26 Mayıs 2024, Pazar Gazete Oksijen
14.05.2021 06:00

Sahipsiz robotların yaşamı ve ölümü

Taksiler de bir gün otonom olacak. Ve görünen o ki Google gibi devler bu pazarı ele geçirecek. Peki çare ne? Her taksinin kendi kendinin patronu olması

Her gün yaklaşık 3 bin 500 kişi, sebebi insan hatası olan trafik kazalarında can veriyor. Bu hayatları kurtarmak, üstelik bunu “atlı arabalara dönüyoruz!” demeden yapmak mümkün: Günümüz otomobillerinin en güvenilmez kısmını, sürücü koltuğunda oturan canlıyı devreden çıkarmak. Bu yazı, yakında değil (Elon Musk bu konularda fazla iyimser) ama günün birinde göreceğimize emin olduğum tam otonom, “gerçekten sürücüsüz” arabalar aramıza katıldığında olabileceklere dair. Otomobil sahibi olmak, (onu işletip para kazanmıyorsanız veya hayatınız onun içinde geçmiyorsa) mantıklı değil. Arabalar çok pahalı ve vakitlerinin çoğunu “yatarak” geçiriyorlar. Günde bir-iki saat kullanılsalar da yakıt, bakım, hırsızlara karşı korunma vs. için de fazladan zaman ve çaba istiyorlar. Size sürekli değil de ara sıra gereken böyle pahalı şeyleri satın almanız değil, sadece kullandığınız süre için ücret ödemeniz daha makul. Yani otomobiller “hususi” değil, taksi olarak kullanılmalı bence. Peki geleceğin şoförsüz taksileri kimin olacak? Görünen, bu teknolojide mesafe alan Google gibi devlerin pazarı ele geçirecekleri. Bu bizim gibi kullanıcılar için istenen bir şey değil, çünkü piyasaya hakim böyle “büyük oyuncu”lar ücretleri istedikleri gibi belirleyebilir. Rekabeti olanaksız kılacak tekelleşmelerin yasayla engellendiğini, filo sahibi olmanın yasaklandığını varsayalım. Birkaç şirketin tüm akıllı taksilere sahip olmasının zıddı nedir? Her taksinin “kendi kendisinin patronu” olması. Bilişim teknolojisi sayesinde araba denkleminden bir canlıyı daha silebiliriz: Aşırı kâr peşinde koşan sahibi.

Aracın kendisi ekonomik bir aktör olabilir

Bitcoin’in dayandığı blokzinciri altyapısından yararlanarak bir kez imzalandı mı iki tarafın da cayamayacağı, şartları gerçekleştiğinde kriptoparayla ödemenin otomatik yapıldığı “akıllı sözleşme”ler düzenlemek mümkün. Bir robotun bankada hesap açması şimdilik olanaksız ama blokzincirinin barındığı internet aleminde kimse sizin insan olmadığınızı anlayamaz; bağlantısı olan herhangi bir makine böyle sözleşmelere taraf olabilir. Uygun şekilde programlanmış otonom bir taşıt gerekli siber güvenlik önlemleriyle “para”larını bir fiziksel kasadan çok daha emin şekilde saklayabilir, hizmet alıp satabilir, sizin benim gibi özerk bir ekonomik aktör olabilir. Bu senaryoda otomobiller fiziksel varlıklarına otomatik sürüş yeteneklerinin yanı sıra tüm ekonomik etkinliklerini de yönetecek olan yazılımın eklendiği fabrikadan çıktıkları anda işe başlarlar. Bilimkurgudaki robotların aksine, isyana eğilimleri yoktur, yazılımları onları müşterilerine mümkün olan en düşük ücrete en iyi yolculuğu sunan mükemmel şoförler yapar. Telefonunuzdaki taksi çağırma uygulamasının yeni bir sürümünü düşünün. Bir yolculuk istediğinizde ekranda taksilerin geliş süreleri, eski yolcularından aldıkları puanlar ve önerdikleri ücretler görülür. Rekabet mantığı gereği bu ücretler düşük olacak, yolcuların yüzü gülecektir.

Talebe göre başka kente göç edebilir

Akıllı taksiler üretildikleri fabrikaya borçlu olarak “doğar” ve müşterilerden istedikleri ücretleri yakıt ve bakım-onarım giderleriyle (insan şoförlere oranla çok daha nadir olsa da günün birinde karışabilecekleri kazalara karşı) sigorta primlerinin yanı sıra bu borcun taksitlerini de göz önünde tutarak belirlerler. Koşullar değişir, kentteki insanlar tatile gidebilir veya salgın yüzünden eve kapanabilir. Arabalar böyle durumlarda talebin daha yüksek olduğu yerlere göçer veya park edip bir süreliğine “uyku modu”na geçerek işlerin canlanmasını bekler. Ölümlü dünya. Teknoloji gelişir, araba eskir. Kendini yeniletmesinin, güncel modellerle rekabet etmesinin olanaksız olduğu noktaya gelinir. İflas etmiş hurdalar sokaklarda çürüyecek mi? Merak etmeyin, yazılımcılar bunu da düşünmüştür. Taksi, ücretlerini her seferde birazcık kâr edeceği şekilde belirler. Elden ayaktan düşmesine yakın, bu birikimlerini (ve para eder durumdaki parçalarının satışından elde edeceği geliri) yeni model bir “çocuk” araba satın almak ve kendisinin çevreye zarar vermeyecek şekilde geri dönüşüme sokulmasının masrafını karşılamak için kullanıp kalanını da evladına miras olarak bırakır. (Araba fabrikasının müşteri kitlesi olan akıllı taksiler fabrikanın hisselerini satın alıp kendi yaşam döngülerini kontrol eder hale de gelebilir.) İnsanlığa hizmetten başka kaygısı olmayacak şekilde kodlanmış bu sadık soy, bizler bir gün ulaşımın daha iyi bir yolunu keşfedene veya bu dünyayı terk edene kadar kendini geliştirerek yolları kateder durur...