02 Eylül 2026, Çarşamba
Gece Modu Gece Modu Gündüz Modu Gündüz Modu
Haber Giriş: 02.09.2026 10:51 | Son Güncelleme: 02.09.2026 10:55

Japonya'da 28 yıllık araştırma: İnsanlar ne zaman öleceklerini tahmin etmekte sanılandan daha iyi

Japonya'da 2 bin 447 kişiyle 28 yıla yayılan araştırma, insanların kendi yaşam sürelerine ilişkin tahminlerinin ölüm tarihleriyle genel olarak bağlantılı olduğunu ortaya koydu. Ancak katılımcıların yaklaşık yüzde 59'u beklediklerinden daha uzun yaşad
Japonya'da 28 yıllık araştırma: İnsanlar ne zaman öleceklerini tahmin etmekte sanılandan daha iyi
A+ Yazı Boyutunu Büyüt A- Yazı Boyutunu Küçült

İnsanların ne kadar yaşayacaklarını tahmin etme konusunda sanılandan daha isabetli tahminler yapabileceğini ortaya koyan bir araştırma, aynı zamanda dikkat çekici bir yanılgıya işaret etti: İnsanların önemli bir bölümü ne kadar ömürleri kaldığını olduğundan kısa tahmin ediyor.

Japonya'da 60 yaş ve üzerindeki yetişkinleri kapsayan ve 28 yıla kadar takip edilen araştırmada, daha uzun yaşamayı bekleyen kişilerin gerçekten de daha uzun yaşama eğiliminde olduğu görüldü. Ancak araştırmacıların sonuçlarına göre, yaşam süresi tahmini yapılabilen katılımcıların yaklaşık yüzde 59'u öngördükleri yaştan daha uzun yaşadı.

Tsukuba Üniversitesi'nden sosyal bilimci Shohei Okamoto liderliğindeki ekip, Japonya genelini temsil eden Japanese Aging and Health Dynamics Study verilerini inceledi. Araştırmanın başlangıcında, 1996'da 2 bin 447 katılımcıya kaç yaşına kadar yaşayacaklarını düşündükleri soruldu. Bunlardan 393'ü bu soruya yanıt vermezken, 2 bin 54 kişi 63 ile 120 arasında değişen bir yaş tahmini yaptı.

Araştırmacılar sonraki 28 yıl boyunca katılımcıların yaşam sürelerini takip etti. Tahminde bulunan kişilerden 1.514'ü bu süre içinde hayatını kaybetti. Ölüm tarihlerinin yaklaşık yüzde 98'i resmi ikamet kayıtları veya aile bildirimleriyle doğrulandı ve böylece kişilerin tahminleri gerçek yaşam süreleriyle karşılaştırılabildi.

Sonuçlar, daha uzun yaşamayı bekleyen kişilerin genel olarak daha uzun yaşadığını gösterdi. Bu ilişki; yaş, cinsiyet, sosyoekonomik özellikler ve sağlıkla ilgili faktörler hesaba katıldığında da devam etti. Ancak araştırmacılar bunun "uzun yaşamayı beklemenin ömrü uzattığı" anlamına gelmediğini özellikle vurguluyor. Çalışma gözlemsel olduğu ve henüz hakem değerlendirmesinden geçmediği için nedensel bir ilişki kurulamıyor.

Bildiklerimiz yaşam süremizi etkiliyor olabilir

Bunun yerine, insanların kendi sağlık durumları, alışkanlıkları veya aile geçmişleri hakkında sahip oldukları bilgiler hem yaşam beklentilerini hem de gerçek yaşam sürelerini etkiliyor olabilir. Örneğin kendisini sağlıklı hisseden bir kişi daha uzun yaşayacağını düşünebilir ve aynı zamanda gerçekten daha uzun yaşayabilir. Araştırmacılar, ölçülmeyen bazı özelliklerin de iki değişkeni birden etkilemiş olabileceğini belirtiyor.

Araştırmanın ortaya koyduğu bir başka önemli nokta ise tahminlerin sanıldığı kadar kişisel bir "geri sayım" olmadığı. İstatistiksel modelde, kişinin beklediği yaşam süresine eklenen her bir yıl, tahmini hayatta kalma süresinde yalnızca yaklaşık 0,12 yıllık bir artışla ilişkiliydi. Kadınların ve daha uzun eğitim almış kişilerin tahmin ettiklerinden daha uzun yaşama ihtimali daha yüksekken, sağlık durumu daha kötü olanların beklentilerini aşma ihtimali daha düşüktü.

Araştırmacılar, katılımcıların sıkça 80 yaşını yaşam beklentisi olarak seçmesine de dikkat çekti. Bu yaş, 1996'da Japonya'da kadın ve erkekler için doğumda beklenen ortalama yaşam süresine yakındı. Bu durum, insanların kendi yaşam sürelerini tahmin ederken toplumda yaygın olarak bilinen bir ortalamayı referans almış olabileceğini düşündürüyor.

Ancak doğumda beklenen yaşam süresi, halihazırda ileri yaşlara ulaşmış bir kişinin kalan yaşam süresiyle aynı değil. Örneğin 70 yaşına ulaşmış bir kişi, doğumda hesaplanan ortalamayı etkileyen erken yaşlardaki ölüm risklerinin önemli bir bölümünü geride bırakmış durumda. Bu nedenle kişinin mevcut yaşı ve cinsiyetine göre hesaplanan kalan yaşam beklentisinin daha anlamlı bir ölçüt olabileceği belirtiliyor.

Eğitim düzeyiyle ilgili bulgu da dikkat çekici. Daha uzun eğitim alan katılımcılar, 75, 80 veya 85 gibi 5'in katı olan yuvarlak yaşları daha az tercih etti. Ancak daha spesifik yaşlar vermeleri tahminlerini daha doğru hale getirmedi; bu grup da yaşam süresini çoğunlukla olduğundan kısa tahmin etti.

Zihnimizdeki yaşam süresi finansal kararları da etkileyebilir

Araştırmacılara göre yaşam süresini yanlış tahmin etmenin merakın ötesinde pratik sonuçları olabilir. İnsanların ne kadar yaşayacaklarını olduğundan kısa hesaplamaları emeklilik için yeterli para ayırmamalarına, olduğundan uzun hesaplamaları ise gereğinden fazla tasarruf yapmalarına ve hatta yaşamlarının ilerleyen dönemlerinde yoksulluk riskine yol açabilir. Bu nedenle araştırma ekibi, mevcut yaş ve cinsiyete dayalı kalan yaşam beklentisine ilişkin daha anlaşılır bilgilerin insanların finansal kararlarını iyileştirebileceğini düşünüyor.

Çalışmanın önemli sınırlılıkları da bulunuyor. Katılımcılardan yaşam sürelerine ilişkin tahmin yalnızca 1996'da alındı. Dolayısıyla araştırmacılar bir kişinin ilerleyen yıllarda aldığı yeni bir teşhisin, tıbbi gelişmelerin veya yakınının ölümünün yaşam beklentisini nasıl değiştirebileceğini izleyemedi. Ayrıca ebeveynlerin ne kadar yaşadığına ilişkin ayrıntılı veriler bulunmuyordu. Araştırmanın yalnızca Japonya'daki yaşlı yetişkinleri kapsaması nedeniyle sonuçların gençlere veya başka ülkelerdeki nüfuslara doğrudan uygulanamayacağı da vurgulandı.

Kaynak: Gazete Oksijen