Meta’nın Ray-Ban akıllı gözlükleri, teknoloji dünyasının yeni büyük ürün kategorisi olarak görülürken, cihazların yarattığı mahremiyet endişeleri giderek artıyor.
BBC’nin haberine göre, Meta’nın Ray-Ban modeli şu anda akıllı ve yapay zekâ destekli gözlük pazarının en popüler ürünü konumunda. Şirket verilerine göre bugüne kadar 7 milyondan fazla gözlük satıldı. Meta CEO’su Mark Zuckerberg de bu ürünü “tarihin en hızlı büyüyen tüketici elektroniği ürünlerinden biri” olarak nitelendiriyor.
Ancak satışlardaki hızlı artış, cihazların nasıl kullanıldığına dair tartışmaları da beraberinde getirdi. Ray-Ban görünümündeki gözlüklerde çerçeveye yerleştirilmiş neredeyse fark edilmeyen bir kamera, kollarında küçük hoparlörler ve kullanıcıya bilgi gösterebilen lensler bulunuyor. Kullanıcılar, gözlüğün çerçevesine hafifçe dokunarak fotoğraf çekebiliyor ya da video kaydı başlatabiliyor.
İzinsiz kayıt endişesi
Habere göre, özellikle kadınlar kamusal alanlarda Meta’nın akıllı gözlüklerini takan kişiler tarafından bilgileri ve rızaları olmadan kayda alınabiliyor. Bu görüntüler daha sonra sosyal medyada yayımlanıyor ve videolardaki kişiler çoğu zaman durumdan ancak içerikler viral olduktan sonra haberdar oluyor.
BBC’ye konuşan bir kadın, kendisini gizlice kayda alan kişiden videoyu kaldırmasını istediğinde bunun “ücretli bir hizmet” olduğu yanıtını aldığını söyledi. Kamusal alanda fotoğraf ve video çekmenin birçok ülkede geniş ölçüde yasal kabul edilmesi, mağdurların hukuki başvuru yollarını da sınırlıyor.
Kamera gözlük mü, normal gözlük mü?
Mahremiyet tartışmasının merkezinde, cihazın kamera taşıdığının kolay fark edilmemesi yer alıyor. Gözlük kayıt yaparken küçük bir ışık yanıyor; ancak kullanıcılar bu ışığın özellikle gün ışığında çoğu kişi tarafından fark edilmediğini belirtiyor. Bu da akıllı gözlüklerin mahkeme salonları, hastaneler, sinemalar, müzeler ve tuvaletler gibi kayıt yasağı bulunan alanlarda nasıl denetleneceği sorusunu gündeme getiriyor.
ABD’de gizlilik hukuku alanında çalışan avukat David Kessler, şirketlerin bu konuyu şimdiden tartışmaya başladığını belirterek, “Toplumsal olarak oldukça karanlık yerlere gidebiliriz” değerlendirmesinde bulundu.
Meta: Sorumluluk kullanıcıda
Meta ise cihazlarını “mahremiyet için tasarlandı, kontrol sizde” sloganıyla pazarlıyor. Şirket, kullanıcılara kayda alınmak istemediğini söyleyen kişileri kaydetmemeleri ve hassas alanlarda gözlüğü tamamen kapatmaları tavsiyesinde bulunuyor.
Meta sözcüsü Tracy Clayton, BBC’ye yaptığı açıklamada şirketin kötüye kullanımı sınırlamak için ekipleri olduğunu söyledi; ancak “her teknolojide olduğu gibi sorumluluğun nihayetinde bireylerde olduğunu” belirtti.
Büyük teknoloji şirketleri yarışa giriyor
Meta’nın başarısı, diğer teknoloji devlerini de bu alana yöneltiyor. Apple’ın kendi akıllı gözlük modeli üzerinde çalıştığı, Snap’in “Specs” adlı yeni gözlüğünü bu yıl piyasaya sürmeyi planladığı, Google’ın ise yıllar önce mahremiyet tepkileri nedeniyle başarısız olan Google Glass deneyiminden sonra yeniden bu alana dönmeye hazırlandığı belirtiliyor.
Araştırmacılara göre Meta benzeri ürünler yaygınlaşırsa, önümüzdeki birkaç yıl içinde 100 milyona yakın kişi akıllı gözlük satın alabilir. Bu da milyonlarca normal görünümlü gözlüğün aynı zamanda kamera işlevi görebileceği yeni bir gündelik hayat anlamına geliyor.
Google Glass hatası tekrarlanır mı?
Akıllı gözlükler ilk kez mahremiyet tartışması yaratmıyor. Google, 2010’lu yıllarda Google Glass ile benzer bir ürün kategorisi yaratmaya çalışmış; ancak yüksek fiyat, sınırlı kullanım alanı ve gizli kayıt endişeleri nedeniyle ürün kısa sürede tepki toplamıştı.
Eski Meta yapay zekâ araştırmacısı David Harris’e göre bugünkü akıllı gözlükler de benzer bir riskle karşı karşıya. Harris, bu teknolojinin “temelde mahremiyet ihlali” olarak görülebileceğini ve daha fazla tepkiyle karşılaşacağını savunuyor.
Teknoloji mi, gözetim aracı mı?
Akıllı gözlüklerin savunucuları ise cihazların günlük hayatı kolaylaştırdığını söylüyor. Kullanıcılar, müzik dinleme, telefon görüşmesi yapma, seyahatte hızlı fotoğraf çekme ve telefonu çıkarmadan kayıt alma gibi özellikleri pratik buluyor.
Ancak eleştiriler, tam da bu kolaylığın mahremiyet sorununu büyüttüğünü gösteriyor. Çünkü kayıt almak ne kadar zahmetsizleşirse, karşı tarafın rızasını almak da o kadar kolay göz ardı edilebiliyor.
Meta’nın Ray-Ban gözlükleri satış başarısıyla teknoloji sektöründe yeni bir dönemin işareti olarak görülüyor. Ancak bu yeni dönem, aynı zamanda “kamusal alanda görünmeden kaydedilme” korkusunu da gündelik hayatın parçası haline getirebilir.
Kaynak: Gazete Oksijen


