27 Haziran 2022, Pazartesi
21.05.2022 14:41

Batı, Putin’in ekonomisini nasıl boğuyor

Yaptırımların Rusya üzerindeki etkisi iktisatçıların sıklıkla anlatmaya çalıştığı ama bunu nadiren becerebildiği bir noktayı gösteriyor: Uluslararası ticaretin asıl odağı ihracat değil, ithalattır

Rusya’nın Ukrayna’daki askeri başarısızlığı neredeyse herkesin tahminini boşa çıkardı. Önce Kiev’in kapılarında yenilgiye uğradılar. Ardından Ukrayna kuvvetlerini sözde daha elverişli olan doğu bölgesinde çembere alma çabaları, Blitzkrieg (Yıldırım) saldırılarının gittikçe küçülerek yerini yavaş tempolu bir yıpratma savaşına bırakmasıyla sonlandı.

Ekonomik yaptırımların rolü

Rusların ikinci başarısızlığının öneminin sebebi bir başka büyük sürprizle ilişkili olması: Batı’nın uyguladığı ekonomik yaptırımlarının en azından şimdilik, şaşırtıcı bir şekilde oldukça etkili olması. Savaşın başladığı andan beri işgalciyi ekonomik baskı altına alma konusunda pek çok konuşma oldu. Bunların çoğunluğu doğal gaz ve petrol satmalarını engellemeyi, yani Rusya’nın ihracatını hedef alıyordu. Ancak maalesef, bu alanda utanç verici şekilde çok az ilerleme oldu. Biden hükumeti Rus petrolünün ithalatını yasakladı ama diğer ülkeler bu adımımızı izlemezse pek etkisi olmayacaktır. Avrupa, kendilerini Rus doğal gaz bağımlılığından kurtarmak için ciddi adımlar atmak şöyle dursun, halen Rus petrolüne ambargo koymadı.

Rusya’nın ticari dengesi

Sonuç olarak Rus ihracatı yavaşlamadı ve bu sene dış ticaret fazlasında rekor kıracaklar gibi gözüküyor.Peki Vladimir Putin ekonomik savaşı kazanıyor mu? Hayır, kaybediyor. Ticaret dengesindeki artan fazlalık gücün değil, zayıflığın işareti. Bu fazlalık büyük ölçüde, devletin desteklediği analistlerin dahi ekonomiyi zorladığını söylediği Rus ithalatındaki düşüşü yansıtıyor. Rusya petrol ve doğal gaz satarak çok fazla para kazanıyor. Ancak bu parayla ihtiyacı olan şeyleri almakta zorlanıyorlar. Raporlara göre tankların ve diğer mühimmatın üretiminde kritik rol oynayan parçaları satın almakta da sıkıntı çekiyorlar.

Rus ihracatı büyük darbe aldı

Rusya ithalatta neden bu kadar fazla sorun yaşıyor? Cevabın bir kısmı dünya demokrasilerinin Rusya’ya satışları yasaklamasında yatıyor. Yasak malların arasında silahların yanı sıra doğrudan veya dolaylı şekilde mühimmat üretiminde kullanılabilecek endüstriyel bileşenler de var. Ancak Rusya’nın yaptırımlar uygulamayan ülkelerden de mal ithal edemediğini göz önünde bulundurunca, bu sebep hikayenin tamamı olamaz. The Overshoot blogundan Matt Klein, demokratik ülkelerin mart ayındaki Rus ihracatının normal seviyelere göre yüzde 53 düştüğünü tahmin ediyor. Erken rakamlar bu oranın nisan ayında daha da düşeceğine işaret ediyor. Rusya destekçisi veya nötr ülkelerin ihracatı ise neredeyse aynı seviyede düştü: Yüzde 45.

Yaptırım korkusu

Klein'ın öne sürdüğü gibi bunların bir kısmı müttefik olmayan ülkelerde bile “Yaptırımların yanlış tarafında olma” korkusunu yansıtıyor olabilir. Güney Kore, Japonya ve ABD’de üretilen bileşenlere bağımlı olan bir Çin firmasının CEO’su olduğunuzu düşünün. Rusya’ya satış yaparsanız Putin’e yardım ediyor gibi görünebilirsiniz. Size de yaptırımlar uygulanmasından endişelenmez miydiniz?

Rezervlerin etkisi

Merkez bankasının rezervlerinin dondurulması ve bazı büyük özel bankaların uluslararası ödeme sistemlerinden çıkarılması gibi Rus finansal sistemine uygulanan yaptırımlar da ithalatı azaltıyor olabilir. Rusya'ya rezerv para akıyor olabilir ancak bu para birimini yurt dışında bir şeyler satın almak için kullanmak zorlaştı. Modern ticareti 100 dolarlık banknotlarla dolu bavullarla yürütemezsiniz.

Rusya için çok geç olabilir

Rusya'nın zamanla Batı yaptırımlarını ekarte eden geçici çözümler bulması mümkün, hatta muhtemel. Ancak zaman, Putin'in sahip olmadığı bir şey. Ukrayna'daki çatışmalar bir yıpratma savaşına dönüşmüş gibi görünüyor. Bu, Putin'in kazanacağı bir savaş değil. Rusya yakın zamanda yerine koyamayacağı büyük ekipman kayıplarına maruz kaldı. Ukrayna ise Batı'dan büyük mühimmat desteği alıyor. Rusya Batı yaptırımlarını aşmanın yollarını bulmadan önce, savaş Putin'in aleyhine bir şekilde sonlanabilir.

Uluslararası ticaretin amacı

Yaptırımların Rusya üzerindeki etkisi iktisatçıların sıklıkla anlatmaya çalıştığı ama bunu nadiren becerebildiği bir noktayı gösteriyor: Uluslararası ticaretin asıl odağı ihracat değil, ithalattır.
Yani ticaretin faydaları ihracat endüstrilerinin yarattığı iş ve gelir üzerinden ölçülmemeli. Sonuçta o çalışanlar başka bir şey de yapabilirdi. Ticaretin faydaları, diğer ülkelerin vatandaşlarınıza sağladığı mal ve servislerdir. Dış ticaret fazlalığı bir zafer değildir. Olsa olsa aldığınızdan daha fazlasını verdiğinizi, karşılığında da elinizde borç senetleri olduğunu gösterir.

Evet, pratikte bu argümanın daha komplike olduğunu farkındayım. Dış ticaret fazlası bazen zayıf ekonomilerin kalkınmasını sağlayabilir. İthalat ise ülkeleri zenginleştirirken bazı çalışanları işlerinden ederek fakirleştirebilir. Ancak Rusya’nın yaşadıkları argümanın temelini doğruluyor. Rusya’nın dış ticaret fazlası güçten ziyade zayıflık. İhracatı maalesef parya statülerine rağmen iyi seviyelerde ancak ithalatın kesilmesi ekonomilerine ciddi zararlar veriyor. Bu da Putin’in tıpkı askeri savaşta olduğu gibi ekonomik savaşı da kaybettiği anlamına geliyor.

© 2022 The New York Times Company