23 Temmuz 2024, Salı Gazete Oksijen
20.10.2023 04:30

Ne dost ne düşman yapay zekâ bizimle!

Harvard mezunlarının bile zorlandığı ABD baro sınavından geçen yapay zekâ, yeni bir çağın habercisi. Sınav geçmeye odaklanan ezberci öğrencilere inat; yaptığı işlerden sonuç çıkaran, değerlendirme yeteneği olan, hatta insan gibi çok boyutlu düşünen ‘üretken yapay zekâ’ çağına hoş geldiniz

Yapay zekâ, biz nihai tüketicilerin hayatına ilk temas ettiği dönemlerde bence biraz hayal kırıklığı yaratmıştı. Ya da bunun nedeni bize 5-10 yıldır yapay zekâ diye sunulan hizmetlerin aslında ‘başka bir şey’ olmasıydı. Müşterisi olduğum banka, az insan çalıştırmak için kurduğu ‘sesli yanıt sistemini’ yıllardır bize ‘yapay zekâ’ diye paketleyip sunmaya devam ediyor. Çağrı merkezini arayan birçok tüketici de bu ‘sersem yapay zeka’ya doğal olarak sinir oluyor. Fakat geçen yıldan beri ChatGPT’nin de hayatımıza girmesiyle yapay zekânın aslında büyüleyici derecede başarılı bir şey olduğunu gördük. Hatta bu işin, daha emekleme aşamasında olduğunu anlatan makaleleri okudukça gelecekte durumun nereye varabileceğini hayal etmeye başladık. Ardından da ‘Generative AI’ (Gen AI) adı verilen ‘üretken yapay zeka’nın, işleri interaktif olarak yapabilmesi ve hatta artık iyice insan gibi ‘çok boyutlu düşünecek’ hale gelmesiyle bu iş bizi biraz ürkütmeye başladı.