09 Aralık 2022, Cuma
18.06.2021 04:30

Uluslar üstü bir sorun olarak “sosyal medya”

Hayatın merkezine oturan sosyal medyadaki varlığımız, tam olarak kimin koyduğu bilinmeyen kurallara ve verilen kararlara bağlı. Devlet başkanlarının dahi itiraz hakkı olmadığı, pamuk ipliğine bağlı bir yaşam

Twitter 8 Ocak 2021 tarihinde dönemin ABD Başkanı Donald Trump’ın hesabını süresiz olarak askıya aldığını açıkladı. 12 Ocak’ta Google’a bağlı Youtube, Trump’ın resmi kanalına yeni video yükleme hakkını dondurdu. Aynı zamanda “Olaylardan hukuken beni sorumlu tutamazsınız” konulu bir videosunu da sildi. Ertesi gün Facebook ve (yine Facebook’un sahip olduğu) Instagram, ABD Başkanı’nın hesaplarını sildiğini duyurdu. (“Facebook Üst Kurulu” 4 Haziran’da aldığı bir kararla bu yasağı 2 yıl ile sınırladı.) Daha çok gençler arasında yaygın Snapchat bile kısa sürede bu kervana katıldı. Google ve Apple el yükselterek Trump destekçilerinin organize olmak için kullandığı Parler adlı sosyal ağ uygulamasını yükleme merkezlerinden sildi. Karşı atağa geçen Donald Trump, kendine özel bir blog ve sosyal ağın hazırlığına giriştiyse de her ikisi de hüsranla sonuçlandı. Bu sonuca ulaşan yolun taşlarını döşeyen pek çok gelişme vardı ancak bardağı taşıran damla 6 Ocak 2021’de (2020 başkanlık seçiminde koltuğunu Joe Biden’a kaptıran) Donald Trump’ın fanatik taraftarlarının ABD Kongre Binası’nı işgal girişimi olmuştu. Tek görevi yıllık 500 milyon dolar bütçesiyle Kongre’yi savunmak olan muhafız güçlerinin sosyal medyada bağıra çağıra gelen böyle bir saldırıyı nasıl gözden kaçırdığı hala bir muamma. Ancak yaşananların tarihin akışını pek çok alanda değiştirdiği de ortada. Özetle ABD Başkanı Donald Trump, “Silikon Vadisi İmparatorluğu”nun boynuna idam fermanı astığı ilk ve muhtemelen en unutulmayacak örneği olarak tarihe geçti.

Nijerya’nın başına gelenler

Tamamına yakını ABD merkezli olsa da bu küresel teknoloji devlerini bir ülkeyle özdeşleştirmek zor. Zaten kendileri de hem finansal hem de operasyonel olarak böyle bir aidiyet hissetmiyor (ayrı bir yazı konusu olacak). Meclislerin dahi elinde olmayan bir kudretle “kendi” başkanlarını dahi susturabilen bu “uluslarüstü” devler, haliyle diğer devletler üstünde de bu gücü kullanmaktan artık çekinmiyor. Ne var ki ABD dışındaki örneklerde olan genellikle liderlerden çok o ülkelerin halklarına oluyor. En çarpıcı örneklerden biri şu günlerde Nijerya’da yaşanıyor. Muhaliflere yönelik tehdit içeren bir tweet yazan Nijerya Devlet Başkanı Muhammadu Buhari’nin paylaşımı, şiddet içerdiği gerekçesiyle site tarafından silindi. Ancak Twitter CEO’su Jack Dorsey’nin kişisel olarak desteklediği bilinen muhaliflerin sevinci kursaklarında kaldı. Zira Buhari tepki olarak Twitter’a erişimi engelleme kararı aldı. VPN kullanarak hizmete erişenlerin tutuklandığı gelen haberler arasında. 211 milyon nüfuslu Nijerya’nın en popüler ağı Twitter, ülkede bağış toplamaktan ambulans çağırmaya kadar hemen her alanda kullanılıyordu. Mağduriyeti tahmin etmek zor değil. Benzer bir sürtüşme Hindistan’da yaşanıyor. İktidar, suçluların haberleşme ve organizasyonuna ortam sağladığı gerekçesiyle uzun süredir Facebook’u sıkıştırıyor. Şirketin sahip olduğu kriptolu iletişim uygulaması Whatsapp’ın ülkede 400 milyon kullanıcısı var. Facebook, istihbarat kurumunun teknik takip için yetki talebini hükümeti mahkemeye vererek yanıtladı! Hindistan’ın bu mücadeledeki tek kazanımı (bir süre önce Türkiye’nin yaptığı gibi) her şirkete yerel temsilci atama zorunluluğu oldu.

Çin’e prensip işlemiyor

Şimdilik bu uluslarüstü devlere diz çöktürebilen tek ülke (dünyanın en kalabalık internet nüfusuna sahip) Çin. Ülkedeki düzenlemeler gereği Tesla’dan Apple’a, Microsoft’tan Google’a istisnasız her firma ülkede devletin tam erişim yetkisine sahip özel sunucularla hizmet vermeyi kabul etmiş durumda. Henüz tartışmaya sıra gelmeyen esas mesele ise bu şirketlerin şeffaflıktan uzak yapısı. Sadece birkaçını sıraladığım bu kararların içeride kimler tarafından, hangi kriter ve gerekçelerle alındığı belirsiz. Sorgulanacağı bir merci yok. İtiraz süreçleri alabildiğine çetrefilli. Sadece Facebook’un Macaristan’dan Pakistan’a, 15 farklı ülkeden 20 üyeli bağımsız bir “üst denetim kurulu” var. (Aralarında Türkiye’den bir temsilci yok). Sosyal medyanın milyarlarca kişinin öncelikli kaynağı haline geldiği bir dönemde, devlet başkanlarının dahi çaresiz kaldığı, itirazların dipsiz kuyularda söndüğü bu yapılar sıradan kullanıcılar için çok daha hassas bir yapıya dönüşmüş durumda. Küresel siyasi hareketlerin seyrine bakıldığında yakın gelecekte uluslararası birliklerin en sancılı meselelerinden birinin bu bir avuç şirketin “hizaya sokulması” olacağına şüphe yok gibi.
Tesla Model S Plaid
Tesla Model S Plaid

Haftanın tortusu

Elektrikli otomotiv sektörünün yıldızı Tesla, uzun süredir beklenen yeni aracı Model S Plaid’i tanıttı. Bin 100 beygire denk gelen gücüyle 0-100 km/s aralığını sadece 2,1 saniyede tamamlayan model böylece “en hızlı seri üretim otomobil” unvanını kazandı. Tek şarjla 628 km yol alabilen aracın maksimum hızı 322 km/s ile sınırlandırılmış. ABD satış fiyatı 130 bin dolardan başlayacak. Cep telefonları başta olmak üzere milyarlarca cihazda kullanılan lityum-iyon pillerin ana bileşeni “grafit-anod”un mucidi Rachid Yazami, pil alanında çığır açacak yeni buluşunu duyurdu. Özellikle elektrikli araçları hedefleyen bu yeni yapı 10 dakikada şarj olan, 2 kat uzun ömürlü ve tek şarjla en az 800 km yol alabilen modellere imkan tanıyacak. Elon Musk, enerji tüketiminde iyileştirme yapılması durumunda Bitcoin ile Tesla satışına yeniden başlayabileceklerini belirtti. Elon Musk’ın ultra-hızlı ulaşım sağlayacak The Boring Company imzalı tünelleri ilk kullanım iznini ABD’nin Las Vegas şehrinde aldı. Yerin 12 metre altında döşeli 2,7 km uzunluğundaki “Las Vegas Convention Center Loop” adlı deneme tüneli saatte 65 km hızla taşıma yapacak. Bir sonraki hedef 240 km/s süratle, 43 istasyon arasında saatte 51 bin yolcu taşımak.
Kelekona adlı drone-otobüs 40 kişilik.
Kelekona adlı drone-otobüs 40 kişilik.
New York merkezli Kelekona adlı girişim, dikey kalkıp inebilen 40 kişilik elektrikli bir drone-otobüs geliştirdi. Hedef, tren bileti maliyetinde şehir içinde havaalanına ihtiyaç duymayan bir hava taşımacılığı. Aynı sistemle ticari kullanımda tek seferde 24 konteyner taşınabiliyor. Geçen hafta Jeff Bezos’un kendi şirketi Blue Origin ile uzaya seyahat edecek ilk yolcular arasında yer alacağına yer vermiştim. 20 Temmuz’da gerçekleşecek (11 dakikalık) bu uçuşta kendisine eşlik etmek isterseniz açık artırmaya katılmanızda fayda var. 159 ülkeden 7 binden fazla kişinin katıldığı bu yarışta bilet fiyatı şimdiden 28 milyon dolara ulaştı. Kontenjan 6 kişiyle sınırlı. Facebook da akıllı saat liginde yerini almaya hazırlanıyor. Önümüzdeki yaz satışa sunulması hedeflenen saatin en farklı özelliği birisi “ayrılabilen” iki kameraya sahip olması. Dünyanın en gelişmiş ülkelerinden oluşan G7 grubu Covid19 salgınıyla mücadele kapsamında fakir ülkelere 1 milyar doz aşı bağışlayacağını duyurdu. Ancak bu karar birçok çevrede hayalkırıklığı yarattı. Uzmanlar ihtiyacın çok daha fazla olduğunu ve bu ülkelerin buna ayıracak kaynağının bulunduğunu dile getiriyor. İsviçre’de gerçekleştirilen halk oylamasında iklim değişikliği ile mücadele tedbirleri yüzde 61 oyla “reddedildi”. Tasarı, pestisit olarak bilinen zirai kimyasalların kullanımını engelleyerek yüzde 100 doğal tarımı hedefliyordu. İngiltere merkezli RoboScientific firması Covid19’a sebep olan Coronavirus’ü (SARS-CoV-2) “koklayarak” yüzde 98 ile yüzde 100 tutarlılıkla tespit eden bir cihaz geliştirildi. Biomilq adlı girişim laboratuvar ortamında anne sütü üretmeyi başardı. Doğal anne sütündeki protein, karbonhidrat, yağ asidi ve biyoaktif lipitleri içeren laboratuvar sütünün tek eksiği anneden gelen antibiyotikler. Temel hedef yetersiz süte sahip annelere çözüm sunabilmek. İlk kitabını bastığı 1586 yılından bu yana aralıksız faaliyet gösteren Oxford Üniversitesi Yayınları, satışların azalmasını gerekçe göstererek matbaasını kapatma kararı aldı.