04 Mart 2024, Pazartesi
08.10.2021 04:30

Hayvanları insanlardan korumak!

Neden hayvanları koruma günü, neden hayvanlarla birlikte yaşama günü değil? Tüm canlıların ortak yaşam alanında neden onlar en temel haklardan mahrumlar?

Hayvanların hem bizim hayatımızdaki yerlerinin hem de sürdürülebilir bir yaşam düzeni için varlıklarının ne kadar önemli olduğu tartışmaya açık bir konu değil. Her hayvanın bu dünyada bir varoluş sebebi ve ekosistemde önemli bir yeri var. Hayvan deyince aklımıza sadece evcil hayvanlar gelmesin. Küresel ısınma, avlanma ve insanların bencillikleri sebebiyle günbegün habitatlarını kaybeden yaban hayvanları var. İnsanları eğlendirmek için doğal yaşam alanlarından koparılarak hayvanat bahçelerine, sirklere, yunus parklarına hapsedilmiş hayvanlar... Fiziksel ya da psikolojik acı çektirilerek deneylere maruz kalan hayvanlar... Ve daha birçoğu... Neden hayvanları koruma günü? Hayvanları neden korumak zorunda kalıyoruz? Neden hayvanlarla birlikte yaşama günü değil? Hayvanlarla ortak yaşam kültürü oluşturma günü olamaz mıydı? Hayvanları insanlardan korumamız gerektiği düşüncesi sizce de yeterince ürkütücü değil mi? Varlıklarını, hayatlarımıza kattıklarını kutlamak varken...  Bu dünya tüm canlıların ortak yaşam alanıyken, hayvanların da en az bizim kadar yaşama ve saygı görme hakları varken maalesef kendini üstün gören insanlar sebebiyle haklarından mahrum kalıyorlar. Halbuki en doğal hakları yaşamak… Burada hepimize; hayvanlarla çekilmiş pozitif fotoğraflar paylaşmaktan çok daha fazlasını yapmak düşüyor.

Çocuklardan başlar

Buna ilk olarak onların yaşam haklarını savunmayı, beslenme ve barınma ihtiyaçlarına destek olmayı gösterebiliriz. En yumuşak ve umut vadeden karnımız ise çocuklar. Çocuklarınıza hayvanlarla doğru iletişim kurmayı öğretin. Hayvanları tanıtmak için onları hayvanat bahçelerine, yunus parklarına, akvaryumlara, sirklere götürmeyerek başlayabilirsiniz. Her hayvan kendi doğal yaşam alanında yaşamalıdır. Sokakta sahipsiz ya da yardıma muhtaç bir hayvan gördüğünde neler yapabileceğini öğretin çocuklarınıza. Herkes elinden geldiği kadar hayvan sevgisi aşılamayı başarabilir. Bu hepimize çok iyi gelecek. Bilinçlendirmek, farkındalık yaratmak, sosyal sorumluluk bilinci oluşturmak ve hayvanlara destek olmak için bireysel çabalarımızdan çok daha önemlisi firmaların da elini taşın altına koymasıyla oluyor. Hem daha yüklü hem de daha çok ses getirerek dişe dokunacak destekler sağlanabilmesi, hele kış bastırmadan büyük önem taşıyor. Hafta sonu Küçükçiftlik Park’ta katıldığım Pet11 Fest bunun en güncel örneği oldu. Tüm gelirinin hayvan barınaklarına mama ve kulübe olarak bağışlanacağı keyifli bir festival düzenlemişler. Hoşuma giden; bu konuyu “bir gün üzerimize düşeni yaptık ve bitti” olarak görmüyor olmaları oldu. Sosyal sorumluluk bilincini ve farkındalığı artırmak, farklı projelerle bunun daimi elçisi olmak üzere bu konuya gönüllü olmaları bana da umut oldu. Dilerim bu girişimler artarak çoğalsın.  Hayvanların önce yaşam alanlarını katledip ardından onları şehir hayatında barındırmama, canlarına kastetme, yaşam haklarına saygı duymama gibi bir lüksümüz yok. Hayvanları sevmesek de onlara saygı duymak zorundayız! Aynı dünyayı paylaşmak gerektiğini öğrenmek, bilinç düzeyimizi ve farkındalıklarımızı artırmak için geç değil. O nedenle ben her zaman olduğu gibi yine ısrarla diyorum ki; KOVALAMA KOLLA!