Ağaçların gövdesindeki halkalar sadece yaşını göstermez; her halka, o yıl Dünya atmosferinde neler olduğuna dair bir kayıt da tutar. Bu halkaları okumak, gelecekteki büyük güneş fırtınalarını önceden tahmin etmemize yardımcı olabilir.
Bu fikrin ilk kanıtı 2012'de bulundu. Araştırmacı Fusa Miyake, Japonya'daki bir sedir ağacını incelerken MS 774-775 yıllarına denk gelen halkalarda karbon-14 miktarının normalden 20 kat fazla arttığını fark etti.
Bu artış ne anlama geliyordu?
New Scientist'e göre ağaç halkasındaki karbon-14 miktarı, o yıl Güneş'in ne kadar hareketli olduğunu gösteriyor, bu büyüklükte bir artış, Dünya'nın çok güçlü, enerjik parçacıklarla dolu bir patlamaya maruz kaldığı anlamına geliyordu. Aynı iz Kuzey Amerika ve Avrupa'daki ağaçlarda da bulununca, olayın tüm dünyayı etkilediği anlaşıldı. Süpernova ya da uzaydaki başka olaylar olasılığı verilerle uyuşmayınca bilim insanları Güneşi hedef aldı.
Bildiğimiz en büyük fırtınadan bile büyük
Güneş'te biriken manyetik enerjinin aniden boşalmasıyla yaşanan güneş patlamaları bazen dev bir plazma bulutunun fırlamasıyla büyük bir etki yaaratır. 1859'daki "Carrington olayı", kayıtlara geçmiş en büyük güneş fırtınası kabul ediliyor, o kadar güçlüydü ki Avrupa ve Amerika'daki telgraf hatlarını tutuşturmuş, kutup ışıklarını tropik bölgelere kadar götürmüştü. Ama Carrington bile ağaç halkalarında böyle bir iz bırakacak kadar güçlü değildi. MS 774'teki fırtınanın Carrington'dan 10 kat büyük olması gerekiyordu; bu, uydularla Güneş'i izlediğimiz dönemde hiç görmediğimiz bir ölçek.
Ne sıklıkla oluyor?
Miyake'nin keşfinden sonra bilim insanları benzer beş olay daha buldu. "Miyake olayları" denen bu fırtınalar kabaca her 2 bin yılda bir yaşanıyor gibi görünüyor ve güneş benzeri yıldızların bu kadar güçlü patlama yapamayacağını öngören mevcut modellere ters düşüyor. Yeni araştırmalar ise Carrington'dan güçlü ama Miyake olaylarından küçük fırtınaların düşünülenden çok daha sık yaşanmış olabileceğini gösteriyor.
Aradaki boşluk
Groningen Üniversitesi'nden Michael Dee, Carrington'dan büyük ama Miyake'den küçük "orta boy" fırtınalar olabileceğini belirtiyor. Dee'ye göre dünya teknolojiye ve iletişim ağlarına bağımlı hale geldikçe böyle bir fırtına bile ciddi bir tehdit oluşturabilir. Ama elimizdeki veri sınırlı: Uydular bugünün küçük fırtınalarını net gösteriyor, ağaç halkaları ise yalnızca en büyük olayların izini koruyor ikisinin arasındaki fırtınalar hakkında yeterli bilgi yok.
Bunun bir nedeni ölçümün zorluğu. Karbon-14 önce atmosferin üst kısmında oluşup yavaşça ağaçlara karışıyor; bu gecikme yüzünden bir ağaç bazen önceki yılların karbonunu kullanarak büyüyebiliyor, bu da ölçümü karıştırıyor. Groningen'den Jian Wang, farklı bölgelerdeki ağaçların bu yüzden farklı davranabildiğini, Dünya'nın manyetik alanının da bazı sinyalleri güçlendirip bazılarını zayıflattığını belirtiyor. Bu yüzden araştırmacılar net ve güvenilir halkalar oluşturan özel türlere yöneliyor; şu anda dikkatlerini, güney yarım kürede daha az veri bulunduğu için Yeni Zelanda'daki yaşlı kauri ağaçlarına odaklanıldı.
Neden önemli?
Bu araştırma yalnızca bir sonraki büyük fırtınanın ne zaman geleceğini tahmin etmiyor; Güneş hakkındaki bilgimizi de genişletiyor. Japon sedirindeki o ilk işaret bulunana kadar çoğu bilim insanı Güneş'in bu büyüklükte bir patlama yapabileceğine ihtimal vermiyordu. Bu keşif, Güneş'in gerçekte neler yapabileceğine dair düşünceleri kökten değiştirdi.
Kaynak: Gazete Oksijen

