Geçenlerde eski bir aile fotoğrafı geçti elime. Rahmetli anneannemin bahçesindeki o devasa dut ağacının altında, etrafına on beş kişinin dizildiği, yamuk yumuk ama cıvıl cıvıl bir sofra. Herkesin yüzünde o anlamsız, sebepsiz mutluluk. Fotoğrafa bakınca aklıma şu soru takıldı: Biz o sofraları nerede kaybettik? Çünkü mesele yalnızca “insanlar tembelleşti” ya da “paket servis arttı” gibi kolay teşhislerle açıklanacak kadar basit değil. O sofranın küçülmesinin ardındaki hikayeyi anlamak için mutfağı, konutu, işi, eğitimi ve gündelik hayatı aynı tencerede sabırla kaynatmak gerekiyor. Sofra bizim için bir karın doyurma eyleminden fazlasıdır. Görgünün, dilin, tat hafızasının ve o hassas aile diplomasisinin ilmek ilmek işlendiği yerdir. O masa küçülüyorsa bilin ki toplumsal yapıda bir şeyler derinden sarsılıyor demektir.
19.09.2025 04:36
Sofraları yeniden büyütmek için 5 öneri
Sofra bizim için bir karın doyurma eyleminden fazlasıdır. Görgünün, dilin, tat hafızasının ve o hassas aile diplomasisinin ilmek ilmek işlendiği yerdir. O masa küçülüyorsa bilin ki toplumsal yapıda bir şeyler derinden sarsılıyor demektir. Peki ne yapalım?
A+
Yazı Boyutunu Büyüt
A-
Yazı Boyutunu Küçült
* Bu haber/yazı ve resimlerin eser sahipliğinden doğan tüm hakları Haftalık Yayıncılık Anonim Şirketi’ne ait olup işbu yazı/haber ve resimlerin, kaynak gösterilmeksizin kısmen/tamamen izin alınmaksızın yeniden yayımlanması yasaktır. Haftalık Yayıncılık Anonim Şirketi’nin, 5187 sayılı Basın Kanunu’nun 24. maddesinden doğan her türlü hakkı saklıdır.
Hazdan neden korkuyoruz?
21 Ağustos 2026
Aydın sessiz kalabilir mi?
14 Ağustos 2026
Tereyağı neden tehlikeli?
07 Ağustos 2026
Sessiz ve kırılgan pirincin mutfak günlüğü
24 Temmuz 2026
Buğday medeniyetinde tek bir zirve yok
Tüm Yazıları
17 Temmuz 2026