28 Mart 2026, Cumartesi
Gece Modu Gece Modu Gündüz Modu Gündüz Modu
28.03.2026 20:37

Bernard Arnault’nun yeni megayatı yine vergiden kaçıyor

A+ Yazı Boyutunu Büyüt A- Yazı Boyutunu Küçült

Fransa’nın en büyük, dünyanın 7. Büyük zengini Bernard Arnault, Fransa’daki holdingler, vergi boşlukları ve ultra zenginlerin stratejileri tartışmalarını yeniden alevlendirdi


Dünyanın en büyük lüks grubu LVMH’nin patronu Bernard Arnault, 500 milyon €’nun üzerinde değere sahip yeni megayatı ile gündemde: 143 metre uzunluğundaki yeni yatı, dünyanın en büyük özel yatları arasında yer alacak. 140 Metre üzerinde parmakla sayılacak kadar az sayıdaki yatlar, şimdiye dek Rus oligarklar ile Körfez Emir’lerine aitti.

Tartışma yalnızca yatın büyüklüğü ya da maliyetiyle ilgili değil; satın alma yöntemi ve kullanılan finansal yapı, Fransa’da ultra zenginlerin vergilendirilmesine dair süregelen tartışmaları yeniden alevlendirdi.

Edinilen bilgilere göre Arnault, yeni yatını doğrudan kendi adına değil, Malta’da kurulu bir holding şirketi üzerinden satın aldı. Bu yöntem, tamamen yasal olmakla birlikte, vergi optimizasyonu açısından son derece avantajlı. Malta, Avrupa’da yat sahipleri için önemli bir “vergi cenneti”. Bu ülkede şirketler üzerinden tutulan yatlar için KDV muafiyetleri, düşük vergi oranları ve esnek idari uygulamalar sağlanıyor.

Buna ek olarak, Arnault’nun yatı Cayman Adaları bayrağı taşıyor. Bu durum, yalnızca vergisel avantajlar sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda gemide çalışan personelin sosyal güvenlik sistemini etkiliyor. Bu tür bayraklar sayesinde işverenler, sosyal sigorta primlerinden büyük ölçüde kaçınabiliyor. Sonuç olarak mürettebat, sağlık ve emeklilik güvencesini çoğu zaman kendi imkanlarıyla sağlamak zorunda kalıyor.

Bu finansal yapıların temelinde “holding” sistemi yer alıyor. Ultra zenginler, servetlerinin büyük bölümünü doğrudan kişisel varlıklar olarak değil, holding şirketleri içinde tutuyor. Bu şirketler aracılığıyla elde edilen gelirler (örneğin temettüler), Fransa’da oldukça düşük oranlarda vergilendirilebiliyor. Arnault’nun, LVMH’den yıllık yaklaşık 3 milyar euro temettü geliri elde ettiği ve bunun üzerinden %2’nin altında vergi ödediği belirtiliyor.

2026 bütçe yasası kapsamında Fransa hükümeti, bu tür vergi optimizasyonlarını sınırlamak amacıyla holdingler üzerinden yeni bir vergi getirmeye çalıştı. Ancak uzun tartışmalar sonucunda kabul edilen düzenleme en zenginlere ek bir yük getirdi denemez.

Holdinglerin nakit varlıkları ve şirket hisseleri vergi kapsamı dışında bırakıldı; yalnızca “lüks varlıklar” (yatlar, koleksiyon araçları, sanat eserleri vb.) hedef alındı.

Buna rağmen, Arnault’nun yatlarının bu yeni vergiden de büyük ölçüde muaf kalacağı belirtiliyor. Bunun birkaç nedeni var. Öncelikle yatlar, kişisel kullanım varlığı olarak değil, ticari amaçla kiralanan varlıklar olarak gösteriliyor. Bu sayede “profesyonel kullanım” kapsamında değerlendirilerek vergi dışında bırakılabiliyorlar. Ayrıca yasa, varlığın ne kadar süre kişisel kullanıldığını esas alıyor. Yani yat yılın büyük bölümünde kiraya veriliyorsa, sahibinin kısa süreli kişisel kullanımı neredeyse hiç vergilendirilmiyor.

Bir diğer önemli nokta ise bu holdinglerin çoğunun Fransa dışında kurulmuş olması. Yeni yasa, yurtdışı merkezli holdingler için farklı bir vergi uygulaması öngörüyor. Bu da hukuki eşitsizlik tartışmalarına yol açarken, olası itirazlarla düzenlemenin tamamen iptal edilme ihtimalini de gündeme getiriyor.

Bu örnek, yalnızca yatlar üzerinden değil, genel olarak ultra zenginlerin servetlerini nasıl yapılandırdığını da gösteriyor. Holdingler, vakıflar ve sanat eseri yatırımları, servetin vergilendirilmesini minimize etmek için sıkça kullanılan araçlar arasında yer alıyor. Özellikle sanat eserleri, çoğu ülkede düşük vergilendirme veya muafiyet avantajı sağladığı için önemli bir yatırım ve “servet saklama” aracı haline gelmiş durumda.

Sonuç olarak Bernard Arnault’nun yeni megayatı, yasal olsa da, vergi sistemindeki boşlukların ve eşitsizliklerin sembolik bir örneği olarak görülüyor. Fransa’da hükümetin ultra zenginleri daha fazla vergilendirme yönündeki çabaları ise şimdilik sınırlı kalmış görünüyor. Bu durum, kamuoyunda “milyarderler gerçekten vergilendirilebiliyor mu?” sorusunu yeniden gündeme taşıyor.

Fransa'da zenginler hâlâ vergilendirilebilir mi?

Emmanuel Macron'un başa geldiğinden beri yani 9 yıldır uyguladığı arz yönlü politikaları, GSYİH büyümesini hiç de beklediği gibi artırmadı ancak zenginlere ve büyük şirketlere büyük fayda sağladı.

2026 bütçe tasarısı görüşmeleri sırasında, çoğunlukla sol kanattan olmak üzere, ultra zenginlerin ve büyük şirketlerin ulusal dayanışma çabasına katkısını önemli ölçüde artırmayı amaçlayan çok sayıda değişiklik önerisi tartışıldı. Birçok ekonomik araştırmanın gösterdiği gibi, son yıllarda devasa ve dahası, düşük vergilendirilmiş servet birikimleri göz önüne alındığında, bu öneriler gayet realistti. Haziran 2023'te Kamu Politikası Enstitüsü (IPP) tarafından yayınlanan bir çalışma, Challenges dergisinin yayınladığı en zengin bireyler sıralamasına göre, servetleri son on yılda hızla artan milyarderlerin gerçek ekonomik gelirleri üzerindeki vergi oranının gülünç derecede düşük olduğunu ortaya koydu.

Ancak hükümet ve Ulusal Meclis'teki merkez sağ destekçileri için, sol tarafından önerilen ve zenginler üzerindeki vergi yükünü artırmayı amaçlayan bu önlemlerin çoğu, eğer uygulanırsa, "müsadere edici", "anayasaya aykırı", "Avrupa direktiflerine aykırı" ve hatta "uluslararası vergi anlaşmalarına aykırı" olarak nitelendi ve uygulanamaz oldukları gerekçesiyle hükümet tarafından reddedildi.

* Bu haber/yazı ve resimlerin eser sahipliğinden doğan tüm hakları Haftalık Yayıncılık Anonim Şirketi’ne ait olup işbu yazı/haber ve resimlerin, kaynak gösterilmeksizin kısmen/tamamen izin alınmaksızın yeniden yayımlanması yasaktır. Haftalık Yayıncılık Anonim Şirketi’nin, 5187 sayılı Basın Kanunu’nun 24. maddesinden doğan her türlü hakkı saklıdır.

Nurdan Bernard
Nurdan Bernard