir sözcüktü Vax. Bugün ise Covid-19 pandemisiyle birlikte sadece dünya ve İngilizce literatürüne girmekle kalmıyor aynı zamanda Vax’dan türetilen çok sayıda sözcük iş hayatında, sosyal medyada, popüler kültürde her geçen gün daha büyük güç kazanıyor. Mesela artık aşı sırasında çekilen selfie anlamına gelen bir kelime var: Vaxxie. Gerçekten garip değil mi? 2020 yılıyla birlikte hayatımıza giren pandemi günlük alışkanlıklarımızdan iş yapma şekillerimize, kişisel tercihlerimizden kullandığımız kelimelere kadar her şeyi baştan aşağı değiştirdi. Değiştirmeye de devam ediyor. Dünya ekonomisinin on yıllara dayanan rutinleri, standartları, kalıpları geçerliliğini tamamen yitirmiş durumda. Yeni bir pratiğin içinde evriliyoruz. Bu düzene ülkelerin, şirketlerin nasıl yanıt vereceği, son yaşananlardan nasıl dersler çıkaracağı, dünyanın geleceğinin esas belirleyicisi olacak. Bu geçiş sürecinin birçokları için büyük sancılar yaratacağına, çok sayıda belirsizliği de beraberinde getireceğine şüphe yok. 

Herkesin yolu farklı, amaç aynı: Büyümek

Bugün dünya ekonomisi gerçekten çok değişik bir dönemden geçiyor. Bir yanda ülkelerin açıkladığı ticari destek ve sübvansiyonlar, ekonomik büyümenin motoru olmayı sürdürüyor. ABD, altyapı yatırımları ve sosyal harcamalar için 2,75 trilyon dolarlık bir paketi hayata geçirirken, Avrupa ise Yeşil Mutabakat destekleri ile kendini farklılaştırmaya çalışıyor. Çin de iç talebin artışı ile hızla büyümeye devam ediyor. Diğer bir ifadeyle, herkesin izlediği yol farklı olsa da amaç aynı: Büyümek! Bunun yanında dünya ekonomisinde birtakım sıkıntılar da yok değil. Özellikle Asya ve Uzak Doğu’da kapanma kaynaklı üretim kesintileri pek çok emtiada arz sıkıntıları yaratıyor. Dünyada navlun maliyetleri artıyor. Çip krizi pek çok sektörü sarsıyor. Kuraklık ve iklim değişiklikleri enerji arzında sıkıntılar yaratırken, Çin ve Avrupa kapatma kararı aldığı kömür santrallarini yeniden devreye alıyor. Gelişmiş ülkelerde enflasyon artıyor. Belki de bunlar dünyayı bir stagflasyon dönemine doğru götürüyor. Son 2 yılda çok daha fazla tanıklık ettiğimiz iklim acil durumu tüm şiddetiyle dünyayı, insanlığı tehdit etmeye devam ediyor.