15 Nisan 2024, Pazartesi
24.12.2021 04:30

El pueblo! Unidos!

Atlantik Okyanusu’nun ta öte tarafındaki Şili’nin sevincinden bize ne diyebilirsiniz, demeyin. Tarih çatladı. Bütün dünya için çatladı ve Türkiye bazılarının inanmak istediği kadar ayrıksı bir memleket değil, en nihayetinde bu gezegenin bir parçası

Bu yazıyı Şili’den o güzel haberin geldiği gün yazıyorum. 35 yaşındaki Gabriel Boric artık Şili’nin seçilmiş devlet başkanı. Marttan itibaren görevine başlayacak. Boric yarı Katalan, yarı Hırvat kökenli bir gençlik lideri ve Şili’de iki yıldır süren geniş çaplı protestolardan çıkan bir politikacı. Kendisi ilerici sol kanattan ve -biraz da gururla söyleyeyim- Danışma Kurulu üyesi olduğum İlerici Enternasyonel’in üyelerinden. Genç başkan Boric, Pinochet’nin mirasçısı ve Hitler hayranı olduğunu söyleyen yani alçak olduğunu açıkça ifade eden Jose Antonio Kast’ı yenerek iktidara geldi. Ama biliyorsunuz, bugünlerde açıkça alçaklık yapanları yenmek bile o kadar kolay değil. Kamuoyu yoklamaları son günlere kadar başa baş gidiyordu ve yarış, bizim de yakından tanıyacağımız engellemelere karşı kazanıldı. Misal, seçim günü aniden, nedense otobüs hatları çalışmamaya başladı. Yine de Şililerin tabana kuvvet inadı (bu inadı da tanırsınız) kazandı ve diktatör Pinochet’nin 1973’te başlattığı, 1980’de yalandan bir referandumla (bu da tanıdık) anayasal dayanağa kavuşturduğu eşitsiz ve adaletsiz düzen nihayet ölü ilan edildi. Atlantik Okyanusu’nun ta öte tarafındaki bu ülkenin sevincinden bize ne diyebilirsiniz, demeyin.