Şevket F. Erbay
Sansasyonel bir Dünya Kupası oyuncusu, eşsiz bir şampiyon ve el üstünde tutulan bir takım kaptanı. 1994 yılında dördüncü kez Dünya Kupası’na gelen Diego Armando Maradona, 25 Haziran 1994 günü Nijerya karşısına kariyerindeki son kupa maçı olacağından habersizce çıktı.
Maradona, harika oyuncularla tıka basa dolu o yılki Arjantin takımıyla son bir şampiyonluk hayali kurarak turnuvaya gelmişti. Ne yazık ki Birleşik Devletler’den bir 'hükümlü' olarak ayrıldı. Oysaki hikaye gayet güzel başlamıştı. 34 yaşındaki süper yıldız, Yunanistan önünde takımın lideri olarak 84 dakika boyunca sahada kalmış ve bu süreye çok güzel bir gol (ve unutulmaz bir gol sevinci) sığdırmıştı. 10 numara Maradona, yerini - sonra forma numarasını da teslim edeceği - Ariel Ortega’ya bırakırken tüm stadyumda ayakta alkışlanmıştı.
Birkaç gün sonra rakip dönemin güçlü takımlarından Nijerya’ydı. Foxborough’daki o maçı 2-1 kazanan takımda Maradona bu kez Claudio Caniggia’ya bir gol pası servis etti. İşler tıkırındaydı. 25 Haziran’da oynanan Nijerya maçından alnının akıyla çıkan Maradona, 21’inci Dünya Kupası mücadelesinde forma giyerek bu alandaki rekoru ele geçirmişti.
Ama bu karşılaşma, Diego’nun finallerde sahnelediği son oyundu. Zira iki gün sonra ajanslara şok bir haber düştü. Arjantinli yıldızın doping testinde yasaklı efedrin maddesine rastlanmıştı. Habere inanası gelmeyenler de vardı, hiç şaşırmayanlar da… FIFA Disiplin Komitesi oyuncunun turnuvayla ilişiğini derhal kesti ve Maradona’yı eve yolladı.
Diego dönüş yolundayken, dört gün sonra Oscar Ruggeri’nin kaptanlığında son grup maçına çıkan Arjantin, Bulgaristan’a 2-0 yenildi. Birkaç gün sonra da bir diğer Balkan ülkesi Romanya, Maradona dışındaki kafilenin Buenos Aires’e dönüş biletini kesti.
Kaynak: Gazete Oksijen