08 Ağustos 2022, Pazartesi
10.09.2021 04:30

"İnsanlar pandemiden intikam almak istiyor!"

Pandemide herkesin özgürlüğünün kısıtlandığına dikkat çeken Cem Boyner “Daha alınacak çok intikam var. Uygarlığın devamı için yaşama fikri her zaman ölüme galip gelmeli. Bu duygunun etkisini alışverişte de görmek mümkün” diyor

Pandemi perakende sektöründeki değişimi, dönüşümü hızlandırdı. E-ticaretin getirdiklerinin dışında artık markaların iklim krizi etkilerine karşı ne yaptıkları, kendilerini nasıl dönüştürdükleri de tüketicilerin tercihlerini etkiliyor. Boyner Grubu da hızlı bir dönüşüm içinde. Geçen hafta Erenköy’de açılan Boyner Cadde çevreci, atık malzemelerin sanatla buluştuğu, yağmur sularının değerlendirildiği, deneyime olanak tanıyan, mağazada kullanılan malzemelerin “ileri dönüştürüldüğü”, mağazanın merkezinde “gerçek üstü bir doğa eseri”nin bulunduğu yepyeni bir anlayışla hayata geçti. Mağazada Cem Boyner’le buluştuk. Pandeminin getirdiği değişimi ve yeni mağazacılığı konuştuk. [gallery columns="1" size="full" jnewsslider="true" ids="45470,45474,45473,45472,45471"] • Pandemi perakende sektöründe büyük bir değişime yol açtı. Alışveriş alışkanlıklarının e-ticarete kaydığı bir dönem yaşandı, yaşanıyor. Pandeminin yarattığı büyük zararı ve değişimi şirketler, markalar nasıl taşıyacak? Siz nasıl geçirdiniz bu dönemi?   Hiç tanımadığımız vahşi bir atın sırtında bulduk kendimizi. Ne zaman tepeceği ne zaman üstünden atacağı, ne zaman uysal yürüyeceği belli olmayan… Tüm iş alemi bu Covid belirsizliğini atlatabilmek için birbirine sıkı sıkı sarıldı. Aşı, tedbirler ve iyi yönetimle birbirimize tutunarak bu vahşi atı ehlileştireceğimiz günler çok yakın diye düşünüyorum. Tüm canlılar milyonlarca yıl içerisinde “adaptasyon makinesi” haline gelmiş. Yaşayabilmenin şartı değişime adaptasyon. Organizmalar nasıl büyük değişimlere adapte oluyorsa şirketler de olacak, oldular bile. Öncelikle bu dönemde tüketicilerde kalıcı neler değişti?  Müşterilerde kalıcı değişen “ihtiyaç” alışverişinin online’a kayması. 5 yıl içinde zaten olmasını bekliyorduk. 2 yılda oldu. Offline mağazacılığın ise bir yaşam tarzı ve keyif işine dönüşmesi buna eşlik edecekti. O da çok hızlı şekilde oldu. Uçağa binebilmek, mağazada alışveriş, arkadaşlarla buluşup açık havada bir yemek yiyebilmek büyük bir lükse dönüştü. Herkes bunları özledi. İnsan insanı arar, her işinde insana ihtiyaç duyar her zaman. Online büyümeye devam etse de mağazacılıkta tüm dünyada büyük bir yenilenme ve atılım dönemi geliyor. Biz yine önden gidiyoruz. Bu mağaza Boyner Cadde çok farklı olmuş. Çok genç, hareketli, oyuncaklı ve çevreci…  Aynen öyle. Boyner Cadde yurt dışındaki pek çok marka için laboratuvar görevi görecek. 2018’den beri “geleceğin mağazasında olmalı” dediğimiz her öğeyi, her hayali Boyner Cadde’de gerçeğe dönüştürdü ekibimiz. Buradan başlayan değişimi de dalga dalga tüm mağazalarımıza, internet kanallarımıza ve tüm Türkiye’ye yayacağız. • BMD verilerine göre büyük bir hareketlilik de yaşandı bu yaz. Siz nasıl geçiriyorsunuz yaz aylarını?  Çok hareketli. Müşteriler ve çalışanlar aşılarını tamamladıkça mağazalar herkes için görece güvenli yerler haline geldi. Alışveriş özlemiyle birleşince ciddi bir trafik yaşandı mağazalarda. •  Ertelenmiş ihtiyaçlar mı etkili oldu yoksa yarının ne olacağına karşı duyulan güvensizlik mi “artık ertelemeyeceğim” düşüncesi mi yaratıyor tüketicilerde?  İnsanlar pandemiden intikam almak istiyor. Her alanda özgürlüğümüz çok kısıtlandı. Daha alınacak çok intikam var ve bu duygumuz ne yazık ki kısa sürede bitmeyecek gibi. Her gün binlerce insan ölüyor tüm dünyada. Acılar ve zorluklar neredeyse bir dünya savaşının etkisiyle karşılaştırılabilecek kadar büyük. Uygarlığın devamı için yaşama fikri her zaman ölüme galip gelmeli. Bu duygunun etkisini alışverişte de görmek mümkün. • Şirketler  çok hızlı bir yeşil dönüşüm içine girebilecek mi? Buna hazır olan markalar var, olmayanlar var. Uzunca bir süredir müşterinin vicdanı fayda beklentisinin önünde gidiyor. Müsilaj, yangınlar, seller… Çevresel ve insani duyarlılığı az markaları çok ciddi cezalandırmaya başladı müşteri. Bu çok olumlu bir gelişme. • Pandemi sonrasında size göre hangi trendler önde koşuyor?  Neler yaşanıyor perakende dünyasında?  Deneyim, samimiyet, doğallık, sürdürülebilirlik… Artık ürün seçmeye değil, tarz, deneyim ve markaya geliyor müşteri. “Ürünümü güzel tutayım nasıl olsa alıcısı olur” dönemi bitti. O ürünün ve deneyimin topluma ve çevreye olumlu bir katkısı var mı? Bunlar ön planda olacak. • Boyner Cadde’de buluştuk bu röportaj için. Biraz burayı anlatalım. Yeni mağazanızda yenilikler neler? Dijitalleşmenin etkisini mağazaya nasıl taşıdınız?  Aman! Yanlış anlaşılmasın bir taraftan sokak ve AVM’ler canlanarak geri gelirken, online işinin de ana işimiz olduğunu söylemem gerek. İki önemli atılımımız var. Biri boyneronline ve Morhipo’yu işte bu Cadde mağazasına benzetme projesi. Siteye girildiğinde en çok keyif alınan, zaman geçirilmek istenen, ziyaret sürelerinin minimum 10 dakikalara uzadığı, ilhamını doğrudan Cadde mağazasından alan bir alem dizayn ediyoruz.  Nasıl olacak bu?  Kolları sıvadık. Zamanla deneyimleyeceksiniz. Artık internet soğuk, ilişkisiz, çabuk girip çıkılan bir ekrandan öte olacak. İçine ruh üfleyeceğiz. Cadde mağazamız nasıl perakendeye ruh üflüyorsa online alışverişe de ruh üfleyeceğiz… İkinci büyük atılımımızın kod adı: BoynerNow! 

Getir’in modadaki karşılığı

Hemen teslim mi? Nedir BoynerNow? Getir’in moda hazır giyim, ayakkabı ve aksesuar karşılığı gibi düşünebilirsin. Bizim ürünlerimizin 1 saatte hızlı teslimatı… Bu yaz Bodrum’da Boyner Express ile denememizi yaptık. Şimdi 100’ü aşkın mağazamız ve depolarımızla bir saatte müşterinin ayağına yüzlerce markayı ulaştırma projesi bu. Türkiye’nin tek fiziksel multibrand mağazası olarak bu projeyi en çabuk, en az maliyetle hayata geçirecek en avantajlı pozisyonda olduğumuzu düşünüyoruz. Sunduğumuz eşsiz markaların bir saatte müşterinin eline ulaştırmak yepyeni bir hareket getirecek piyasaya. Kısacası, Cadde’de öğreneceklerimizi tüm mağazalarımızda çoklarken online alanda hem buradan öğrendiklerimiz hem de BoynerNow! projesi ile iki kanalda da çok hızlı gelişmeler bekliyoruz. Bunun üzerine bir de Hopi’nin müşteri dostu uygulamalarıyla zenginleşen ilişkileri ve fonksiyonları da çarpan olarak ekleyin… • Hopi ve yıllardır sadık müşterileriniz var. Şu dönemde veriler vs çok değerli. Siz yapay zekadan nasıl yararlanıyorsunuz? 
Fotoğraf: Barış Acarlı
Fotoğraf: Barış Acarlı
Yapay zeka üzerine inşa ettiğimiz Hopi 11 Milyon üyeye ulaştı. Türkiye’de her 8 kişiden biri Hopi’li. Yapay zekanın müşteri odaklı kullanılması en büyük önceliğimiz. O zaman geçmişte cilt kremi alıp bitmeye yakın müşteriye otomatik mesaj gitmesi bilim kurgu gibiydi. Ya da çocuğunuza yaptığınız ayakkabı alışverişinden sonra ayak gelişimine göre yeni ürün önerilmesi… Şimdi tüm dünyada pazarlama trendleri arasında.

 Keyif için mağazaya gelinecek

Cem Bey online bu kadar çok olanak sunarken, müşteriler neden mağazaya gelsinler? Yoksa mağazaya gelip gezip evlerine gidip mi alışveriş yapacaklar?  Şöyle özetleyeyim: Mağazayı sokakla, sanatla ve doğayla iç içe tasarladık. Mağaza bir zorunluluk, ihtiyaç ya da hayatın bir bölümü gibi değil, hayatın bizzat kendisi haline geldi. Bir yaşam ve deneyim alanı burası. İnternetten en çok alınan ürün kitap. İnsanlar kitapçılara sadece kitap almak için gelseydi karşı komşumuz Penguen, Cadde’de ikinci mağazasını açmazdı. Mağaza deneyimi böyle sihirli bir şey. İşlemsel ve alışveriş odaklı bir yer olmayacak artık mağazalar. Burada evde yapılamayacak şeyler var, daha da olacak ve tüm bu yenilikçi mağazacılık anlayışı bunun üzerine kurulu. Mesela kışlık-outdoor ürünleri denemek için -20 derecede özel odamız var. Evden alışverişe benzemeyecek. Mutlaka bir kavramla isimlendirmek gerekirse en uygunu “akışkanlık” kavramı. “Akışkan mağazalar” tüm dünyada birkaç yıla ana akım haline gelecek. Akışkan mağazalar çağı başlıyor. Hayatın içinde, içinden iyi bir hayat geçen “akışkan” mağazalar yapacağız bundan sonra. Herkes kendine ve hayata dair bir şey bulabilecek orada… • Burası çok genç, aktif, sanatla içiçe, çevreci bir mağaza olmuş. Eski kıyafetlerden yapılan pufa oturdum, jean kumaşlarından tablolar gördüm, vitrin pet şişelerdendi. Sizin için bu mağaza ne ifade ediyor? Burası benim için bir “Geleceğe Dönüş” mağazası. Hem geçmişimizi hem de geleceğimizi burada buluşturduk. Mağazanın en sofistike yönü, doğallığı ve sadeliği…Bir de şu var, hayatın içine kurduğunuz zaman mağazayı; sanatla, sporla, sokakla ve doğayla içiçe tasarladığınızda aynı hayat gibi buradaki bir gün diğerine benzemeyecek aslında. Mağaza sürekli bir akışkanlık içinde sürekli gelişecek ve değişecek.

Döngüsel ekonomiyi öğrendim

İklim krizi bazı şeylerin tüketimini düşürürken yeni neleri hayatımıza sokacak?  Hep iyi şeyler yaptık ama etkisi hep “adım adım” “incremental” olduğu için çok da çıkıp anlatmak içime sinmedi bugüne kadar. Şu an içinde bulunduğumuz Boyner Cadde’yi tasarlarken “döngüsel ekonomi”nin ne olduğunu öğrendim. Burada hem geri dönüşüm hem de ileri dönüşüm yapılıyor. “Atıksız bir hayat”a bizim katkımız atıksız mağazacılık, atıksız perakende olabilir. Bir de tepemize yağan yağmurun, her gün doğan ve mağazalara vuran güneşin de kıymetini veriyoruz burada. Buraya düşen yağmur suyu kullanılacak, elektrik güneş enerjisinden gelecek. İklim krizine karşı evimizin önünü süpürüyoruz. İklim ve çevreyle ilgili kendi evinin önünü süpürmek isteyenlere de “atık kıyafetlerinizi, pillerinizi mağazamıza getirin, geri ve ileri dönüştürelim” diyoruz. Tabii daha alınacak çok yol var ama dediğim gibi hayatla birlikte değişen, gelişen yepyeni bir mağazacılık anlayışı bizimki. • Dijital ataklarınızı nasıl yönetiyorsunuz? Genç kadrolarla çalışırken en çok sizi ne heyecanlandırıyor?  İş hayatımda teknolojinin hep özel bir yeri oldu. Sadece son 25 yıldan bahsetmiyorum. Öncesinde de hep en yeni en ileri teknolojileri yeni ve farklı iş modellerinin en büyük bileşeni, kaldıracı yaptık. Arkadaşlarımdan hep şunu istiyorum: Değerli olan şey teknolojiyle, dijitalle insanı buluşturmak. Çok basit gelebilir bu söylediğim ama genç arkadaşlarımın en çok gözden kaçırdığı iki şeyden biri bu. Bizim için ister analog ister dijital tüm araçlar “müşteri mutluluğu” için var, “insan” için var. IQ ile bu kadar uğraşırken EQ gözden kaçmasın istiyorum. Eskiden mağazaya geldikleri zamanlarda dokunabiliyorduk müşteriye. Şimdi 7/24 yanlarında, ellerindeyiz. Bu harika birşey. İkinci konu da şu: Benim şirketteki ana misyonum takım arkadaşlarıma her konuda cesaret aşılamak. En benimsediğim görevim, hatta titrim CCO’luk (Chief Cesaret Officer’lik). Bisiklet sürmeyi öğrenmek için birinin seleyi arkadan tutması ve denge sağlamayı öğretmesi gerektiği zannedilir. Oysa doğrusu tutuyormuş gibi yapmak ve pedalları çevirmek için onlara cesaret vermek. • Siz son 2 yılda ne öğrendiniz şu hayattan?  Sevdiklerime sağlıkla sarılabilmenin ayrı, güneş görmenin ayrı, yürüyebilmenin ayrı, koşabilmenin, sarılıp kucaklaşabilmenin her birinin bambaşka mutluluklar olduğunu hatırlattı bu süreç. “Hamdolsun” diyebilmenin önemini gösterdi. Ailemle ve doğayla başbaşa olmaktan çok beslendim. • Türkiye’deki mağazacılığı dünya ile karşılaştırsak hangi noktadayız? Eksiğimiz yok, fazlamız bulunur. Tevazudan ayrılmadan içimden geçeni söyleyeyim sana. Mağazacılıkta “muasır medeniyet”lerin önündeyiz. İspatını görmek isteyenlerin geleceği yer burası…

Dijital doğa eserli mağaza

Mimari projesini Mustafa Toner’in üstlendiği Boyner Cadde’nin dış cephesi Mural İstanbul sanatçılarının graffiti eseriyle donatıldı. Sanatçı Deniz Sağdıç 350 atık denim kumaş kullanarak eserler ve oturma grupları tasarladı. Mağazadaki dev kolon ressam Mehmet Sinan Kuran’ın minyatür eskizleriyle hayat buldu. Origami sanatçısı Gürat Öztürk’ün eserlerine de yer verildi. Mağazanın 4 katından görünen dev ekranda Decol sanatçıları “yaşayan enstalasyonlar” olarak adlandırılan dijital bir eser sergiliyorlar. Bu eser günün her saati farklı, hava durumu verilerine göre güneşe ve rüzgara göre değişen Türkiye’nin endemik bitkilerinden oluşan bir seçki ile dijital bir doğa eseri olarak mağazanın kalbinde yer alıyor. Mağazanın bir duvarı 1500 atık pet şişeden hazırlandı. 1000 adet atık üründen yapılman puflar kullanıldı. Dev mağazada atık sular ve yağmur suları arıtılıyor. Güneş enerjisi kullanılıyor.