06 Temmuz 2022, Çarşamba
24.06.2022 04:30

Etkileşim işi önemli ama her şey değil!

Twitter’da gazeteciler takipçi ve etkileşim sayısı olarak medya kuruluşlarının önünde. 8 ünlü gazetecinin etkileşim sayısı 25 büyük medya kuruluşundan kat kat fazla. Fakat bunun ne kadarı içerik üretimi ne kadarı ahkâm kesme bunu anlamak şart

Meclis’te sosyal medyaya sansür yasasının görüşüldüğü şu günlerde yeni bir araştırmaya rastladım. Journo.com.tr’den Baki Can Bilgin imzalı araştırma-haber gazetecilerin bireysel olarak sosyal ağlarda, medya kuruluşlarından daha etkili olduğunu ortaya koyuyordu. Özellikle de haber alma konusunda en etkili ağ olan Twitter’da bu durum çok net olarak ortaya çıkıyor. Mesela Türkiye’de Twitter’da en çok takipçisi olan medya kuruluşu NTV (7,7 milyon), gazeteci Cüneyt Özdemir’in kişisel hesabıyla (7,4 milyon) hemen hemen aynı sayıda takipçiye sahip. İş etkileşim almaya gelince gazeteciler medya kuruluşlarını fazlasıyla solluyor.

Bunda elbette ki ana etken medya kuruluşlarının takipçilerine karşı hep daha mesafeli durması. Yine de yüzlerce kişinin çalıştığı büyük medya şirketlerinin tek başına (ya da birkaç kişiyle) içerik üreten gazetecilerin gerisinde kalması düşündürücü.

Gazeteciler paylaşımı ‘nokta vuruş’ yapıyor

Journo, araştırmasında medya kuruluşlarına ve gazetecilere ait toplam 33 ayrı Twitter hesabını taramış. Bir hafta boyunca da tek tek takipçi ve tweet sayılarının yanı sıra aldıkları etkileşim rakamlarını incelemiş. Gazeteciler, medya kuruluşlarına göre çok daha az paylaşım yapmalarına karşın etkileşimde çok daha başarılılar. Bazılarının biraz da etkileşim kovalamak için paylaşım yaptığını bilsek de bunu eleştiremeyiz.

Bu tablodaki gazeteciler, mesela CNN International’ın 52’de biri, Hürriyet’in 34’de biri kadar tweet atsa da etkileşimde bu markalara göre çok daha yukarıdalar. Gazetecilerin paylaşımları takipçi başına ortalama binde 1 etkileşim alırken, ulusal medyada bu rakam on binde 1’lerde. Toplamda ise bu 8 gazetecinin etkileşim sayısı 25 medya kuruluşundan tam 59 kat fazla çıkıyor.

Medya aslında işin hamaliye tarafında

Peki buradan nasıl bir sonuç çıkarmamız gerekiyor?.. Bir kere ‘Gazete ve TV’ler bitti, artık markalaşmış isimler öne çıkıyor’ demek asla doğru değil. Çünkü medya kuruluşları genel olarak doğası gereği haberi verip geçiyor. 

Seçilen 8 gazeteci: İsmail Küçükkaya, Uğur Dündar, Cüneyt Özdemir, Nevşin Mengü, İsmail Saymaz, Fatih Portakal, Mesut Yar, Banu Güven
Seçilen 25 medya kuruluşu: Reuters, CNN International, Guardian, ZDF, BBC Türkçe, DW Türkçe, Euronews Türkçe, Hürriyet, Sabah, Sözcü, NTV, Habertürk, TRT Haber, BloombergHT, GZT, A Haber, Yol TV, BirGün, Diken, Cumhuriyet, Gazete Duvar, BiaNet, Medyascope, Dokuz8Haber, Evrensel

Üstelik haber üretimi de zahmetli ve pahalı bir iş. Buna karşın gazeteciler, bu verilmiş haberleri ‘kendilerince yorumlama’ ve ‘ahkâm kesme’ şansına sahip oluyor. Yani bir anlamda içeriği üretmeden üzerine yorum yapmak gibi büyük bir lükse sahipler. Mesela bir TV kanalındaki cin çıkarma seansı diğer medya kuruluşlarına pek haber olamıyor. Buna karşın her kanaat önderi bu konudaki fikrini ya da hıncını (deli saçması da olabilir) ilgili ‘hashtag’ ile beyan edip hiç umulmadık etkileşim rakamlarına ulaşabilir. Bunu gazeteci kimliği ile yapanların bu alandaki mesleki deneyimleri göz önüne alınırsa gazete ve TV’lerden kat kat fazla etkileşim almaları doğal. Bir de bağımsız gazetecilerin ana akım medyada hiç yer bulamamış ya da ucundan değinilmiş konulara rahatça girebilme gibi bir avantajları var. Hayat pahalılığından Netflix dizilerine, Bebek sahilinden kripto paralara 360 derece medya iletişimi...

Twitter’da tek tek 33 ayrı hesabı inceleyip, araştırıp, raporlayıp, hamaliyesini yapma işi Journal’deki Baki Can kardeşimize düştü. Bu araştırmayı hazır alıp üzerine ahkâm kesmek de ne mutlu ki bu haftalık bana kaldı. Yarın da evdeki kanepeden tweet’lerim artık...