23 Temmuz 2026, Perşembe
Gece Modu Gece Modu Gündüz Modu Gündüz Modu
Haber Giriş: 23.07.2026 10:03 | Son Güncelleme: 23.07.2026 11:23

Yapay zeka, Vatikan'daki 400 yıllık el yazmasının şifresini çözdü

Dünya genelindeki arşiv ve kütüphanelerde saklanan, yüzyıllardır çözülemeyen şifreli el yazmaları artık yapay zeka yardımıyla deşifre ediliyor. Aşk mektuplarından gizli tarikat ritüellerine, yasak şifalı tariflerden diplomatik komplolara kadar pek çok tarihsel sır gün yüzüne çıkıyor
Yapay zeka, Vatikan'daki 400 yıllık el yazmasının şifresini çözdü
A+ Yazı Boyutunu Büyüt A- Yazı Boyutunu Küçült

Vatikan Kütüphanesi'nin arşivlerinde 400 yılı aşkın süredir okunamadan duran, tuhaf sembollerle yazılmış bir el yazması bulunuyor.

BBC'de yer alan habere göre "Borg şifresi" olarak bilinen 408 sayfalık bu belge, 34 gizemli sembol, birkaç Latin harfi ve Arapça yazılmış bir kapak sayfasıyla kodlanmıştı; şifreyi çözecek bilinen bir anahtar yoktu.

Ancak yapay zeka sayesinde araştırmacılar metni çözmeyi başardı ve içeriğin, dizanteriye karşı birkaç bardak kaliteli kırmızı şarap içmek ya da hamurda mayalanmış küçük hindistancevizi gibi sıra dışı tedavi önerileriyle dolu olduğunu ortaya çıkardı. Şifrelemenin nedeni ise dönemin koşullarında böylesi şifa yöntemlerinin cadılık suçlamasına yol açabilecek olmasıydı.

Arşivlerin yüzde 1'i şifreli

Stockholm Üniversitesi'nden hesaplamalı dilbilim profesörü Beáta Megyesi'ye göre dünya genelindeki arşiv ve kütüphanelerdeki materyalin yaklaşık yüzde 1'i tamamen ya da kısmen şifreli. Bazı şifrelerin kökeni Antik Yunan ve Roma'ya kadar uzanıyor. Bu belgeler diplomatik istihbarat, gizli toplulukların ritüelleri, tıbbi bilgiler, aşk ilişkileri ya da gizli tutulmak istenen gündelik ayrıntılar barındırıyor yani tarih anlatısından bugüne kadar eksik kalmış bilgiler. İskoçya Kraliçesi Mary'nin İngiltere'deki uzun hapis dönemi boyunca yazdığı ve tahtını geri alma komplolarını, oğlu VI. James ,sonraki adıyla İngiltere Kralı I. James, ile gergin ilişkisini ortaya koyan şifreli mektuplar, yakın zamanda çözülüp tarihe ışık tutan örneklerden biri.

Bozuk el yazısı, oyalayıcı semboller

BBC'e göre bazı şifreler, Borg şifresinde olduğu gibi her sembolün tek bir harfle değiştirildiği basit bir yer değiştirme sistemine dayanıyor. Ancak bazılarında orijinal dilin ne olduğu bile bilinmiyor, okuyucuyu yanıltmak için anlamsız semboller araya serpiştirilmiş olabiliyor ya da aynı harf birden fazla sembolle temsil edilebiliyor. Fransa'daki INRIA'dan kriptolog Cecile Pierrot ve ekibi, Kutsal Roma İmparatoru ve İspanya Kralı V. Karl'ın 120 farklı şifre sembolüyle üç sayfa boyunca yazdığı 500 yıllık bir mektubun şifresini çözmek için altı ay harcamış, mektupta imparatorun, Fransa Kralı I. François'ya hizmet eden İtalyan bir paralı asker tarafından öldürüleceği korkusuyla yaşadığı dehşet ortaya çıkmıştı. Şifre çözümüne başlamadan önce el yazısı metnin dijital hale getirilmesi gerekiyor, bu da soluk mürekkep ve bozuk el yazısı yüzünden başlı başına zahmetli bir iş Pierrot'ya göre yalnızca iki sayfalık, tanıdık olmayan sembollerle yazılmış bir mektubu harfe dökmek bile bir gün sürebiliyor.

Transkribus gibi araçlar süreci hızlandırıyor

Oslo Üniversitesi'nden Alman dilbilimi profesörü Michelle Waldispühl ve ekibi, 30 Yıl Savaşları'nın en şiddetli döneminde, 1637'de bir soylunun İsveç şansölyesine yazdığı gizli bir mektubu Transkribus adlı yapay zeka platformuyla yazıya döktü. Çeşitli dil, yazı sistemi ve el yazısı üslubuyla eğitilen araç, bazı manuel düzeltmelere ihtiyaç duysa da kısmen sayılarla şifrelenmiş, kısmen de dönemin Almanca yazısıyla yazılmış bu mektupta iyi sonuç verdi. Mevcut yapay zeka araçları, uydurma işaretler ya da alışılmadık biçimde yazılmış sayılar gibi sıra dışı sembollerle karşılaştığında zorlanabiliyor; bu nedenle Megyesi, Waldispühl ve ekibi, çok uluslu Descrypt projesi kapsamında kendi araçlarını geliştiriyor.

Waldispühl'ün incelediği mektupta yazar "E" harfini temsil etmek için sekiz farklı sembol kullanmış, bu da eski Almanca bilgisi ve deneme-yanılma gerektiren bir süreç anlamına geliyor. Waldispühl, makine ile insan doğrulayıcı arasında büyük ölçüde ileri geri bir alışverişin yaşandığını belirtiyor. Şifrenin ardından, yazarın müttefik Protestan hizipler içindeki bir komplo nedeniyle cepheden stratejik olarak geri çekilmek zorunda kaldığına dair uyarıları ortaya çıkmış.

Yazıya dökme aşaması tamamen atlanabilir mi?

Megyesi'nin ekibi şimdi, yapay zekanın yazıya döküm aşamasını tamamen atlayıp doğrudan sayfa fotoğraflarını analiz ederek şifreyi çözebilmesinin yollarını arıyor. Her harfin tek bir sembolle değiştirildiği basit şifrelerde bu yaklaşımı zaten önceden çözülmüş 105 sayfalık "Copiale şifresi" üzerinde test ettiler, sistem, genel el yazısıyla ve şifrenin bazı satırlarıyla eğitildikten sonra daha önce görmediği bölümleri de doğru biçimde çözebildi. Ekip ayrıca transkripsiyon ve deşifreyi tek adımda birleştiren bir yapay zeka sohbet aracı da geliştirdi, bu araç Borg şifresinden 500 sembollük bir bölümü yaklaşık 29 dakikada çözüp İngilizce çevirisini sunmakla kalmadı, çözüm sürecini belgeleyip mantığını da açıkladı bu da aracın uydurma bir yorum üretmediğinden emin olmak için önemli.

Sırada Fayzos Diski ve Linear A var

Araştırmacılara göre bu tür araçlar, bugün kimsenin okuyamadığı alfabelerle yazılmış antik metinlerin çözülmesine de yardımcı olabilir. Girit'te bulunan 4 bin yıllık Fayzos Diski ile erken dönem Yunan yazısı "Linear A" hala çözülememiş durumda. Megyesi, asıl heyecan verici olanın yalnızca tek bir tarihsel bilmeceyi çözmek değil farklı vakalarda araştırmacılara yardımcı olabilecek yöntemler geliştirmek olduğunu belirtiyor.

Kaynak: Gazete Oksijen