17 Nisan 2024, Çarşamba
12.11.2021 04:30

Arçelik, Prens Charles’tan Terra Carta mührü alan 45 şirket arasına nasıl girdi?

“Çocuklarımız ve torunlarımız için gezegeni korumalıyız” diyen Prens Charles, mührü doğa, insan ve gezegeni koruyan kurumlara verdi

Dünya bugüne kadar hiç yaşamadığı bir krizi yaşıyor. Savaşlar, pandemiler, ekonomik krizleri de aşan bir kriz bu, iklim krizi. Gelecek kuşakların “geleceği” dünyanın dev şirketlerinin, ülke yöneticilerinin elinde. Son 30-40 yıldır gelmekte olduğu söylenen iklim krizi artık evimizde, soluduğumuz havada, her adımımızda. Birinci Dünya İklim Krizi Kongresi’nin 1979 yılında gerçekleştirildiğini hatırlarsak, geçtiğimiz hafta Glasgow’da başlayan, bu satırları okuduğunuz günlerde bitecek olan COP26 İklim Zirvesi, belki de “son şans” olarak da tarihe geçti. 

Hakan Bulgurlu
Hakan Bulgurlu
Zirvede tarihi kararlar alındı. Ülkeler taahhütlerde bulundular. Bunları yerinde izleyen isimlerden biri de Arçelik Global CEO’su Hakan Bulgurlu’ydu. Bulgurlu çok uzun zamandan beri iklim krizine dikkat çeken, kendi yaşantısını değiştiren ve Arçelik’in yolculuğunda da bu konuya damgasını vuran bir iş insanı, yönetici.  1-6 Kasım tarihlerinde Glasgow’da politikacılar, iklim aktivistleri, bilim insanlarıyla görüşen ve iklim inovasyonlarını inceleyen Hakan Bulgurlu’yla hem zirve izlenimlerini hem de Arçelik’in aldığı bu mührü değerlendirdik. Hakan Bulgurlu öncelikle alınan önemli kararları sıraladı:  • Hindistan, 2070 yılı itibarıyla karbon nötr olacağını taahhüt etti. Bu karar sonrası, küresel sera gazı emisyonlarının 2/3’ünden sorumlu olan tüm ülkelerin net sıfır emisyon hedefleri belirlenmiş durumda. Çin ise yeni bir hedef açıklamaktan kaçındı. • Global Metan Taahhüdü’ne 100’den fazla ülke imza attı. Metan gazının 2030’a kadar yüzde 30 azaltılması hedefleniyor. Rusya, Çin ve Hindistan bu anlaşmaya imza atmadı, BM 1.5 C hedefine ulaşmak için gereken azaltım oranını yüzde 45 olarak açıkladı. • 133 ülke, ormanların yüzde 90’ını kapsayan bir anlaşma ile 2030’a kadar orman kaybını durdurmayı, 19 milyar dolar yatırım yapmayı taahhüt etti. • COP26’daki hedeflerden biri de kömürü tarihe gömmekti. G20 ülkeleri yurt dışındaki kömür santrallerini fonlamayı durdurma kararı aldıktan sonra, 40’tan fazla ülke kömür kullanımını bırakmayı taahhüt etti. Çin, ABD, Avustralya ve Hindistan ile birlikte Türkiye de bu karara imza koymayan ülkeler arasında.

Kendi mezarımızı kazıyoruz

• Glasgow’da verilen ilk taahhütler zirvenin başarılı olması konusunda umutları canlı tutuyor. Uluslararası Enerji Ajansı’na göre yeni taahhütlerin yerine getirilmesi durumunda, yıllık 9 milyar ton CO2’nun azaltılması ve küresel sıcaklık artışının 1,8 °C ile sınırlı kalması mümkün; ancak bu rakam halen kritik eşik olan 1,5 °C’nin üzerinde ve bir iklim felaketinden kaçınmayı sağlamıyor. 2015 Paris İklim Antlaşması gösterdi ki, taahhütler iyimser hava yaratsa bile, pek çok söz yerine getirilmedi. BM Genel Sekreteri Guterres’in bu sözleri çarpıcı: 1,5 °C hedefinden uzak kaldığımız sürece ‘kendi mezarımızı kazıyoruz’ ve iyimserlik sadece ‘illüzyon’ yaratıyor.
Terra Carta Mührü’nü Galler Prensi Charles Hakan Bulgurlu’ya verdi.
Terra Carta Mührü’nü Galler Prensi Charles Hakan Bulgurlu’ya verdi.

8 milyon haneye eşit elektrik tasarrufu

Glasgow’da 3 Kasım’da Galler Prensi Charles’ın kurduğu Sürdürülebilir Piyasalar İnisiyatifi oluşumu Terra Carta Mührü’nü Arçelik’e de verdi. Bu mührü alan 45 şirket arasındaki tek Türk şirketi Arçelik oldu.  Bulgurlu, Arçelik’in sürdürülebilir üretim yolculuğunda gerçekleştirdiklerini de özetledi:  • Enerji tasarruflu ürünlerimiz sayesinde kazandığımız karbon kredilerle 2019 ve 2020 yıllarındaki küresel üretimimizi karbon nötr hale getirdik. • Güneş panelli buzdolaplarından çamaşır makinelerimizdeki mikrofiber filtrelere kadar, ürünlerimizi gezegenimiz için daha iyi hale getiriyoruz. 2020’de konsolide gelirlerimizin yüzde 50’si enerji verimli ürünlerden geldi. • Müşterilerimizin hayatlarını daha sürdürülebilir kılmak için iddialı hedefler belirledik. Bilime dayalı hedeflerimizi 1.5°C senaryosuna göre revize ederek onaya sunduk. (Bu kapsama hala çoğu şirket dikkat çekmemeye çalışıyor; zira en büyük 200 şirketin yüzde 40’ı Kapsam 3 emisyonlarını rapor bile etmiyor.) • Arçelik’in kapsam 3 emisyonları (şirketlerin faaliyetlerinden kaynaklanan emisyonlar), tüm emisyonlarının yüzde 98’ini oluşturuyor. Bu emisyonların yüzde 80’i satılan ürünlerin kullanımından kaynaklanıyor. • Enerji verimliliğini 2030 yılına kadar yüzde 50 artırmayı, 11.5 milyon ton karbon emisyonunu önlemeyi hedefliyoruz. Bu 8 milyon hanenin elektrik tüketimine eş değer bir oran.  • Arçelik 150’den fazla ülkede faaliyet gösteriyor. Küresel emisyonların üçte ikisi şu anda gelişmekte olan pazarlardan kaynaklanıyor; buna karşın temiz enerjiye yapılan yatırımın yalnızca beşte biri gelişmekte olan ülkelerde gerçekleşiyor. Bu nedenle bizim gibi üreticilerin ve bu ülkelerdeki perakende ortaklarımızın bu dönüşüme öncülük etme sorumluluğu var.  • Ev aletleri, hanelerdeki enerji tüketiminin önemli bir kısmını oluşturuyor. Bu durum, sektörümüzü ve bizi gezegen üzerindeki etkimizi yeniden gözden geçirmeye  zorluyor. 2021 Deloitte Araştırmasına göre; Tüketicilerin yüzde 28’i etik veya çevresel kaygılar nedeniyle belirli ürünleri satın almayı bıraktı. Bu, tüketici tabanınızın neredeyse üçte biri. Tüketicilerin yüzde 60’ından fazlası plastik atıklarını daha iyi yönetmesini istiyor. Z Kuşağı bu sorunların çok farkında: Z Kuşağı tüketicilerinin yaklaşık yüzde 45’i, etik veya sürdürülebilirlik endişeleri nedeniyle belirli markaları satın almayı bıraktıklarını söyledi.