24 Şubat 2026, Salı
Haber Giriş: 24.02.2026 14:55 | Son Güncelleme: 24.02.2026 16:44

Washington Post yazdı: Evreni oluşturan gizemli parçacığı Antarktika'da aramak

Antarktika’daki IceCube Nötrino Gözlemevi’nde yürütülen yeni yükseltme çalışmaları, “hayalet parçacık” olarak bilinen nötrinoları daha hassas biçimde tespit etmeyi hedefliyor. Bilim insanları, evrenin oluşumu ve galaksilerin evrimine dair temel sorulara yanıt arıyor
Washington Post yazdı: Evreni oluşturan gizemli parçacığı Antarktika'da aramak
A+ Yazı Boyutunu Büyüt A- Yazı Boyutunu Küçült

Washington Post'un haberine göre kasım ayında bilim insanları, özel donanımlı uçaklarla Güney Kutbu’na ulaştı. Amaçları, yedi yıldır planlanan bir inşaat projesini tamamlamaktı.

Bu bağlamda Antarktika yazının kısa süresi bilim insanlarının buz tabakasına en az 2,5 kilometre derinliğinde altı yeni delik açılması ve yüzlerce küresel ışık dedektörüyle donatılmış uzun kabloların yerleştirilmesi gerekiyordu.

Bu yoğun dedektör ağı, 15 yıllık geçmişe sahip IceCube Nötrino Gözlemevi’nin kapasitesini artırıyor. Halihazırda bir gigatonluk buz kütlesi içine gömülü 5 binden fazla sensörden oluşan sistem, nötrinoların izini sürmek için tasarlandı.

Hayalet parçacıkların izinde

Nötrinolar, çoğu zaman fark edilmeden içimizden ve çevremizden geçtikleri için “hayalet parçacıklar” olarak adlandırılıyor. Elektrik yükleri yok ve kütleleri son derece küçük. Buna rağmen evrende son derece bol miktarda bulunuyorlar.

Güneş’teki füzyon reaksiyonları, kozmik ışınların Dünya atmosferiyle etkileşimi ve evrendeki en şiddetli patlamalar nötrinolar üretiyor. Bu parçacıklar, süpernovaların nasıl patladığını belirliyor, Büyük Patlama’ya ilişkin anlayışımıza katkı sağlıyor ve neden maddenin antimaddeye baskın olduğunu anlamamıza yardımcı oluyor.

Hayaletimsi doğaları sayesinde uzun mesafeleri neredeyse hiç etkileşime girmeden kat edebilen nötrinolar, galaksilerin evrimini şekillendiren kozmik olaylara dair yeni bir gözlem penceresi sunuyor.

IceCube’un yeni hedefi: Daha düşük enerjili nötrinolar

IceCube şimdiye kadar ağırlıklı olarak çok yüksek enerjili nötrinoları tespit etmeye odaklanmıştı. Tamamlanan yükseltme sayesinde gözlemevi artık daha düşük enerjili nötrinoları da daha hassas biçimde inceleyebilecek.

Bu gelişme, nötrinoların farklı “tatlar” arasında nasıl dönüşüm geçirdiğini anlamayı mümkün kılacak. Ayrıca en zor tespit edilen tür olan tau nötrinosunun incelenmesine de olanak sağlayacak.

İsveç’teki Uppsala Üniversitesi’nde fizik doçenti ve proje sözcüsü Erin O’Sullivan, yükseltmeyi “tamamen yeni bir görme biçimi” olarak nitelendirdi. O’Sullivan, “Eğer insan gözü görünür ışık yerine nötrinoları görebilseydi, Güneş her zaman parlıyor olurdu ve ışık zeminden ve göz kapaklarımızın içinden gelirdi” sözlerini kullandı.

Buzun içindeki mavi yapı

IceCube nötrinoları doğrudan göremiyor. Bu parçacıklar maddeyle etkileşime girdiğinde ortaya çıkan yüklü parçacıkların buz içinde neredeyse ışık hızında ilerlerken oluşturduğu mavi ışıltıyı Çerenkov radyasyonu algılayabiliyor.

2017’de IceCube, Orion takımyıldızının sol omzu yönünde, yaklaşık 4 milyar ışık yılı uzaklıktaki bir blazardan gelen yüksek enerjili bir nötrinoyu tespit etti. 2022’de ise Cetus takımyıldızındaki NGC 1068 adlı aktif galaksiden nötrinoların geldiği bildirildi. Son olarak, nötrinoların Samanyolu Galaksisi’nin içinden kaynaklandığı açıklandı.

Bütçe tartışmaları ve kongre

Trump yönetiminin bütçe teklifinde, Ulusal Bilim Vakfı (NSF) bütçesinde genel kesinti planı kapsamında gözlemevinin fonunun yarıya indirilmesi öngörülmüştü. Ancak ABD Kongresi, başkanın teklifini reddederek NSF bütçesini geçen yıla yakın seviyede tuttu.

Zorlu sondaj süreci hakkında bilinenler

Yükseltme projesinin baş araştırmacısı, Wisconsin-Madison Üniversitesi’nden Albrecht Karle, 1990’lı yıllardan bu yana Antarktika’ya gidiyor. Şükran Günü arifesinde Güney Kutbu’na giden Karle, aralık ayında sondaj başlamadan bir hafta önce gözlemevine ulaştı.

Karle, “Sondaj hiçbir zaman kolay değildir. Kullandığımız sıcak su sondaj sistemi türünün dünyadaki en güçlü örneği. Eksi 30 derecede çalışıyoruz. Su 45 dakikadan fazla hareketsiz kalırsa donmaya başlar” değerlendirmesinde bulundu.

Yaklaşık 2,5 kilometre derinliğinde bir delik açmak 30 saat sürüyor, yüzeye geri dönmek ise 18 saat alıyor. Ardından zamanla yarış başlıyor; çünkü su hızla yeniden donarak deliğin çapını daraltıyor.

Kaynak: Gazete Oksijen