03 Ekim 2022, Pazartesi
Haber Giriş: 20.08.2021 04:30 | Son Güncelleme: 16.02.2022 15:16

Çin’den çıkan virüs neden Çin’e dönmedi?

2019’un Aralık ayında Çin’in Wuhan kentinden çıkan virüs, çok farklı değişimlere uğrayarak hayatımızı zehir etti. Şimdi dünya Delta’yı konuşurken Çin’den hiç koronavirüs haberi gelmemesi neden? Çin sınır komşusu Hindistan’da ortaya çıkan Delta’dan kendini korumayı nasıl başardı?
Çin’den çıkan virüs neden Çin’e dönmedi?
Editör Editör

Tüm dünya salgının etkilerini yaşarken bunu en hafif atlatan ülke, virüsün çıkış noktası Çin oldu. Çin yönetimi tam 20 aydır salgını kontrol altında tutmayı başardı. 1.4 milyar nüfusu olan ülkede vaka sayısı birkaç yüzle sınırlı kalıyor. Çin’in sınır komşusu Hindistan’da ortaya çıkıp tüm dünyayı kasıp kavuran Delta varyantının etkisi bile Çin’de çok sınırlı oldu. Vaka sayıları günlük en yüksek 533 seviyesine çıktı. Çinli yetkililer uyguladıkları “sıfır vaka” stratejisinin Delta ile 10 kat daha zorlaştığını itiraf ediyor. Bu strateji çok yüksek günlük test oranı, agresif filyasyon ve koronavirüs görülen bölgelerin tam karantinaya alınması gibi önlemler içeriyor. Bu o kadar sıkı ki Çin yönetimi, sadece bir çalışanı pozitif çıktı diye dünyanın en işlek üçüncü havalimanı olan Meidong’u kapatmakta hiçbir sakınca görmedi. Bu strateji sayesinde Çin 6 aydır koronadan tek bir ölüm bile rapor etmedi. 

Strateji nasıl işliyor?

Delta kapan birinin yüksek bulaştırıcı olduğu bilindiği için 30 milyon kişinin yaşadığı Guangdong’da 100 kişinin pozitif çıkmasının ardından sadece pozitiflerin temas haline olduğu kişiler değil, o kişilerin temaslıları ve onların temaslıları da hemen teste alındı. 11.3 milyon kişinin yaşadığı virüsün çıkış noktası olan Wuhan’da yaşayanların tamamına test yapıldı dokuz pozitif vaka tespit edildi. Wuhan’ın yanı sıra Nanjing, Zhangjiajie, Zhengzhou ve Yangzhou gibi bazı şehirlerde yaşayanların tamamına test yapıldı. Bu sırada bu şehirlere tüm giriş çıkışlar durduruldu, uçuşlar iptal edildi. Ülkeyle tüm bağlantıları kesildi. Hatta bazı şehirlerde emin olmak için testler tekrarlandı. 

Sorumlular cezalandırılıyor

Yangzhou’da ilk Delta vakalarının görülmesinin ardından hemen ve hızla tüm nüfus test altına alınmadığı için 5 yönetici cezalandırıldı. Yine benzeri şekilde birçok kurumun 30 yöneticisi pozitif vakaları hızlı iletmedikleri için ceza aldı. 9 milyon kişinin yaşadığı Nanjing’de iki haftada tüm vatandaşlar 4 kez test olmak zorunda kaldı. 5 milyon kişinin altında nüfusa sahip şehirlerde yaşayanlara ise iki gün içinde test olma zorunluluğu getirildi. 

Test, test, test...

Bir testin maliyeti 1.5 dolar civarında olsa da Çin yönetimi daha büyük ekonomik sıkıntılarla karşılaşmamak için çok yoğun test yapmakta hiçbir ekonomik zarar görmüyor. Çin’de şimdiye kadar yapılan aşı dozu sayısı 2 milyara yaklaştı. Aşılama tehlikeli eyaletlerde yüzde 90’ların üzerine çıkınca Çinli uzmanlar artık salgın riskinin çok düşük olduğunu açıkladı. Ancak Sinovac benzeri aşıların iki doz sonrası antikor seviyesinin düşmesi nedeniyle şimdi bir üçüncü doz planı hazırlanıyor. Çin Sağlık Bakanlığı “Biz virüsle yaşamaya ve vaka tespit ettiğimiz anda çok sert önlemler almaya alıştık. Delta kaynaklı yeni yükselişi de 2-3 hafta içinde kontrol altına alırız” diyor.

“Emniyet kemeri takmamakla aşı olmamak aynı şey”

Harvard Üniversitesi kökenli Doç. Dr. Kaan Yılancıoğlu, aşı konusunda istatistik verileri çalışan Boğaziçi Üniversitesi’nden Prof. Zeki Berk ve radyoloji uzmanı Prof. Güner Sönmez sosyal medya hesaplarından aşılamanın ne kadar etkili olduğunu gösteren güncel verileri paylaştı.  Yılancıoğlunun mesajları şöyle: Hep söyledim, söylüyorum, aşı bulaşmayı engellemeyecek, salgın aşı ile bitmeyecek fakat toplum en az zarar ile sürü bağışıklığı kazanacak ve hayat normal seyrine dönecek. Son zamanlarda “aşılılar da hastalanıyor, hani aşı işe yarıyordu” gibi serzenişler geliyor anlıyorum fakat baştan beri aşı yüzde 100 etkilidir, bulaşmayı engelleyecek diyen oldu mu? Aşı ağır hastalığı iyi engelliyor ama hala yüzde 100 değil, hiç olmadı.  Bu arada basit bir örnek; emniyet kemeri kazaları önlemiyor, hatta ani frende size nadiren zarar dahi verebilir, kazada ölüm riskini azaltıyor, takınca hala kaza oluyor ve ölüyorsak neden emniyet kemeri takayım demek neden aşı olayım demek ile aynı şey aslında... Güncel İtalya verilerine göre aşılılar ölümlere karşı yüzde 96.8, yoğun bakım yatışlarına karşı yüzde 97.2, enfeksiyona karşı yüzde 82.3 korumalı.  Belçikada vaka sayısı yükseliyor, ve 2 bin civarında, ama ülke buna rağmen önlemleri gevşetiyor, neden mi? Toplumun yüzde 85’i ilk doz, yüzde 80’i ise iki doz aşılandı ve bu sayede ölümler günlük 2-3 seviyesinde. Bu sebeple, önlemler gevşetiliyor, hayat normal seyrine dönüyor.

Şaşırtan araştırma: Aşıya en şüpheli yaklaşanlar doktoralılar

Aşı karşıtlığının düşük gelir ve eğitim seviyesinde çok daha yüksek olduğu düşüncesine Carnegie Mellon Üniversitesi tarafından yapılan araştırma büyük darbe indirdi. 5 milyon kişiyle yapılan geniş kapsamlı araştırmada Trump destekçileri arasında aşı karşıtlığının yüksek olduğu, eğitim seviyesi arttıkça aşı karşıtlığının düştüğü sonucuna varıldı. Bir durum hariç. Asıl beklenmeyen sonuç en yüksek aşı karşıtı grubun yüzde 24’le doktorlardan çıkması oldu. 

Üç doz BioNTech için ilk sonuçlar

İsrail’de Maccabi Sağlık Hizmetleri Pfizer/BioNTech aşısının üçüncü dozuyla ilgili ilk çalışmanın sonuçlarını açıkladı. Buna göre, üçüncü doz aşı olan 675 bin kişi içerisinde sadece 37’si virüse yakalandı. Bu rakamın iki doz aşı yaptıranlarda 1064 olduğu belirtiliyor.  Araştırmaya göre üçüncü doz olanlar arasında en yüksek antikor seviyesi 60 yaş üstü grupta görüldü. Bu yaş grubu için aşının etkinliği yüzde 86 olarak açıklandı.  Delta varyantının ülkede etkisini artırması nedeniyle üçüncü doz aşılamaya geçen İsrail, şu ana kadar 1.1 milyon kişiyi aşıladı.