14 Temmuz 2024, Pazar Gazete Oksijen
26.11.2021 04:30

Amerika’da Türk kahvesi günleri başlıyor

Türk kahvesinin 8 farklı pişirme ve sunum geleneği Amerika’da 8 farklı şehirde tanıtılacak

Türk kahvesinin tanıtımı için uzun zamandır adımlar atılıyor. Dünyanın en önde gelen otellerinin restoranları ve kafelerinde artık Türk kahvesi de menülere giriyor. Türk kahvesi pişiren kahve makinelerinin de yalnızca Türkiye’de değil dünyada da yayılmasıyla Türk kahvesi tutkunlarının sayısı da artıyor.  Türk kahvesinin tanıtımında atılan en önemli adımlardan biri Birlemiş Milletler’in 5 Aralık gününü  Dünya Türk Kahvesi Günü olarak ilan etmesi olmuştu. Bu yıl da 5 Aralık’ta Amerika’da Türk kahvesini tanıtmak için farklı etkinlikler gerçekleştirilecek.  Türk kahvesi diplomasisi vakfı Turkish Coffee Lady Foundation’ı kuran Türk girişimci Gizem Şalcıgil White ve mikro sanat ustası Hasan Kale, Türk kahvesinin hikayesini 5 Aralık’ta yepyeni bir belgesel ile dünyaya anlatacak. 

Gizem Şalcıgil, 8 farklı kahve pişirme kültüründen yola çıkarak 8 şehirde etkinlikler düzenlenecek.
Gizem Şalcıgil, 8 farklı kahve pişirme kültüründen yola çıkarak 8 şehirde etkinlikler düzenlenecek.
8 farklı kahve pişirme kültüründen yola çıkarak 8 şehirde etkinlikler düzenlenecek. Kahve seven toplumları birbiriyle yakınlaştırarak Türkiye’nin kültürel zenginliklerini daha etkili şekilde tanıtmayı amaçlayan belgeselin hazırlıklarını uzun zamandan beri yapan, benim de çok uzun zamandır takip ettiğim Gizem Şalcıgil White ve sanatçı Hasan Kale bu gastro diplomasi projesini uzun vadede bir dünya turuna dönüştürmeyi de hedefliyor. 

Hedef dünyaya tanıtmak

8 şehir, 8 pişirme kültürü diye yazınca merak etmiş olmalısınız. İnsanın ilk anda aklına gelmese de Anadolu toprakları Türk kahvesi kültürünü farklı pişirme ve sunumlarla yaşatıyor.  Mardin’de dibek, Şanlıurfa’da mırra, Gaziantep’te menengiç, Karabük’te safranlı, Nevşehir’de közde, Ankara’da kumda, İzmir’de damla sakızlı ve İstanbul’da geleneksel Türk kahvesi üzerine yapıldı çekimler.  Vakıf Başkanı Gizem Şalcıgil White, “Kahve ve kahvehane kültürü İstanbul’dan 16. yüzyılda dünyaya yayılmış ve 100 milyar dolar değerindeki kahve sektörünün oluşmasına önayak olmuş. Vakfımız, kahve kültürünün dünyaya topraklarımızdan yayılma hikayesini Türkiye tanıtımları kapsamında bir strateji olarak benimsiyor. UNESCO’nun Dünya’nın Somut Olmayan Kültürel Mirasları listesinde yer alan Türk kahvesinin eşsiz hikayesini bu yapım eşliğinde New York, Washington DC, Boston, Chicago, Los Angeles, Las Vegas ve San Francisco gibi başlıca şehirlerinde yapılacak kültürel etkinlikler ve mikro sanat dehası Hasan Kale’nin canlı gösterileri kapsamında aktaracağız. Kahve kültürünün İstanbul’dan Avrupa’ya, sonra dünyaya nasıl yayıldığını günde 400 milyon adet kahve tüketen Amerikalı kahve severlere anlatmaya hazırlanıyoruz” diyor.  Bu güzel projeyi Washington Büyükelçiliği ve New York Başkonsolosluğu, Arzum OKKA, Kütahya Porselen ve Yurtdışı Türkler ve Akraba Toplulukları Başkanlığı da destekliyor.  Türk kahvesiyle ilgili etkinlikler önümüzdeki hafta 1 Aralık’ta Washington Büyükelçiliği’nde belgeselin tanıtımıyla başlayacak.  5 Aralık’ta Times Meydanı’ndaki dev bilboardlarda belgeselin reklamları ve lansmanı yapılacak. 7 Aralık’ta yeni New York Türkevi’nde ikinci bir lansman ve belgesel gösterimi olacak. Ayrıca Aralık’ta Old Town Alexandria’da yeni bir Türk Kahvesi ve Kültür Evi açılacak. Bu tanıtımları da bizler yabancı dostlarımıza Türk kahvesi ikram ederek, yurt dışına çıktığımızda da otellerde, restoranlarda, cafelerde Türk kahvesi talep ederek desteklemeliyiz.

Arpa’nın “malt” yolculuğundan  yeni bir marka yarattılar

Anadolu Efes alanında dünyanın üretim hacmi bakımından en büyük 10 şirketinden biri. 70’ten fazla ülkede tüketicilerle buluşan markaları var. Şirket bir süredir “kurum içi girişimciliği” de destekliyor. Türkiye’degirişimcilik ekosisteminin gelişmesi için girişimlere, kuluçka merkezlerine yıllardır çeşitli destekler veriyor. 2020’de tam da pandemi döneminde Anadolu Efes Girişim Atölyesi’ni kurdular ve ilk başvuruları aldılar.
Elif Özcü ve Merve Nur Yetiş
Elif Özcü ve Merve Nur Yetiş
Anadolu Efes’in 250 çalışanı “bende de girişimcilik ruhu var” diyerek bu eğitimlere katıldı, 74 kişi mezun oldu. Farklı elemelerden geçen girişimcilerden önde koşanlar Hızlandırma Programı’na girdiler, 111 girişim projesinin başvurduğu Anadolu Efes Girişim Atölyesi’nde kuluçka programını üç ekip başarıyla tamamladı ve bunlardan birisi Malty marka yolculuğuna başladı. Bu ilk turda 3 kadın çalışan maltlanmış tahıllar ile zenginleştirilmiş, protein ve lif açısından besin değeri yüksek, sağlıklı bir atıştırmalık olan Malty’i hayata geçirdi. 3 kadından ikisi Elif Özcü ve Merve Nur Yetiş şirketten ayrılıp kendi kanatlarıyla yola devam ederek, markalarını geliştirme yolculuğuna çıkmaya karar verdiler. Merve Nur Yetiş ve Elif Özcü 2021 yıl sonu itibarıyla tamamen şirketten ayrılarak başarılı bir döngüsel ekonomi örneği olan ürünlerini geliştirecekler. Anadolu Efes de bu yeni süreçte Malty’nin ortağı olacak ancak hisse dağılımı anlamında çoğunluk hak ve kararı Malty kurucularında kalacak. Bu süreçte Malty diğer yatırımcılara da açıldı. Malt posası şu anda gıda kodeksinde olmadığı için bunu kodekse sokmak için çalışan kadın girişimciler, eğer bu olursa bu posadan vitamin açısından çok zengin un, ekmek, kek, vb. ürünleri de yapmayı planlıyor. Anadolu Efes’in kurum içi girişimcilik destekleri yeni bir markayı doğurdu.

Dünya meselelerini dijital sanatla anlatıyorlar

Ege Akdemir ve Selen Gürsoy’un kurucusu olduğu  “fam” 3 yıldır illüstrasyon, grafik tasarım ve animasyon alanında işler üreten ve famstore adlı dükkanında illüstrasyon satarak sanatçılara destek olan bir oluşum. Genç girişimcilerin bu oluşumları dijital sanat sergileri düzenliyor, sanatçılarla ve kurumlarla dijital sanat projeleri üretiyor, etkinlikler düzenliyor. 
Ege Akdemir ve Selen Gürsoy
Ege Akdemir ve Selen Gürsoy
Bu genç işler çok dikkatimi çekiyor.  Bugüne kadar Sertab Erener, Nova Norda gibi sanatçılarla,  Sabancı Vakfı, Hayata Destek Vakfı gibi kurumlarla birçok proje üreten fam, her sene sayısı 20 ile 30 arası değişen ekiplerle yeni illüstrasyon seçkileri ortaya çıkarıyor.  Bu iki genç kadın girişimci illüstrasyon alanında çeşitlilik yaratmak, sektöre cinsiyet ve yaş eşitliği getirmek için kurdukları “fam” ile yeni etkinliklere başladı.  Geçen yıl eserlerin içinde gezilebilen dijital sergi oyunu Ozmoz ile dikkat çeken fam kurucularının yeni seçkisinin adı İletken.  İletken’de 22 illüstratör daha fazla konuşulması gerektiğini düşündükleri global konular hakkında eserler üretti.  Ege Akdemir ve Selen Gürsoy da bu eserler ve sanatçıları UNDP Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları ve bu amaçlar için çalışan STK, sosyal girişim ve topluluklarla eşleştirdi.  İletken bunu yaparken; dünyayı ilgilendiren konular hakkında sanat ile farkındalık yaratmayı, farkındalık yaratmada illüstrasyonun gücünü göstermeyi, aynı konuda çalışan kişi ve kurumları bir araya getirecek bir hafıza alanı açmayı ve bunu kalıcı bir veritabanına dönüştürmeyi hedefliyor.  Bu proje bittiğinde 80’den fazla STK ve 70’den fazla girişim ve topluluğa ulaşılacak.  Her gün farklı konuları işleyen eserlerin odaklandığı konular arasında organik tarım, çocuk hakları, toplumsal cinsiyet eşitliği, medyada şiddet, yaşam döngüsü, sürdürülebilirlik, kadın gücü ve hafızası, hayvan hakları gibi konular var. Bunları illüstrasyonlarla anlatmak iyi fikir.

imece gençlerinden dönüşüm çağrısı

Sosyal inovasyon platformu imece yürütücülüğünde, Zorlu Holding ev sahipliğinde gerçekleştirilen, 40 oturumdan oluşan ve 135 konuşmacı ile 3000’in üzerinde katılımcının dahil olduğu “imece summit Geleceğe Etki Zirvesi’nin Raporu yayımlandı. Rapor, 8 farklı şehirden 30 gencin, hayalini kurdukları daha yaşanabilir, özgür, eşitlikçi bir gelecek için kurumlardan taleplerini içeren “Gençlerin Gözünden Dönüşüm Çağrısı”nı da içeriyor.  Gençlerin umut veren ‘Dönüşüm Çağrısı’ manifestosu şöyle: ‘Herkes için daha yaşanabilir, özgür, eşitlikçi bir gelecek oluşturma hayaline sahip gençler olarak diyaloğa dahil olmak istiyor, tüm paydaşları bizimle hareket etmeye davet ediyoruz. Sosyal ve çevresel etkiyi sadece pazarlama stratejileri içerisinde görmektense artık radikal değişiklikler, gezegenin ve insanın merkeze oturduğu yaklaşımlar ve eylemler talep ediyoruz.’ 2016 yılından bu yana, Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları doğrultusunda, bireylerin, sosyal girişimlerin ve kurumların sosyal etki üretmek için çalışan imece, “Daha iyi bir dünya için, birlikte çalışmaya ve amaç odaklı iş birliğine her zamankinden daha fazla ihtiyacımız var” sloganıyla genç girişimcileri desteklemeye devam edecek. Biz de umut veren bu girişimleri yazmaya, aktarmaya devam edeceğiz.